Avrupa Parlamentosu, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü üyelik müzakerelerinin askıya alınmasını öngören raporu düzenlenen oylama ile kabul etti. Verilen bu karara AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'ten sert açıklama geldi. Çelik, raporun iade edileceğini söyleyerek, "Raporu yok hükmünde kabul ediyoruz" dedi.
AP'nin kararına ilk tepki AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'ten geldi. Konuyla ilgili konuşan Bakan Çelik, sert açıklamalarda bulundu. Çelik, "Bu raporda AP tarafından, anayasa değişikliği maddelerinin uygulanması durumunda katılım müzakerelerinin askıya alınması belirtilmişti. 16 Nisan referandumu oldukça şeffaf ve yüksek katılımlı bir seçim sonucu halkın tercihini ortaya koymuştur. Türkiye'den talep edilen şey, halkın iradesine duyarsız kalınmasıdır. Referandumun neticesi tabiki uygulanacaktır. AP'nin böyle bir çağrı yapmaya hakkı yoktur" ifadelerine yer verdi.
Bakan Ömer Çelik'in açıklamasından öne çıkanlar:
Maalesef bu rapor, objektif olmayan bir takım ifadeler içeriyor. Bu rapor esas olarak AB Komisyonu'nun yayınladığı raporun AP tarafından değerlendirilmesidir. Bir bağlayıcılığı yoktur, siyasi niteliktedir. Burada objektif ve dengeli olmasını gözetiriz. Eleştirilerden faydalanmanın yollarına bakarız. Ancak bu rapor bu objektiflikten uzak. Özellikle 1915 olaylarının 100. yılıyla ilgili tek taraflı yaklaşım gündeme getirilmiştir. Raporda 15 Nisan 2015 kararına yapılan atıf sadece tarihi çarpıtıyor.
RAPORU YOK HÜKMÜNDE KABUL EDİYORUZ
Raporu yok hükmünde kabul ediyoruz. Rapor bize ulaştığında aynen geri gönderilecektir. Maalesef bu raporlar artık değerlendirme kriteri olmaktan çıkmıştır. Gerçekler saptırılmaktadır, önyargılarla ifade edilmektedir.
Bu raporda AP tarafından, anayasa değişikliği maddelerinin uygulanması durumunda katılım müzakerelerinin askıya alınması belirtilmişti. 16 Nisan referandumu oldukça şeffaf ve yüksek katılımlı bir seçim sonucu halkın tercihini ortaya koymuştur. Türkiye'den talep edilen şey, halkın iradesine duyarsız kalınmasıdır. Referandumun neticesi tabiki uygulanacaktır. AP'nin böyle bir çağrı yapmaya hakkı yoktur. Bu antidemokratik bir yaklaşımdır. Türkiye'de bir de bu uygulama görülmeden, bu şekilde tavır alınmasının yanlış olduğunu daha önce de söylemiştik. AP'nin uygulanmasın deme hakkı yoktur. Bu antidemokratik bir yaklaşımdır. Türkiye'de bir de bu uygulama görülmeden, bu şekilde tavır alınmasının yanlış olduğunu daha önce de söylemiştik. AP'nin uygulanmasın deme hakkı yoktur. AP'yi referandum sonucuna saygılı olmaya çağırıyoruz.
İSLAM DÜŞMANLARI TARAFINDAN DİLLENDİRİLİYOR
Gümrük birliğinin güncellenmesi konusu iki tarafın da istediği bir durumdur. Şimdiye kadar başarıyla yürüyen bu konuyu bir takım siyasi tartışmaların konusu yapmaları da yanlıştır. Ancak biz bu çağrıları bir yerden tanıyoruz. Bu çağrılar önce Avrupa'da aşırı sağ ve İslam düşmanı kesimler tarafından dillendiriliyor. Sonrasında anaakım medya ve partilerde de görüyoruz.
PKK'ya karşı çağrı yapan AP'ye tavsiyemiz, önce kendi koridorlarında PKK propagandası yapılmasını, PKK sergilerini engellemesidir. FETÖ ile mücadelemiz son derece meşrudur. Türkiye her devletin başvurabileceği gibi, OHAL uygulamasın başvurmuştur. Bütün tedbirler hukuk içerisindedir. Bu ülke ağır bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. Tarihin en büyük hukuk mücadelelerinden birini veriyoruz. Herhangi bir şekilde FETÖ'nün bu darbe girişiminin arkasında olduğunun sorgulanmasını kötü niyet olarak kabul ederiz. Bütün kanıtlar ortadadır. Nitekim örgütün üst düzey yöneticilerinin ifadeleri söz konusudur. AP'nin bir özelliği demokratik dayanışma kurumu olmasıdır. AP, insan hakları ve demokrasi okulu olmakla övünür ancak darbe girişimi karşısında Türkiye ile yeterli dayanışma gösterememiştir. Bu kararda imzası olan AP üyelerinin darbe girişiminden sonra buraya gelip meslektaşlarıyla dayanışma içerisinde olması gerekirdi. Türkiye ile AB arasında güven ve diyalog eksikliği vardır.
Bu ayın 25'inde Dışişleri Bakanımızla Brüksel'de olacağız. AB kurumları ile diyaloğu güçlendiren bir anlayış içerisinde olacağız. Vize serbestisi, göç, terörle mücadele ve gümrük birliği gibi konularda diyaloğu arttıracağız. Türkiye-AB ilişkisinin esası katılım müzakereleridir. Duvarları yıkmak ve köprüler kurmak bugün en önemli meseledir. Vizyon sahibi olmak bunu yapabilmektir. Türkiye-AB ilişkilerinde sağlıklı bir diyalog oluşturulmalıdır. Karar bizde kesinlikle moral bozukluğu yaratmayacak.
AP MÜZAKERELERİN ASKIYA ALINMASINI KABUL ETTİ
Avrupa Parlamentosu'nda dün görüşülen Türkiye Raporu bugün oylandı. Avrupa Parlamentosu müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporu kabul etti.
AP, Türkiye raportörü Hollandalı parlamenter Kati Piri tarafından kaleme alınan raporda, “16 Nisan anayasa değişikliği paketinin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi halinde” Türkiye ile üyelik müzakerelerinin “derhal ve resmen askıya alınması” için AB devletleri ve Avrupa Komisyonu'na çağrıda bulunuluyordu.
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ KINANDI
Karar taslağında 15 Temmuz darbe girişimi ve Türkiye’de gerçekleşen terör eylemleri kınanıyor. Türk hükümetinin sorumluları hukuk devleti ve adil yargı hakkı çerçevesinde yargılama hak ve sorumluluğu olduğu belirtiliyor.
AB terör örgütleri listesinde olduğu hatırlatılan terör örgütü PKK’nın “yeniden şiddete başvurması” kınanıyor.
Raporun Kıbrıs sorunuyla ilgili bölümünde ise her yıl olduğu gibi büyük ölçüde Rum ve Yunan tezlerine yer veriliyor.
RAPORDA YER ALAN YENİ İFADELER İSE ŞUNLAR:
AP raporunda ilk defa AB devletlerine PKK sembollerini yasaklama çağrısında bulunuluyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerine yönelik 'Nazi' benzetmesi rapora girdi. Bu Avrupalı parlamenterler tarafından kınanıyor.
Üçüncü yenilik ise Ankara'ya Avrupa'daki Türk diasporasını kontrol etmekten vazgeçme çağrısı yapıldı.
TÜRKİYE OYLAMA ÖNCESİ TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerine yönelik oylama öncesi AP'ye Ankara'dan tepki geldi. AB Bakanı Ömer Çelik, bugün yaptığı açıklamada "Bunlar sağlıklı teklifler değil. Katılım müzakerelerini keselim gibi çağrılar gelmesi, yanlıştır" dedi.
Çelik açıklamasında, "Şöyle bir şey söz konusu değil. Türkiye ile AB arasında katılım müzakereleri olmasın, onun yerine 'terör, göç ya da diğer alanlarda güçlü bir iş birliği' şeklindeki tekliflerin hepsini elimizin tersiyle itiyoruz" şeklinde konuştu.