Hâla umutla bekleyenler
Sanırım en fazla Nisan 2017 referandum sürecinde bu sorunu anlatamadım. Başkanlık sistemi ile ekonomi uçacak havası vardı.
Bütün suç bürokrasideydi.
Onlar bir kenara itilince Başkanlık her şeyi düzeltecek ve Türkiye ekonomisi yeniden adeta şaha kalkacaktı.
Bu düşüncede olanlar köydeki tanıdıklarımız falan değildi. Tersine şehirlerde iş yapanlardı. Hatta bir çok mühendis tanıdıklarımdan tutun da yüksekokul okumuş kesimde de bu düşünce vardı.
Kamuya iş yapan bir arkadaşıma “İşlerini bitir ve paranı aldıktan sonra bir daha da kamuya iş yapma” demiştim. Çünkü artık kamudan iş yapsan bile para almakta çok ama çok fazla zorlanacaksınız uyarısında bulunmuştum.
Her fırsatta ve her yerde de döviz alın demiyorum ama lütfen döviz açık pozisyonunuz olmasın diyordum. “Beni yönetim karşıtı gibi görüyor olabilirsiniz, bu gayet anlaşılır bir şey” diyordum; çünkü farklı bir şey söylemek hainlik olarak lanse ediliyordu.
Sonra 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldi. Ufukta kara bulutlar görülmüştü ama mevcut durum bahardan çok farklı değildi.
O günlerde çok sayıda artık kapımıza dayanan krizden sıkça bahsediyordum. Ama aynı arkadaşlar “Sen çok karamsarsın, seçim geçsin döviz düşecek, ekonomi de düzelecek” diyorlardı.
Umutluydular.
Her şey çok güzel olacaktı.
Hep geçmişteki kötü şeyler bitecek ve daha güzel günler gelecek diyorlardı.
Elbette bu görüş sadece benim çevremde değil, toplumun önemli bir kesiminde vardı.
Umutlu bir bekleyiş.
Umut umut umut....
Ama her seçim ve sonrasında işler daha da kötüye gitti. Döviz açık pozisyonlarından bir çok şirket büyük zararlar etti. Bir çok şirket iflasın kapısına dayandı.
Küçülenler oldu, işçi çıkaranlar oldu. Ama dertler bitmedi.
***
2018 yılının başında “Tüketici Güven Endeksi” 72 seviyesindeydi. Bu oranın makul düzeyi 100 endeksidir.
Ama bırakın 72 seviyesini, şu an 56,5’de seyrediyoruz. Hatta neredeyse Ağustos 2018 sonrasında 60 düzeyinin bile altında kaldık.
Detayına baktığımızda benim çok ilgimi çeken bir nokta var.
Geçen yıl Temmuz ayında Tüketici Güven Endeksi 72,7 düzeyindeyken, bu yıl aynı ayda 56,5’e geriledi. Gerileme oranı yüzde 22,3...
Tüketicilere soruluyor:
Genel Ekonomik Durum Beklentisi (geçen 12 aylık döneme göre mevcut durum): Yüzde 32 düşüş var.
Genel Ekonomik Durum Beklentisi (gelecek 12 aylık dönemde): Yüzde 23,8 düşüş var.
Yani hala bir umut var.
Hala geçmiş daha kötü ama gelecek daha iyimser.
Gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısı beklentisine bakıyorsunuz yüzde 27,7 düşüş var ama ekonomik beklenti daha iyi.
Buradan bir kez daha sürekli tekrar ettiğim cümleleri söylemek istiyorum:
1- Kurumların ve kuralların çalışmadığı (veya yeterince çalışmadığı) bir ülkede kalıcı iyileşme beklemek oldukça zordur. Bu açıdan Başkanlık sistemi ve referandumuna oldukça karşı durdum. Sorun bürokrasi değildi, hatta bürokrasi de gittiğinde bizi daha ağır sorunlar bekliyor olacaktı.
2-Bu itibari bu ekonomi kaldırmaz: Ankara’nın verimsiz ama hoyratça harcama yükünü kaldıracak bir ekonomik temelimiz yok. O nedenle Ankara itibarından çok ama çok ciddi şekilde tasarruf etmediği sürece ekonomide kalıcı bir iyileşme beklemek nerede ise imkansız.
Bakınız, nüfus artışına dayalı ertelenen tüketimle vs nedenlerinde katkısı ile ya da baz etkisi ile de bazen işlerin düzelmeye başladığını görebiliriz. Ama bunlar sürekli ve kalıcı bir iyileşmeyi sağlayamaz.
Bugün kamuya iş yapmış ama alacağını tahsil edememiş kaç şirket var? Kamu deyince sadece Ankara’yı kastetmiyoruz. Mesela üniversitelere....
Biz kamu borcu deyince sadece tahvilleşmiş borcu anlıyoruz. Oysa Hazine Garantili Projelerden tutun, yapılmış ama bitirimi kabul edilmediği için tahsil edilememiş işleri de ekleyin.
Ankara bu yılın ilk yarısında adeta oluk oluk para harcadı. Ama kimin borcunu ödedi? Kime yaptırdığı işin karşılığını verdi?
Bu iş böyle gider...
Çünkü seçimleri kazanmak için verilen vaatler o kadar uçtu ki;
Artık “Kim ne verirse 5 lira fazlası benden” vaadini bile arar olduk. Bilmem anlatabildim mi?















şükür vicdanlı insanlar varda sizin gibi ip gibi doğru sözler söylüyorda bu dünyada yalnız olmadığımı anlıyorum insanları öyle beklinter içersine girdiki artık kimse memnun olmucak yattığı yerden emekli maaşı alanda 5000 lira maaş ve 3000 lira banka promosyon parası alan devlet memuru ve işçiside yapılacak tek şey kalıyor o da asgari ücretlinin çocuğunun boğazından daha fazla kesnti yapılması
Yanıtla (0) (0)Emekliye devlet çok mu para veriyor. Emekli ay sonunu getiremiyor. Ne yapsın emekli 65 yaşından sonra girip bir işe çalışabilir mi? Hele bu işsizlikte Hayat çok pahalı gecinemiyoruz. Doğru dürüst bir emekli maaşı veremeyen devlet al bu harçlığı otur aşağı diyor. Esas devletin boşu boşuna kendi yandaslarina iş vererek para dagitmasini kaldırmadı gerekir. Halk olarak bıktık usandık artık. Kim basa gelse vatandaşı giyiyor.
Yanıtla (0) (0)Sayın Kiraz'ın ne zaman bir yazısını okusam, karamsar bir dünyaya kayıyorum. İnsan biraz çözüm odaklı olmalı. Allah hayırlısını versin.
Yanıtla (0) (0)İbrahim Bey'e bazı konularda katılıyorum. Seçim kazanmak için devlet kasasından çok müsriflik yapıldı. %50+1 gibi dünyada emsali olmayan bir seçim barajı icad edildi hükümet kurmak için. Kimin aklıysa artık. Bu yüksek seçim barajını geçmek için seçimlerde halka rüşvet dağıtılmaya başlandı. Mesela emeklilere bayram ikramiyesi gibi müsrifliklere son vermek gerekir. Kim icat etti bu saçmalığı yahu? Kazık kadar insanlara bayram harçlığı vermek devletin mi görevi? Zengin fakir ayırt etmeden genç emeklilere devlet parasını kasasını yağmalatmak çok yanlıştır.
Yanıtla (0) (0)Anlatmakla bitse mesele anlatabildin ama umutlu olmak icin umut beslemiyoruz yarin dukkani acmaya enerjimiz olsun diye yoksa hersey ortada da...offfff of iste ibrahim abi. Bir de şu fotonu degistir abi daha ciddi foto koy birazda sakal....sakal diyorum bak sakal onemli sonra beni neden dinlemiyorlar diyorsun. Neyse sen yaz ben okurum
Yanıtla (0) (0)İyi yapıyor CHP li belediye.
Yanıtla (0) (0)12.42 HACI MURAT'ı okumadan edemiyorsun,onun aptal olmadığını da çok iyi biliyorsun.Temel fıkrası anlatmak istemişsin,canın sağ olsun. Ayrıca fıkra fena da değildi.
Yanıtla (0) (0)Fiat 124'de çok bağırır az giderdi. Geldi diye sevindiklerinin uçak paraları dâhi sübvanse ediliyor. Yani senin verginle deniyor. Geldi diye sevindiklerin kendi ülkelerinde 1 bardak suya verdikleri parayla burada 6 bardak su içiyor. Yıl sonunda hep ciro açıklanıyor. Net kârı açıklayan yok.
Yanıtla (0) (0)Hacı Murat Akp lilerin çoğu, aşırı muhafazakâr geçinir. Antalyada fuhuşa alkole bikiniye para gelince sevinir.
Yanıtla (0) (0)Bu günün en gerçekçi ve dogru yorumu.
Yanıtla (0) (0)Matrah artırımını yap onu da ödeme. Nasıl olsa 6 ay sonra yenisi çıkar o zaman yeni bir artırım verirsin onu da ödemezsin bu böyle gider. Sonu mu Allah kerim
Yanıtla (0) (0)Eee artık ekonomimiz düzelir.kardeş piyasalarda yaprak kımıldamıyor. Sen farkında olmayabilirsin ama bu kış çooook zor geçecek.bu işin artık tek çıkar yolu kaldı İbrahim hocamın da belirttiği gibi devlet sıkı bir tasarrufa girecek.yoksa yandı gülüm keten helva
Yanıtla (0) (0)yarı maaşıyla tatil yapan adamların, yaptığı üretimin yüzde kaçını yapıyorsun? dünyada satılan hangi ürünlerin var?
Yanıtla (0) (0)Türkiyenin yararına ne varsa,birileri bundan rahatsız oluyor.Sıtma nöbetleri başlıyor.Neden böyle kötü haberleri veriyorsun.Abd ambargo uyguluyor diyeceksin.Borç içindeyiz,İnsanlar işsiz de ki adamlar dünyaya tebessümle bakabilsinler.
Yanıtla (0) (0)Başımıza ne geliyorsa bu mutaassıplardan /partilerine tapanlardan geliyor.
Yanıtla (0) (0)Bazı özellikler geçicidir, bazıları ise kalıcı. HACI’nın yorumlarını okuyunca nedense hep şu fıkra aklıma geliyor. Temel'e sormuşlar, Temel, güzel mi olmak istersin yoksa aptal mı ? Temel, aptal olmak isterim, demiş. Neden, demişler. Temel, güzellik geçicidir, demiş. :)
Yanıtla (0) (0)Kim KHK imzalıyorsa sorumlu odur. Versin hesabını. Vatandaştan ne istiyorsunuz.
Yanıtla (0) (0)Kesinlikle kötü haber. Yabancılar için bu kadar ucuz olan ülkeye daha fazla gelmeleri gerekirdi. Adamlar yarı maaşları ile tatil yapıp gidiyor. Biz 2-3 aylık maaşı bağlasak onların yaptığı tatili yapamıyoruz.
Yanıtla (0) (0)Sistemi,ideolojik yaklaşımı ne olursa piyasa/ vatandaş kurallara bağlı/bunları tavizsiz uygulayan devlet yapısı ister/gerektirir.İş yapmak güven ortamına bağlıdır.Güven ortamı ise büyük ölçüde iş adamının /vatandaşın bir eylemine karşı devletin tepkisinin ne olacağını önceden bilmeye bağlıdır.Bugün serbest piyasa ekonomisi uygulayan devletlerin (ABDden Japonya’ya )hepsi bu güven ortamının sürekliliğini sağlayan siyasetin demokratik denetimi altında ama kendi içinde kurallarla düzenlenmiş otonom yapıya sahip güçlü bürokrasiye sahiptirler.Bizde ise her olumsuzluk memurların suçudur.
Yanıtla (0) (0)İnsanlık tarihini bilmediği için ders çıkaramayan, kendini kandırma yeteneği yüksek,aklını kullanma becerisi az toplulukların başına gelenler normaldir. 1982 Anayasa oylaması % 92 ile kabul edildi.Hala değiştirilmeye çalışılıyor.2010 Referandumu,16 Nisan 2017 referandumu olağan üstü hal şartlarında yapıldı.Kabul edildi.En ağır öğrenme biçimi yaşayarak öğrenmedir.
Yanıtla (0) (0)Önceki krizlerde dış borç alımına açıķ bir dünya vardı itibarlı bir ülkeydik.Içeride liyakatlı devlet bürokrasisi vardı.Şimdi ne yatırım ne borcu hakkıyla çevirebilecek yönetim ve bürokrasi var.Bu krizi additif etkiyle daha da büyütecek.
Yanıtla (0) (0)Alemlerin efendisi bile ben de sizin gibi bir kulum dediği halde biz reisi gözümüzde çok büyüttüğümüz için kaybettik
Yanıtla (0) (0)Sayın Hocam, Ben kamu kurumun dayım. Kamuya iş yapıp parasını alamamış bir yüklenici gösteremezsiniz. ( CHP) li belediyeler hariç. Adana CHP belediye başkanı üç aydır maaş ödemiyor yazmıyorsunuz. İşççi çıkarıyor yerine işçi alıyor söylemiyorsunuz. Suyu %30 indirecem dedi zamana yayalım diye yalvardı %15 indirim yapıldı ancak her ay otomotik zama bağlandı. Birde bunlardan bahsedinde bende KARAR ımı ona göre belirlesem.
Yanıtla (0) (0)AKP, kendisinden önceki iktidarlarla karşılaştırıldığı zaman, kolay kolay kırılamayacak bir çok rekorun sahibi. Rekor kategorilerinin bazılarını sayayım : Müsriflik, eğitimin mahvı, siyasi yalan (Bildiğimiz kandırmacılık), seçim ekonomisi …
Yanıtla (0) (0)Sayın Yazar Bakın ben mali müşavirim. Kazandığım para ailemi zar zor geçindiriyor. Bu hükumet ülkenin orta direğini çökertti. İş ilanlarına bakıyorsunuz o kadar çok nitelik isteniyor şaşırırsınız. Peki bu kadar bilginin karşılığı ne 2.500TL-4000TL arası bir ücret. Neden böyle oluyor çünkü bu yönetim muhasebeyi bitirdi. Her yıl af.Muhasebeci ikinci sınıf. Kimse kurallı muhasebe tutmuyor. Ne gerek var kardeşim ver bir matrah arttırımı al temiz kağıdını.
Yanıtla (0) (0)İbrahim beye kötü bir haberim var: 2019'un ilk 5 ayında gelen turist sayısı bir önceki yıla göre %11.3 artmış.12 milyon 750 bin kişi ülkemizi ziyaret etmiş ilk 5 ayda.
Yanıtla (0) (0)He batıyoruz.Türkiye, buz dağına çarptı.Sen niye bu gemiyi terk etmiyorsun ki.Şu an limonun kilosu 10 lira Türkiye niye limon üretmiyor mu diyeceğiz.kışın kuru soğan 5 lira oldu niye soğan üretmedik mi diyeceğiz.Mevsim farklarını bile göremezsin.Hatta gözünü kapatır güneşi göremezsin.Bilimsel makale yazmış gibi atıp tutuyorsun.Avamdan biraz ders al.Burnu havalarda kasılan a Hint fakirinin bir dersi olur.
Yanıtla (0) (0)Well understood
Yanıtla (0) (0)Baba evinde bağ bahçe isleriyle uğraşırken çevre turuna çıktım develi yahyalı sultan sazlığı kopuz başı şelaleri yol kenarında üreticiler ile konuştum adam kiraz kayısı kabak vb uretmiş bakımı dalindan toplanması satış fiyatı ile yevmiyesi 60 =80 tl gelmiyor yolda suriyeli bir işçiyi aldık yöreyi terkediyor sebeb 50 tl yevmiye veriyorlar oda az geliyormuş yakinda bu şartlarda üretim yapacak kimse kalmayacak.
Yanıtla (0) (0)Hep hayal sattılar ama sonu fiyasko oldu.
Yanıtla (0) (0)Şu anda emeklilere verilecek bayram ikramiyesini bile denkleştirmekte zorlanan bir devlet var. Yakında Hayrettin Karaman'dan alınacak bir fetva ile bayramların bire indirilmesine karar verilirse hiç şaşırmam.
Yanıtla (0) (0)