‘Zamanın Kısa Tarihi’ne geri dönüş: Kara deliklerin içinde zaman var mı?

Haftalardır cumartesi günleri burada zaman hakkında konuşuyoruz.

Albert Einstein’ın “Saatin ölçtüğü şey” diye tanımladığı “zaman” kavramıyla termodinamikteki entropi arasındaki ilişkiyi anlattım; sonra da aynı entropinin bilgi teorisinde de yer aldığını söyledim.

Entropinin konusu olan moleküller, atomlar ve atomaltı parçacıklar ile “bilgi”nin konusu olan “bit”leri aynı denklemlerle hesaplıyoruz. Yani, ister bir kütlesi olsun ister olmasın, kuantum seviyesindeki parçacıklarla “bilgi” bir biriyle yer değiştirebilir nitelikte özdeş şeyler. En azından matematiksel olarak böyle.

Daha önce burada anlattığım 20. yüzyılın en büyük fizikçilerinden biri olan John Bell’in 1964 yılında yayınladığı meşhur “Bell eşitsizlikleri” denklemlerinden sonra fizikçilerin “Kuantum bilgi teorisi”ne sıçraması çok da zor olmadı aslında. Çünkü bu entropi özdeşliği çok belirgindi.

Kuantum bilgi teorisinin bir büyük tabusu veya altın kuralı var, “Bilgi yok edilemez” der teori. Bu kural, aynen termodinamiğin “Enerji form değiştirir ama yok edilemez” diyen birinci kanunu gibidir.

Sahiden öyle mi? Yani bilgi yok edilemez mi?

20. yüzyılın bir başka büyük fizikçisi Stephen Hawking, kendisine dünya çapında rock yıldızı ün sağlayan popüler kitabı “Zamanın Kısa Tarihi”ni 1988 yılında yayınladı. Kitabın arka planında, Hawking’in fizik dünyasını birbirine katmış olan kara delik araştırmaları vardı.

Kara delikler, Einstein’ın genel görelilik teorisinden ortaya çıkan birer matematiksel mecburiyet ve teorik bir olgu. Uzay-zamanda öyle büyük bir kütle bir araya gelecek ki, uzay-zamanın o bölgesi kütle çekiminin etkisiyle çökecek ve dışarıya ışığın bile çıkmasına izin vermeyecek. İşte bu “şey”e kara delik deniyordu. Bugün fotoğraflarını bile çekiyoruz ama Hawking kara delikler hakkında çalışırken henüz bunların varlığına inanan fizikçi sayısı çok azdı.

Hawking, kara deliğin “olay ufku” adı verilen noktasında neler olduğunu merak ediyordu.

“Olay ufku” bir minik fotonun, yani ışığı oluşturan parçacığın kendini kara deliğin çekim alanına düşmekten kurtarabileceği son nokta anlamına geliyor. O noktayı geçerse foton kara deliğin içine düşmekten kurtulamıyor.

Olay ufku hakkında düşünürken Hawking’in aklına termodinamik kanunları ve entropi geldi. Kara deliğin içinde muazzam bir kütle çekimi vardı; bu kütle çekimi doğal olarak çok yüksek bir enerji ve ısı anlamına geliyordu. Bu kadar ısınan bir kapalı yüzeyin dışarıya azar azar da olsa “ısı transferi” yapması beklenirdi. Yani kara delikten dışarıya hiçbir şey sızmaz değildi; dışarıya çıkan bir “radyasyon” vardı.

Buna “Hawking radyasyonu” adı verildi. Hawking’e göre kara delikler eğer kendi başlarına bırakılırlarsa çok uzun zamanda bu radyasyon sızması nedeniyle yok olup gidiyorlardı.

Burada bir hatırlatma yapayım: Evet, kara delikleri onların teorik olarak varlıklarını gördükten kabaca 100 yıl sonra gözlemledik ve kanıtladık ama henüz “Hawking Radyasyonu”nu gözlemlemiş değiliz. Dolayısıyla kara deliklerin “Hawking radyasyonu” yayarak kütle kaybettiklerine, çok uzun zaman sonra da yok olacaklarına dair söylediğimiz her şey teori.

Peki eğer kara delik yok oluyorsa, vakti zamanında onu oluşturmuş ve sonra da içine düşmüş olan onca materyale ne oluyordu? Cevap açıktı: O materyal de, “Hawking radyasyonu”na dönüşüyor ve yok oluyordu.

Peki ama kara deliğin içine düşen şey sadece “materyal” değildi, o aynı zamanda “bilgi”ydi, bir kuarkın, bir leptonun, bir nötronun, elektronun vs vs “bilgi”si. Kara delikle birlikte o “bilgi” de yok olmuyor muydu?

Adına “Kuantum enformasyon paradoksu” adı verilen veya “Hawking paradoksu” adıyla da anılan devasa problem, bugünün fizik tartışmalarında merkezi bir yere sahip. (Daha birkaç hafta önce bir grup fizikçi bu paradoksu çözdüklerini ilan ettiler. Onların kurduğu teorik çerçeveye göre kara delik, kendi içindeki “bilgi”yi bir “solucan deliği” yoluyla başka bir kara deliğe aktarıyor.)

Kara deliklerin zaman içinde küçülüp yok olacakları konusu bir yana, bir de kara deliğin içinde ne olup bittiği konusu var.

Hawking, “zamanın oku”nun bir değil üç çeşit olduğunu söylemişti. Birinciyi daha önce yazdım, termodinamik kanunlarından kaynaklanan zamanın oku. İkincisi bizim psikolojik zaman hissimiz, beynimizin yarattığı kronoloji. Üçüncüsü ise “kozmolojik ok.” Yani evrenimizin genişlemeye devam ediyor olması, büzüşmemesi.

Peki acaba kara deliğin içinde zamanın bir oku var mı? Öyle ya, kara deliğin içinde çok ama çok yüksek entropi olması gerekir. Biz termodinamik anlamda zamanın okunu, yani aktığı yönü entropinin artması olarak tanımlıyorsak, acaba kara deliğin içinde entropi artıyor mu, azalıyor mu?

Gelin, bu konuya daha devam edelim.

YORUMLAR (43)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
43 Yorum
  • Karar okuru / 28 Ağustos 2022 21:30

    hawking radyasyonu sanal parçacık ilişkisine girmemişsin,iyide yapmışsın:)

    Yanıtla (0) (0)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 12:36

    "Insan Nedir" sorusuna verilecek doğru cevaplar gunumuzde bilimlerin ve genelde düşünce nin içine düştüğü açmazlardan kurtulması için yardımcı olacaktir. Kainat ın bilimini yapacak isen önce kainat ın kendisi için var edilmiş olduğu "Insan" ı anlamalısın. Hz.Adem neden ilk insan ve ilk peygamber anlamalısın. Batı bu işlerin çok uzagında. Platon un mağarasından Aristo nun metafiziği ile çıkmaya çalıştıkca magaranin duvarına toslayip duruyor. Bence mağaradan çıkmak da istemiyorlar.

    Yanıtla (1) (1)
  • Okurx / 27 Ağustos 2022 13:55

    Kainat insan için yaratılmamıştır. Böyle bir inanış islam dininde yok.

    Yanıtla (2) (3)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 17:51

    "Adem " topraktan ise toprak için dünya ya dunya için güneş sistemine ,guneş sistemi için galaksimize ve...nihayetinde bütun bir evrene ihtiyaç vardır. Evrende başka canlılar sorusu değildir asıl soru ..Asıl soru evrende vahiy e muhatap olmuş veya olabilecek başka canlılar olup olmadığıdır. Bu evren insan için yaratılmiştır ve ona emanettir. Kiymetini bilellim..

    Yanıtla (1) (0)
  • Karar okuru..!.. / 27 Ağustos 2022 18:24

    Oylesine yani..lay,lom olsun diye yaratildi Alem.....kisi en DEGERLI seyi icin ortam olusturmaz mi..?..misal 1950 mod.ustu açık playmouth olsa,,ona OZEL GARAJ yapmaz mi sahibi..?..Molla Kasim olmak gercekten cok zor..cok ciddi emek lazim ve orda durmak icinde ciddi zanlar...

    Yanıtla (0) (0)
  • Okurr / 27 Ağustos 2022 22:46

    Adam ne diyor "islam dininde böyle bir ögreti yok" diyor. Var diyorsan delilini getireceksin..

    Yanıtla (0) (0)
  • istanbuloglu / 28 Ağustos 2022 01:48

    Evrenin konumuna ve insanin konumuna bakalim.; Kainattan en cok kimin yararlanip istifade ediyor.Elbette Kainata hukmedende,kainattan en cok yararlananda insandir..Kainattaki tum canli ve şuur sahibi yaratiklari goz onune getirirsek,bunlari sevk ve idare edenin insan olduguna görüruz..Demekki su Kainat agacinin, en serefli, en gelismis meyvesi insandir.Oyleyse, bu kainat agaci, insan meyvesine hizmet etmek icin yaratilmistir.

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar okuru..!.. / 27 Ağustos 2022 18:09

    KOLAY mi.?.hadi bırakalım deistleri,determenistleri,,ateistleri falan,filanlari.EN BUYUK SORUN yobazlar,misal:Yanmaz kefenci ve iz düşümleri,Aklını çalıştırıp,Tefekkur eden,Kainati tanımaya çalışan,Kendini de değerlendirenin açmazlarini,acabalarını,hayretini ve dahi devamina cevap olarak Kader,Gunah,imtihan,Sevap,Nasib,Ayet,Hadis okuyarak ezber şablonlar ile MUTMAIN olur mu Musluman.? o zaman Hz.Kelimullah Musa a.s.niye Hizir a.s. aradi.?.Asa'sina niye tatbikat yaptırıldı. Firavuna gitmeden.?..

    Yanıtla (0) (0)
  • Istanbuloglu / 28 Ağustos 2022 06:53

    Tefekkur ozurlu özenti Kemalistler ve tepkisel muhafazakarlar .Iki tarafda tefekkurden nasibini almamis.İsleri gucleri karsi mahalleyi karalama ve istihza...gerginlik ve kavga cikarmak..Kemalistlerhep bu isten beslendiler.Bir kisim muhafazakar cevrelerde Kemalistlerin bu dangalakligindan beslenerek 20 yildir ulkenin tepesinde oturuyorlar.Kemalizm bu ulkede dusuncenin karsisindaki en buyuk demoklesin kilinci Kemalizmin olmadigi yede, Ne Cubbeli,Ne K.misiroglu, Ne akit ne Turkiye Gazetesi bulunur

    Yanıtla (0) (0)
  • Muammer / 27 Ağustos 2022 18:58

    Sayın Cut, burada bilim konuşuluyor.. Makale de bilim üzerine..Sen ise dinsel inanç konusu malzeme ile köpürtme yapıyorsun..O senin kişisel inancın.. Bize ne?

    Yanıtla (2) (0)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 22:05

    Sn. Muammer olabilir tabii ki..Ama dikkat edersen ben yazdıklarımda bilomde de tek bir bakış acısı olmadığinı orada da farklı görüşler arasında tercihler yapıldığını, tercih edilen görüşün her zaman doğruya en yakını olmadığını ve hatta kimi zaman tercihlerin ideolojik olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Ve daha da ileri giderek batının bir kismındaki ideolojik yaklaşımın bilimin önünü tikamakta olduğunu ve bunun kasıtli olarak yapıldığını iddia ediyorum

    Yanıtla (0) (0)
  • Hakan Koç / 27 Ağustos 2022 20:27

    Bilen ve anlayan biri ancak bu kadar bilinşr ve anlaşılır bir şekilde anlatabilir. Çok güzel , elinize sağlık

    Yanıtla (3) (0)
  • Okuyucu / 27 Ağustos 2022 18:47

    Teşekkürler İsmet bey. Arasıra bilinmezin, bilinmesine kafa yormak güzel birşey. Kara delikler, fizik biliminin, dedektiflik hikayeleri gibi merak uyandıran bölümü oluyor. Elinize sağlık.

    Yanıtla (1) (0)
  • Fatih / 27 Ağustos 2022 15:00

    Karadeliğe giren her madde yayılan radyasyonla zamanla yok oluyorsa acaba bilgiye ne oluyoru tartışıyoruz. Peki Einstein veya Hawking gibi dehalar ölüp de kendi karadelikleri olan kabirlerine girince onların sahip oldukları bilgiye ne oluyor acaba?!

    Yanıtla (3) (1)
  • Hasan / 27 Ağustos 2022 18:41

    Onların yazıya döktüğü bilgileri devam ettiren bilginler, mezara giden bilgileri birer birer açığa çıkarıyorlar. Bu süreç devam ediyor... Açığa çıkması gerekenler de, ileride aydınlanacaktır. Hatta, onların hayal bile edemeyeceği şeyler de ortaya çıkabilir. Bilim, sonsuz bir imkan sunmaktadır. Insanlar, ancak, bulduğu şeyler ile ilgili sonuçlar üzerinde hareket etmekle sınırlıdır.

    Yanıtla (2) (0)
  • Karar okuru..!.. / 27 Ağustos 2022 17:29

    DAHA BÜYÜK OLAN yutar..Nasil ki Madde aleminde Akil ve Becerisi digerinden daha kapsamli ve ustunde ise onu yutar..Fizik otesi olan Manevi alemde de sanırım, aynısı geçerlidir..Burada adamin atomu parcalamis olmasi Aklina delalet,, kendisi ve öncesinin ilmi araştırma formulleri ile yeni buluşlar yapabilir..ama Ahiret aleminde hangi referans degerleri ile kendi Dünyasıni aydinlatacak burasi onemlidir..Daha kapsamli olan digerini Yutar...Allahualem..

    Yanıtla (1) (1)
  • Kemal Demirel / 27 Ağustos 2022 16:02

    İsmet Bey devam ediniz, okuyoruz merak etmeyin. Selamlar.

    Yanıtla (4) (0)
  • Ali / 27 Ağustos 2022 14:54

    Bilginin Korunumun Kanunu: "Nasıl küçük küçük cüzdanlar, büyük bir kütüğün vücudunu ihsâs eder ve küçük küçük senetler bir defter-i kebîrin bulunduğunu iş’âr eder ve küçük kesretli tereşşuhâtlar büyük bir su menbaını işmâm eder; aynen öyle de, küçük küçük cüzdanlar hükmünde, hem birer küçük Levh-i Mahfuz mânâsında, hem büyük Levh-i Mahfuzu( Her şeyin kaydedildiği levha/ bigdata) yazan.." Sözler

    Yanıtla (1) (2)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 12:00

    Zaman ı entropi den türetmek de ne derece doğru. Zaman ın oku değismeyen bir yön göstermeli ama entropi öyle değil ki.duruma göre artıyorvda azalıyor da. Mesela canlilarda olduğu gibi. Canlilar açik sisteme sahip. Yani canlı biyurken entropi azalıyor ama yaşlanma sürecinde entropi artıyor. Yani canlı gelisme surecinde iken zamanin oku tersine mi dönmüş oluyor.Mesele şu:termodinamiğin yasaları kapalı bir sistemde geçerlidir Şimdi soru şu. Evren açık bir sistem mi kapalı bir sistem mi.

    Yanıtla (1) (1)
  • Thales / 27 Ağustos 2022 12:48

    Savas Dimopoulos (İstanbullu), Nima Arkani-Hamed ve Gia Dvali isimli fizikçilerin ADD diye bir teorisi var. M-Teorisi (Sicim teorisi)'ne göre bizim 3+1 boyutlu evrenimiz 10+1 boyutlu bir üstevrende yer alan bir zar-evren. ADD teorisi de diyor ki kütleçekimi parçacıkları (gravitonlar) üstevrende yer alan zar-evrenler arasında geçişken. Evrenden evrene sızıyor. Bu yüzden kütleçekimi diğer kuvvetlere göre zayıf. Bu teori doğru ise evrenimiz kapalı bir evren değil. Enerji (kütleçekimi) sızıyor.

    Yanıtla (2) (0)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 14:05

    Bugün ismini verdiğim düşünürler de mevcut teorilerin zeminindeki yanlışlıkların rehabilite edilmesi yönünde çalışmalar yürütüyorlar. Sorun teknik olmaktan ziyade metafizik. Metafixikteki bozuklikların etkileri ADD teorisi veya başka bir teoride de kendini göstetecektir.

    Yanıtla (0) (0)
  • Okurx / 27 Ağustos 2022 13:53

    "Karadelik" terimi bir galat-ı meşhurdur. Delik melik yok orada.. bilakis çılgınca yoğun bir kütle var...oraya gitmeyi düşünenlerin bunu önceden bilmelerinde fayda var.

    Yanıtla (2) (0)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 13:42

    Thales ADD teorisi paralel evren yada çoklu evren teorisine dayanan ve quantum teorisi ile gorecelilik teorilerini uzlaştırmaya calışan bir teori gibi gözüküyor. Ancak kanaatimce böyle bir modele gerek yok. Zaten ADD teorisinre quantum ve görecellik teorilerindeki açmazlar sebebiyle ihtiyaç duyulmuş.Asıl yapılması gereken bu teorilerdeki sorunların üzerine gitmek bence. Yani bu evren içerisinde kalarak belki ilave olarak bu evren dışında ama onu tamamlayan unsurlar araştırılmalı.

    Yanıtla (0) (0)
  • Thales / 27 Ağustos 2022 12:51

    Karadeliklerin gözlemlenmiş olması ne kadar heyecan verici. Evren halaygücümüzden daha garip bir yer.

    Yanıtla (0) (0)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 12:29

    Kafana göre seçtiğin nesneleri bir küme içerisinde bir araya getirerek teorine zemin yapar isen sözde bilim yapmış olursun. Ve nihayetinde orneğin zaman ile ilgili ne dediğini bilemez hale gelirsin. Oyle anlaşılıyor ki iyi bir nesne teorisine ihtiyacımız var. Arda Denkel ile Yalçın Koç arasında "Nesne" nin ne olduğuna dair eski tartışmalar ufuk açıcı olabilir. Iyi bir nesne teorisi için başlangıç sorusu "insan nedir" olacaktır.

    Yanıtla (0) (1)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 12:17

    Einstein gorecelilik teorisinde Uzay-Zaman kavramsallaştırmasini yapar iken küme teorisine dayanan tensor matematiğini kullanmiştır. Burada uzay ve zaman ı ayni tensor yani ayni küme içerisinde bir araya getirmiştir. Ayhan Çitil in Russel Paradoksu nu "sözde paradoks" olarak nitelendirmesine paralel olarak ben de Einstein ın uzay-zaman formulasyonu nun sözde bir formülasyon olduğunu düşunuyorum.

    Yanıtla (1) (1)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 12:08

    Bu yazilarin başinda "Russel Paradoksu" ndan bahsedilmisti. Russel ,Frege nin aritmetigi mantık a indirgeme çabasıni Frege nin teoremlerinde kullandığı "küme teorisi" ni Russel Paradoksu olarak bilinen dil oyunları ile akamete uğrattiğini düşünmüstü. Bundan sonra küme teorisi ile ilgili geniş tartışmalar yapildi. Gunumüzde de Yalçın Koc un öğrencisi olan Ayhan Citil bu konularda çalışmalar yürütmektedir. Bunun konumuzla ilgisi Einstein ın görecelilik kuramını yakından ilgilendirecek olmasıdır.

    Yanıtla (0) (1)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 11:28

    Zaman saatin ölctüğü sey ise ve saatimiz kara deliğe düşer ise ve kara deliğe düşen şey de yok oluyor ise(bu da her ne demekse) kara delikte zaman yok mu olmuş oluyor.. Neyse ki eski termodinamiğimiz var ve elimizde "entropi" diye bir kavram var ve biz entropi den zamanin oku diye bir kavram turetmişiz ki kara deligin içerisinde de zaman dan bahsedebiliyoruz. "Zaman " ile bu kadar oynarsanız sonunda elinizde zaman kalmaz. Formüllerdeki "t" nin zamanı yeterince temsil edemediği anlaşılıyor.

    Yanıtla (0) (2)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 11:18

    Yine Yalçın Koç yıllar önce yazdığı makalelerde belki de quantum teorisi ile gorecelilik teorisinin uyumlandirilmasinin önünde bir engel olan "Bell Eşitsizlikleri" kuramı nın evrensel olmadığına dair makaleler yayınlamıştır. Ama bu makaleler ideolojik bilim lobileri tarafından tepki ile karşılanmıştır. Bu makaleler Einstein ın yazdığı ama nedense yayınlamaktan vaz geçtiği "gizli değişkenler" teorisini destekler nitelikte idi.

    Yanıtla (0) (1)
  • Sermest / 27 Ağustos 2022 08:15

    Bu kadar zorlanmaya ne gerek var, her şey bizim dünyamızda da var. Kara delik karşılığı olarak biz de KARA TOPRAK var. Yıldız gibi insanlar ve diğer yaratılmış varlıklar bir müddet sonra yaşlanıp enerjilerini yitirince yahut dünyamızda olagelen bir başka nedenle kara toprağın çekim alanına girip toprak oluyorlar. Biz elimizle açıyoruz ufacık kara delikler ve oraya bırakıyoruz ölen yıldızları, yahut o kendi kanunlarıyla emip yutuyor. Solucan delikleri de bu varlıkların bıraktıkları.

    Yanıtla (4) (2)
  • Ahmed 61 / 27 Ağustos 2022 11:11

    Katılıyorum,aynen öyle olsa gerek

    Yanıtla (0) (1)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 11:09

    Bir diğer konu ise Einstein ın Görecelik Teorisi ile Quantum Teorisi nin birbiri ile uyumlandırılamaması meselesidir. Görecelilik teorisininin kütle çekimi anlayışı lokal dir. kütlesi görece büyük olan cisimler için onların yakınında çalışan bir modeldir. Oysa kuantum teorisi Newton un çekim yasalarına daha yakın bir anlayış ile küçük cisimler in birbiri ile mesafe tanımaksızin etkileşimde olduğuna dair bir anlayış sunar.

    Yanıtla (1) (1)
  • Murat Tekdoğan / 27 Ağustos 2022 11:01

    Acaba bilgi ve bilim sadece ve sadece bizim algı dünyamızda var olan mı?

    Yanıtla (1) (0)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 10:59

    "Quantum Bilgi Teorisi", "klasik bilgi teorisi" nin quantum matematiği ve ozellikle de belirsizlik ilkesine dayandirilmis halidir.dolayisi ile quantum teorisi ne kadar doğru ise o da o kadar doğru olacaktir. Peki quantum teorisi ne ölçüde doğru...Yalçın Koç yıllar sonra döndüğü teorik fizik konusunda yazdığı yeni makalesinde quantum teorisinin temelsizliğine dair bir ispat veriyor. Devam makalelerinin takip etmesini bekliyoruz.

    Yanıtla (0) (1)
  • Cut / 27 Ağustos 2022 10:41

    Bir gazete köşe yazısına giren bunca bilginin biraz çorbaya dönmesi normal karşılanabilir. Ama bunda yazarın da katkısı olduğunu düşünüyorum. Daha derli toplu ve net olabilirdi.

    Yanıtla (1) (1)
  • Polken / 27 Ağustos 2022 08:48

    Kara Delikler konusunda çok ilginç ve faydalı bir çalışma var. Kara Deliklerden Kıyamete Kur’an Kozmolojisi. Bu çalışmaya bir göz atmanızı öneririm. Zaman, enformasyon, görecelik, ak delik vs çok iyi işlenmiş....

    Yanıtla (3) (2)
  • Sermest / 27 Ağustos 2022 08:27

    bu bıraktıkları çoğu zaman kendileri sebebiyle oluşan yavrulardır, bazen de dünyanın işine yarayan somut eserler/bilgilerdir. Aynı şekilde biz de bilgi HİÇ KAYBOLMUYOR ve ahirete taşınıyor. Orada solucan deliği yetersiz, bunlara Hafaza melekleri diyoruz. Bütün bilgiler bir akış dinamiği içinde Mahşere ve ötesine taşınıyor. Sonrasında sadece temiz hakikatlerin üzerinde aktıkları bir Sırat köprüsü var. Başarıyla geçildiğinde yepyeni bir aleme yepyeni ve sonsuz karakterli bir yıldız doğuyor.

    Yanıtla (2) (1)
  • mizan / 27 Ağustos 2022 03:18

    Bilginin kaybolması bir faraziyedir bence. Buna sebep, o masdarın fiilinin değişmesine diyorsunuz anlaşılan. Bize göre bilginin güncellenmesi şeklinde olabilir ancak. Şöyle güzel bir söz var : İlim ma`luma tabidir. Yani, nasıl olacaksa öyle bilinecek.

    Yanıtla (0) (0)
  • insan haklari savunucusu / 27 Ağustos 2022 01:57

    Kara deliklerin icinde muazzam enerjiler oldugundan o deliklerde maddeler isik hizindan daha hizli hareket edebilir. Isik hizindan daha hizli hareket etme noktasinda madde yok olur. Belki de kara deliklerde maddelerin yok olma sebebi budur. Bilginin yok olup olmadigi konusunu anlamis degilim.

    Yanıtla (0) (1)
  • minikbey / 27 Ağustos 2022 00:34

    Gerard 't Hooft, Leonard Susskind, bunlar bu "kaybolan bilgi" olayini cozmemisler miydi yahu?

    Yanıtla (1) (0)