Anayasal düzene karşı darbe oldu, haberiniz var mı?
Yıl 2023. Türkiye, Anayasası olan bir demokratik cumhuriyet. Ülkemizdeki her şey ama her şey, Anayasaya uygun olmak zorunda. Bu uygunluğu denetleyen kurum da belli: Anayasa Mahkemesi.
Böyle her şeyi yazılı kurallara bağlanmış bir ülkede, yani bizim ülkemizde Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması mümkün olabilir mi?
Maalesef evet, mümkün oldu: Son 7 gündür Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bir karar uygulanmıyor, uygulanmasın diye türlü çeşitli bürokratik oyunlar ve yargısal bahanelere dayalı sözde hukuk tartışmaları yapılıyor. Ama gerçekte yapılan şey, kanunlarımızda suç olarak yazılan ‘Anayasal düzene karşı darbe’ suçu.
Evet, TİP Milletvekili Can Atalay’la ilgili karardan söz ediyorum.
Burası normal bir ülke olsa, Anayasa Mahkemesi’nin 7 gün önce aldığı karar gibi bir kararı alması hiç gerekmezdi. Çünkü mahkeme daha önce, 2021’de tam da bu konuda bir karar almış, yargılanan bir kişinin milletvekili seçilmesi durumunda mahkemelerin ne yapması gerektiğini kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturmuştu.
Dolayısıyla, Can Atalay 14 Mayıs’ta milletvekili seçildikten sonra kendisini yargılayan ağır ceza mahkemesine başvurduğunda, hatta belki başvurmasına bile gerek olmadan zaten hakkındaki yargılama durdurulmalı ve tahliyesine karar verilmeliydi.
Ama hayır, mahkeme bunu yapmadı. Bunun üzerine Atalay’ın avukatları Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay da, 2021 yılında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı hiçe sayarak itirazı reddetti ve Atalay hapiste kalmaya devam etti. Anayasal düzene karşı ilk darbe buydu.
Avukatlar 13 Temmuzda bu durumu Anayasa Mahkemesi’ne şikayet ettiler. AYM, Atalay’ın durumunu henüz görüşmemişken Yargıtay elindeki dosyayı hızlandırdı ve Can Atalay’ın da sanıklarından olduğu Gezi Davası’sı kesin hükme bağladı, Osman Kavala ile birlikte Can Atalay’ın da cezasını kesinleştirdi. Bu, darbeyi derinleştiren bir karardı.
Derken 7 gün önce AYM kararı açıklandı. Mahkeme, 2021’deki Faruk Gergerlioğlu kararını neredeyse bire bir tekrar ediyor, Can Atalay’ın vakit geçirmeden tahliyesini istiyordu.
Ama bu karar uygulanmıyor. Yerel mahkeme konuyu birkaç gün ‘düşündükten’ sonra topu Yargıtay’a atan bir karar aldı. Yargıtay ise henüz bir karar almadı. Bu arada Can Atalay haksız yere, hukuka aykırı biçimde aylardır hapiste tutuluyor. Oysa milletvekili mazbatasını aldığı gün tahliye edilmeliydi.
Burada sanki Anayasanın 83 ve 14. maddesinde yer alan bir istisnai durumla ilgili bir hukuki yorum tartışması varmış gibi davranılıyor ama gerçekte böyle bir tartışmalı durum yok. Tam tersine, yerel mahkemelerin ve Yargıtay’ın ilgili dairesinin Anayasaya karşı suç işlemesi var: Yasama organına ait olan bir yetkiyi kullanıyor, Anayasanın açıkça ‘Bu yasayla düzenlenir’ dediği bir konuda kendi kafalarına göre kural koyuyorlar.
Ama diyorum ya Anayasaya karşı işlenen yegane suç, önce yerel mahkemenin sonra da Yargıtay’ın ilgili dairesinin yasama organının yetkisini gasp etmesi değil. Bir de, son 7 gündür yaşadığımız gibi yerel mahkeme ve Yargıtay, Anayasa Mahkemesi’nin gücünü de gasp ediyor, onun aldığı bir kararı uygulamıyor.
Kolluk kuvveti veya siyasi otorite bir mahkeme kararını uygulamamaya kalksa bunu ‘Anayasal düzene karşı kalkışma’ sayar mahkemeler. Gerçekten de öyledir.
Yazının başından beri ‘yerel mahkeme’ diye andığım mahkeme, adıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi. Bu mahkeme Osman Kavala ve Can Atalay dahil arkadaşlarını ‘Anayasal düzene karşı darbeye teşebbüs’ten mahkum etti. Oysa şimdi o mahkeme kendisi teşebbüs aşamasını geride bırakıp Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayarak doğrudan kendisi anayasal düzene karşı darbe yapıyor. Birkaç ay içinde iki kez üstelik.
Devlet dediğimiz organizasyon, yasama, yürütme ve yargıdan oluşur ve Anayasada yazdığına göre bu üç temel organ arasında bir hiyerarşi yoktur, üç eşit güçtür onlar.
Darbe dediğiniz şey sadece yürütme organına karşı, hükümeti devirmek için yapılmaz. Yasama organının yetkisini gasp etmek de, yargı organının kararını uygulamamak da teknik olarak ‘darbe’dir. Teşebbüs değil, darbe!
Şimdi bakalım İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerçekleştirdiği darbeye Yargıtay da ikinci kez katılacak mı?















Hukuk lafzını fazla abartmaya gerek yok, nihayetinde hukuktan "batı hukuku" anlaşılıyor. İşin şekline takılmadan esasına bakmak gerekir.
Yanıtla (0) (12)Erdem bey, öyle bir söz söyleyin ki, bir gün bu söz sizi utandırmasın. Ve başınıza bir hukuksuzluk gelmesini istemiyorsanız, hukuka sahip çıkınız. "Allah adildir" sözü bir hukuk vesikasıdır unutmayınız.
Yanıtla (1) (0)Kokan herşeye tuz,tuz kokarsa ne gerekir acaba.Hukuk toplumsal hayatın ana dayanagı,güvencesidir.Yaşımda biraz ileri sayılır,siyasal ve toplumsal hayatında biryerlerinden geçip geliyorum.Ben ülkede hukuk uygulamalarının,bu kadar tartışıldıgı ve hukukun,hukukçular tarafından hafife-diyeyim yinede-alındıgına şahit olmadım,-darbe dönemleri hariç-.Toplumsal hayat,sokaktır-çıkmaya korkuyorum-başa bir iş gelirse,bir siyasi aramak gerekecek,diye.Vali,Cumhurbaşkanını dinlemeyebilirmi!?
Yanıtla (1) (0)Ülkede zaten adalet yogidi. akp de temelli rafa kaldırdı Bundan böyle sultanımız ne buyurursa o biline....
Yanıtla (1) (0)Muhalefetten bile daha cesursunuz, kutlarım sizi. Konuşmaktan başka hiçbir şey yapmıyorlar. Hemen o meclisi terketsinler..
Yanıtla (2) (0)Sn Berkan, "Angara'da anayaso, yap bize de iltimaso" demişti, Mahzuni Şerif. Erdoğan'ın iradesinden başka güç yok maalesef ülkede. Anayasa Mahkemesi dışında bütün yargı sistemi de bu iradeye ters düşen bir karar veremiyor. Maalesef Cumhuriyetin 101. yılına girerken hal-i pür melalimiz böyle. "Ankara'da hakimler var" diyeceğimiz günleri umutla bekliyoruz. Selamlar.
Yanıtla (2) (0)İsmet Bey, ben sokakta hukuk olmamasına şaşırmıyorum artık, en başta hukuk kanunlarının en çok geçerli olması gereken hukuk kurumlarında baştan aşağı kanunsuzluk yaşanıyor.
Yanıtla (5) (0)Spor ve sanat yasaklansın. Camilerde 5 vakit yoklama alınarak namaz kıldırılsın. Namazı kaçıranlar kırbaçlansın. Valilikten izinsiz şehir dışına çıkışlar yasaklansın !!!
Yanıtla (10) (1)Kimsenin kimseyi camiye gitmeye falan zorladığı yok kardeşim, bunu nereden çıkardınız, müsaid olduğunuz bir gün bir camiye bakın boş olduğunu göreceksiniz. Muhalif olduğunuz insanlar camiye gitme hususunda sizinle hemfikir.
Yanıtla (1) (3)AYM kararını tanımayanlar, bir gün gelir aynı duruma düşerler.
Yanıtla (4) (1)Helal olsun İsmet bey, muhteşem bir yazı. Cesaretini tebrik ediyorum. Böyle aydın ve hakkı dillendiren cesur insanlarımız oldukça ümidimizi yitirmeyeceğiz. Her kimden her kim için yapılıyorsa.
Yanıtla (6) (0)Hukuk devletinden artık vazgeçtik bu son olaylardan sonra kanun devleti dahi olmadığımız çok net
Yanıtla (5) (1)Yargı Çağ atladı...Osman Bölükbaşı;Hapse atılır il olan Kırşehir ilçe yapılır..Seçim yapılır,bölükbaşı'da Kırşehir'den milletvekili adayıdır.. Yaşlı teyzeye sorarlar...Oyunu kime vereceksin?? Mapustaki aslana vereceğim der.. Milletvekili seçilir,mapustan çıkarılır.. 70 yıl sonra yargı Çağ atladı...
Yanıtla (4) (0)Anayasa mahkemesinin kararlarını tanımadığını bu ülkeyi yönetenler yıllarca önce söylemişti şimdi söylemediler ama tanımıyorlar aldırmıyorlar.
Yanıtla (3) (0)Nass la ülke yönetmek de öyle.
Yanıtla (7) (2)Adalet Farz'dır. Çok sağlam bir NAS tır.
Yanıtla (4) (1)Mahkemenin davayı Yargıtay'a iletme yetkisi var mı idi? Yani yapabilecekleri arasında mı idi, yoksa yapma yetkisi yok mu idi? Vardı ancak yapmamalı mı idi mi, yoksa yoktu böyle bir işlem yapamaz mı idi? Yine madem ki Anayasa Mahkemesi kararlarına yasal olarak uyulur, o halde Anayasa Mahkemesine giden dosyalarda karar verildiğinde, gereği de otomatik olarak yürürlüğe girsin, dava yerel Mahkemeye dönmesin. İnsanın ömründen yemesek iyi olur.
Yanıtla (7) (1)Öncelikle hoşgeldiniz, özlemiştik sizin beyin çalıştıran yazılarınızı, sağolunuz...
Yanıtla (3) (2)Canavarla pazarlığa girip sarı ineği vererek kurtulacağını ve korunacağını sanan Kabataş tanığı "Akılıldanenin" aklına muhtaç değiliz... Gölge etme yeter!
Yanıtla (1) (2)Anayasa mı, nerede. Boşver anayasayı, çok güzel her şey.
Yanıtla (3) (0)%52 bunlarin nasil pervasizca hukuk ve adaleti ayaklar altina aldiklarini ve secimden sonra güclerini demokrasiden yana kullanmayacaklarini bile bile oylarini vermedilermi? Kimi kime sikayet ediyoruz? Bu kitle de sectikleri gibi mutlak gücü istiyorlar ve muhaliflerin yargi yoluyla ezilmesinden sikayetci degiller sayin yazar.
Yanıtla (14) (1)Herkes o zaman kendi menfaatine oy verdi , bunların sonradan
Yanıtla (5) (0)anasına küfreden kadı olacaklarını ne bilsin !
Ver kararı hukuk arkadan gelir.. Tayyip Erdoğan ne derse onu yapıyorlar ..yasaya uysa da uymasa da.padişahlıkta bile bu keyfilik yoktu..ama bu beyefendiye hukuk devleti olmayınca kasada para kalmıyor fakirlikten kırılıyoruz yeter denmesi lazım...şahsileştirdiği davalarda kişisel intikam peşindeler... hasbunallah venimel vekil ya..gerçekten bir tane aklı selim davranan idareci kalmadı mı ülkede..önüne geleni hapse tıkınca ne oluyor yani..valla noluyor..çok merak ediyorum.
Yanıtla (11) (2)aslana: dedikleriniz doğru ancak her gün iktidardan şikayetle bir yere varılamayacağını, iktidarın mevcut durumdan fazlasıyla memnun olduğunu ve düzeltmeye de niyetinin olmadığını görmekte, anlamakta geç kalındı. demokrasilerde çözüm ana muhalefettir ancak kılıçdaroğlu yetersizliği ve liyakatsizliği ile muhalefete değil, iktidara çalışmaktadır. önce ondan kurtulunmalıdır. yoksa iktidar uygulamalarından ileride daha da çok şikayet edilir.
Yanıtla (3) (0)Yok, yok ! Anayasal düzene karşı darbe bu ülkede sadece ve sadece askerlere mahsustur , yazıda bahsedilenler darbeden sayılmaz!
Yanıtla (3) (0)Bunlar mahkemelerarasi bilek güreşidir !
Eskiden Istanbul'da atlı tramvay döneminde Dingo isimli bir Rumun ahırı varmış, durum biraz ona benziyor.
Biraz da Kadı Karakuşinin kara kaplı defterden çıkardığı hükümlere !
Simdi de hukuk alaninda dezenformasyona mi basladin. Birileri durttu herhalde. Cem Atalay ile Osman Kavala ve digerlerini ayni kefeye koyup demagoji yapman takdire şayan. Cem Atalay ile ilgili mevzu kendisinin milletvekili secilmis sayilip sayilmayacagi bu sebeple dokunulmazliga sahip olup gezi parki davası disina cikip cikmayacagiyla ilgilidir. Sen ve diger yabanci basin bu hizla butun gezi parki saniklarinı saliverdireceksiniz maşallah.
Yanıtla (0) (8)Gerçekten yerlerde Sürünüyoruz.
Yanıtla (2) (0)Daha bir kanun yasa devleti bile olamamışız.
Herkes kafasına göre takılıyor.
Sayın yazar darbe marbe yok. Olsa enişte arayıp darbeyi söylerdi.
Yanıtla (6) (0)Konu kendileri olunca 367'ye hukuk garabeti diyenler (ki öyleydi) hak hukuk ötekinin olunca hukuka takla attırıp vatan millet sosuyla zulüm servis ediyorlar. Teknik olarak almanya da soylkırıma uğrayan yahudilerin Filistinde soykırım yapmalarına benziyor.
Yanıtla (13) (0)Katılacak tabi. Ne sandınız.%52 oyu verenlerde olup giden hukukun ardından helva kavuracaklar.
Yanıtla (6) (0)İsmet bey özletiyorsun. Daha çok görmek istiyoruz.
Yanıtla (7) (0)Yeterince gücünüz varsa doğruları lehinize bükebilirsiniz. Bu tarihten beri hep böyle olagelmiştir. Yasalar zayıf olana işler. Güçlüye diş geçiremez çoğu zaman. Belki yasaların çoğu da sermaye sahiplerini ve güçlüleri, zayıflara karşı korumak için geliştirilmiştir. Bazen zayıf kullanır gibi yapılır ki dümen anlaşılmasın.
Yanıtla (8) (0)Demeki darbe ,birileri "darbedir" demedikçe darbe olamıyormuş.
Yanıtla (7) (1)Orwel'ın romanına döndü ülke. Sevgi bakanlığı ama nefreti körükler... Bilgi bakanlığı cehaleti yayar... Barış bakanlığı savaş çıkarır... Türkiye'de adalet bakanlığı...
Yanıtla (12) (1)