İmamoğlu'nun diplomasında madara olmaktan korkanlar
Avukatları Prof. Adem Sözüer'le Mehmet Pehlivan dün tane tane anlattı. İmamoğlu'nun Kıbrıs'taki okulundan İstanbul Üniversitesine geçtiği 90'da, tanıma ve denklik kuralı yokmuş bile. Üniversiteye bırakılan kararmış. YÖK sonradan getirmiş bu kuralı.
İmamoğlu, o gün geçerli yatay geçiş şartlarını karşılıyormuş. Ve aynı şartlardaki 51 kişiyle birlikte kabul edilmiş.
Ayrıca açılan diploma soruşturmasıyla ilgili de öğrendik ki... İstanbul Başsavcılığının ifadeye çağrısında İmamoğlu'nun neyle suçlandığı dahi yazmıyormuş. Usulen yazması gerektiği için, avukatlar tuhaf buluyor. Sanki henüz suçlamaya karar verilememiş gibi anlıyorlar.
Dediklerine bakılırsa kamuoyu ve yargı, fuzuli yere meşgul ediliyor.
Şu hâliyle İmamoğlu'nun diploması değil ama diploma tartışmasının kendisi sahte. Reel bir karşılığı ve haber değeri yok.
Fakat haber değeri olan bir durumu da ortaya çıkardı.
Medyada konuyu en çok dillendiren üç gazeteci, avukatların basın toplantısına özel olarak davet edildikleri hâlde katılmamışlar. Fuat Uğur, Nedim Şener ve Erdem Atay mazeret bildirmiş.
Yok, hayır; akşam cereyanlar kesik olduğu için ders çalışamadıklarından değil. Biri şehir dışında, diğeri YouTube yayınında, öbürü de hasta olduğu gerekçesiyle.
Sosyal medyada Fuat Uğur'un şöyle dediği de dolaşıyor; bu gazeteciler, avukatların hukuk bilgisiyle madara edilsin diye çağrılıyormuş.
Katılmamalarının asıl gerekçesi bu mu yoksa, madara olmaktan mı çekindiler?
Öyleyse yersiz bir korkuymuş. Basın toplantısı herkese açıktı ve Yeni Şafak'tan da katılıp sorusunu soran oldu. Kimse de madara oldu, diye bakmadı.
Keşke katılsalar ve sorularıyla sıkıştırarak gerçeğin aydınlatılmasına katkıda bulunsalardı.
Şimdi arkasından ne deseler, ikide bir ziline basıp ya da camına taş atıp İmamoğlu'nun cevabıyla yüzleşmekten kaçmış gibi görünecekler.
AVRUPA'DA PARAYLA SLOGAN DOLAŞTIRMAKTAN DAHA İYİSİ MÜMKÜN
Pazar akşamı Almanya seçimlerinin ilk sonuçlarını, Tarabya'daki tarihi büyükelçilik rezidansında izledim. Gazetecilerin de yer aldığı bir grup davetliyle birlikte.
Sonuçlar, sürpriz olmadı. Hristiyan Birlik ittifakının birinci, aşırı sağcı AfD'nin ikinci, Sosyal Demokratlar'ın da üçüncü çıkması bekleniyordu. Tahminler tuttu. Musk ve Trump yönetiminin kışkırtmalarına rağmen aşırı sağcılara iktidar kapısı açılmadı.
Hristiyan Birlik'in şansölye adayı Friedrich Merz, AfD ile koalisyon kurmayacak. SPD ile görüşecek. İlk açıklamasında Trump yönetimine de sert çıktı ve önceliğini, adım adım Avrupa'yı güçlendirip ABD'den gerçek anlamda bağımsızlaşmak olarak belirledi. NATO'ya alternatif arayışlara girmek de buna dahil.
ABD-AB ittifakı çatırdıyor, yol ayrımında. Türkiye için doğurduğu yeni fırsat ve riskleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan hemen gördü. Ve AB'yi, düştüğü çıkmazdan ancak Türkiye'nin birliğe tam üyeliğinin kurtarabileceğini söyledi. Yapıcı anlayışla, üyelik sürecimizi karşılıklı ilerletmek istediğimizi de ekledi.
Trump ABD'si, Putin Rusya'sıyla flört uğruna AB'yi dışlıyor, içini karıştırarak ayarlarıyla da oynuyor.
AB, Türkiye'nin dinamik nüfusu ve ordusuna daha çok ihtiyaç duyacaktır.
Ama Türkiye'nin de AB'ye ihtiyacı artacak. ABD ile Rusya yakınlaşırken eskisi gibi ABD'yi Rusya'yla dengeleme siyaseti işlemez.
Türkiye için Rusya'nın yerini AB alacak demektir. Yeni dönemde ABD'yi dengeleyici aktör rolüne daha uygun bir aday görünmüyor.
Birbirlerine yaslanmaları, iki tarafın da hayrına.
Göçmen ve Müslüman düşmanlığı tehlikesi, bugün en çok Trump ABD'sinden geliyor. O da Tükiye ile AB'yi karşılıklı yakınlaşmaya zorlayacak.
Türkiye'nin AB'ye üye olmasında karşılıklı çıkar ve ihtiyaç, belki de hiç bu kadar yükselmedi.
Geriye karşılıklı adımlar kalıyor.
AB'nin de yapacağı bir ev ödevi var.
Ankara ise milletin parasıyla kamyon kiralayarak Londra sokaklarında "daha adil bir dünya mümkün" sloganı dolaştırmaktan çok daha iyisini yapabilir. AB fonuyla hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı'nı hayata geçirmek, daha adil bir Türkiye ile dünyaya örnek olmak, cezaevi doluluğunda açık ara Avrupa birinciliğini bırakmak gibi. Cinayetle uyuşturucu ve tecavüzden yatan gerçek suçluları bir daha infaz indiriminden yararlandırmamak da iyi bir başlangıç. Silahla kalemi ve klavyeyi artık ayırabiliriz. Yanlış kişileri erken tahliyeyle salmaktansa siyasi karşıtlıktan kimseyi nâhak yere içeride tutmamakla işe başlanabilir.















AKİF BEY EKSİKLERLE BİRLİKTE SİZİ TAKDİR VE ONAYLIYORUM
Yanıtla (1) (0)Benim 1980 de MIT den bitirip geldiğim doktoram bile Türkiye'de eşdeğerliği incelemeden geçmeden kabul edilmedi. Sonunda MIT de yaptığım doktoranın Türkiye'de yapılanlara eşdeğer (!!!) olduğu yazısını aldım. Hala saklıyorum. Bu tartışmalara gülüyorum.
Yanıtla (1) (1)Kasıtlı bir saptırma, doktora kabulü ile üniversiteye yatay geçiş birbirinden çok ayrı konular, aynı şeymiş gibi anlatan müfteridir!.????
Yanıtla (0) (0)Şartları taşıyıp taşımadığını bilemeyiz bunu savcılık veya denetim birimi titiz bir incelemeyle ortaya çıkaracaktır ama asıl ayın 14 üne kadar olan başvuru süresi niçin 12 sinde kapatılıp başvuranlarla yetinip değerlendirmeye geçiyorlar.Burada ki aceleciliğin gerekçesi sorgulanmalı gerekirse o yıl ki bütün diplamalar iptal edilmeli....
Yanıtla (1) (15)Allah aşkına böyle bilir bilmez nasıl “tüm diplomalar iptal edilmeli“ diye hüküm verebiliyorsunuz? Nihayet hukuk güvencesi diye bir hak var; edinilmiş haklar geriye dönük geri alınamaz. 50’den fazla insan üniversite ilanına başvurmuş, başvurular kabul görmüş, senelerce okunup meslek, ardından iş sahibi olunmuş. Nerdeyse 40 sene geçmiş, efendim idari hata olma ihtimali var, varsa sizin diplomalar iptal - kendi hiçbir kusurunuz olmasa bile! Olacak şey mi bu?! Vahşi Batı’da yaşamıyoruz!
Yanıtla (0) (0)"...Ve AB'yi, düştüğü çıkmazdan ancak Türkiye'nin birliğe tam üyeliğinin kurtarabileceğini söyledi"
Yanıtla (5) (0)Yapmayiniz sn yazar guldurmeyiniz bizi!
Yasadigimiz su kara gunlerde beni guldurdunuz, Allah(cc) da sizi guldursun...
Bir öğrenciyi 95 puan eksik aldığı bölüme hiçbir sistem hukuka uygun olarak sokamaz.
Yanıtla (4) (7)Erdoğan en son Almanya ziyaretinde uzun uzun Hamas savunurken, Olaf Scholz Türkiye ile yapılan mülteci anlaşmasını anlattı. Sorulduğunda kibarca “bu konuda aynı fikirde değiliz“ dedi. Türkiye AB ile aynı yöne bakmıyor. Aynı değerleri paylaşmıyor. AB eskisi gibi “aman Türkiye bizden uzaklaşmasın, Türkiye´yi küstürmeyelim“ siyaseti yürütmüyor artık. Türk halkının maruz kaldığı hukuksuzluğu ve adaletsizliği umursamıyor artık. “Al parayı, bırakma mültecileri“ alışverişi yetiyor. Gerisi hayal satmak.
Yanıtla (61) (4)Türk siyaseti konusunda avrupalı politikacılar yeteri kadar tecrübe sahibi. Türk politikacıların kitlelerine mesaj verme ihtiyacını hiss ediyorlar. Bu konuda yoldan gecen kamyonun alışıldık gürültüsünün bitmesini bekleyip, kısa bir özür dileyip konuşmasına kaldıkları yerden devam ediyorlar...
Yanıtla (19) (2)Avrupada politikacıların şahsi siyasi görüşleri olmaz. Temsil ettikleri kurumun kurumsal duruşu olur.
Belirlenmiş o duruşa uygun çalışırlar.
Çalışkan insanlardır...
Biz Avrupalılar’ın iyi yaşamasını ne denli umursuyorsak, Avrupalılar da bizimkini o denli umursuyor kanısındayım. Hatta Avrupa’da gelir düzeyi daha düşük ülkelere çeşitli fonlardan destek var; aday ülke olarak Türkiye bunlardan yararlanıyor. Yalnız, Türkiye bağımsız bir ülke; dolayısıyla ne denli demokratik yaşayacağına da halk kendisi karar verebilir ancak.
Yanıtla (3) (4)Friedrich Merz, seçim sonuçları için kendisini tebrik eden siyonist İsrail'in savaş suçlusu başbakanı Binyamin Netanyahu'yu ülkesine davet etti.
Yanıtla (5) (13)Almanya'da hükümet kurulduktan sonra siyonist savaş suçlusu Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kararına rağmen Almanya'ya resmi ziyarete giderse Almanya'nın yarı sömürge özelliğinin devam ettiği ortaya çıkacak.
Böyle bir ülkenin de Trump'a ne kadar efelenirse efelensin yeni dünyada ciddiye alınması mümkün olmaz.
Bırakın bu vıcık vıcıklığı...Yarın bir gün "Şahsın" o savaş suçlusu Netanyahu'yu veya adamlarını Türkiyeye davet edip, "hadi normalleşelim artık" deyip demeyeceği üzerine iddiaya girmeye var mısınız?
Yanıtla (28) (2)İsrail ürünlerini boykot ediyoruz abd demek İsrail demek İsrail demek abd demek neden araç muayene sini abd ye verildi siz boykotu deldiniz şimdi boykot etmenin bir anlamı kalmadı
Yanıtla (8) (0)İddia ya gerek yok. Katil Sisi den kardeşim Sisi ipucu vermiyor mu sana ?
Yanıtla (21) (0)Trump'a efelendikleri falan yok. Almanya ikinci dünya savaşının mağlubu olarak, her şeyini rehin vermiş bir ülkedir.
Yanıtla (2) (1)Eskiden başkaları iktidarda iken, Türkiye yi buyurun gelin alalım mı dediler. Bulgaristan'ı 4 yılda alan Avrupa bizi 60 yılda almadı ve almayacak. Ancak demokrasi ve hukuk yönünden ve ekonomide sıkıntılı bir durumdayız kabul.... Ancak Avrupa Birliği Türkiye'yi kim iktidara gelirse gelsin almayacak.
Yanıtla (8) (4)Neden bizi AB ye almiyorlar, çünkü biz ortadogulu kafası tasiyoruz. Yani farklı dünyaları insanlariyiz. Bulgaristan ile aynı kültüre sahipler, Bulgaristan sadece fakirdi.
Yanıtla (20) (0)Abdullah gül ali Babacan vs tasfiye edildikten sonraki gelişmelere bakan birisi hala ab bizi niye almıyor diyebilir mi?
Yanıtla (1) (0)Ortadigu mantığı ile çalışmıyor Türkiye.
Türkiye Latin Amerika turki cumhuriyetleri karışımı bir tuhaf mantıkla gidiyor bugün.
Ortadigu kendini toparlar toparlamaz turkiyeye hemen mesafe alıyor. Bizim kafa oraya bile uymuyor.
Hayat pahaliliginin konusulmamasi icin, dandik yapay gündemlerle, cambaza bak taktigi uygulaniyor.
Yanıtla (2) (0)Millet pahaliliktan inim inim inliyor.
Iktidarin gündemi, diploma.
Bunu da saf vatandaslar yiyiyor.
Millet ile dalga geciyorlar, vatandas da alkisliyor.
Türkiye bu hale getirildi.
Diploma kesinlikle iptal olur veya olmaz diyemeyiz. Eldeki bulguların tam olarak ne olduğu bilinmiyor. Kim ne söylerse söylesin itibar etmemek de lazım. Zira konu hukuki bir tartışma içeriyor. Ve her duruma göre değişmesi mümkün olabilecek düzeyde. Meselenin iki nirengi noktası var: Yapılan işlem, 1982 tarihli Yönetmelik'in 1990'daki geçiş şartlarına uygun mudur? Üniversiteye sunulan belgeler gerçek midir?
Yanıtla (9) (25)Doğru bir yorum.
Yanıtla (1) (17)Dogru bir yorum degil. Öncelikle diploma, hak ederek alinmis, helal bir diploma; cünkü Imamoglu'nun transkripti var. Yani, derslere girmis, Ingilizce yapilan sinavlari gecmis. Sorun, yatay gecis. Onda da her sey ortada ve 1990'da yapilan bütün islmeler hukuki, dönemin kanunlarina uygun. Uygun olmasa bile, coktan zaman asamini ugramis. Dönemin kanunlarina tamamen aykiri olarak Hulusi Akar'in kizi yatay gecisle doktor oldu. Eger AKP bu iste israr ederse, bu isin sonu en tepeye kadar gider.
Yanıtla (6) (0)AB nin nesini kurtarırız?
Yanıtla (3) (1)Fakirliğini mi? Enflasyonunu mu?
İşgal edilmiş de haberimiz mi olmadı?
Gerçi doğru olabilir.
Adamları bizimle aynı seviyeye getiririz.
Kıskanmaktan kurtarmış oluruz.
Diploma konusuyla ilgili görüşümü öbür köşede belirttim .
Yanıtla (3) (0)Bizim bu halimizle AB.ye girme fırsatı doğduğu ise tam bir hüsnü kuruntu !
Peki bizi içinde bulunduğumuz rezaletten kim kurtaracak ?
Yahu bu üniversite diplomasını boş verin.Hayat pahalılığını düşürecek,ev kiralarını düşürecek projelerden haber verin.Boş Laf salatalarını bırakın Vatandaşın önlerinde geçmesi gereken bir nehir var,bakalım kim timsahlara yem olacak,kim karşı kıyıya ulaşacak
Yanıtla (14) (2)Abdullah Gül geçmişte Ak Parti genel Başkanı olan Erdoğan'ın siyasi yasağı nedeniyle Başbakan olmuştu ama uzun sürmedi. Bir el devreye girdi Erdoğan'ın siyasi yasağı kaldırıldı, MV seçildi ve sonra Başbakan oldu. O el Abdullah Gül'ün Başbakan olarak kalmasını istemedi. Aynı el şimdi yine devrede ve İmamoğlu'nun CB olmasını istemiyor.
Yanıtla (12) (1)İmamoğlu nun diploması ile ilgili görüşüm şudur:Evet ,ama yetmez! İmamoğlu nun unv. diplomasını araştırmaya evet ama yetmez. Talebim İmamoğlu nun lise,ortaokul ve dahi ilkokul diplomasının da araştırılmasıdır.
Yanıtla (31) (1)Bir talebim daha var:Hazır bu araştırma yapiliyorken Erdoğanın diploması da konuya dahil edilmelidir.
Sayın Erdoğan gerçekten İmamoğlu’ndan çooook korkuyor ve uydurukça davalar açtırıyor. Aynı üniversiteden 51 kişi yatay geçiş yapmış aynı tarihlerde ve tek İmamoğlu’nun diploması inceleniyor. Demek oluyor ki diğer 50 kişi AKP yandaşlarının çocuklarıdır. Hulisi Akarın kızı Amerika’dan biyoloji bölümünde okurken nasıl adaletsiz olarak hiç hakkı olmadığı Hacettepe Tıp Fakültesine yatay geçiş yapmış. Erdoğan bu adaletsiz geçişi incelesin.
Yanıtla (26) (2)İmamoğlu'ndan korkuyormuş! Yalan değil, külliyen yalan! Kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz arkadaş. İmamoğlu bu tür olaylarla yıpranacak ve öfkesini kontrol edemeyeceği için böyle hamleler yapıyorlar. Ne Yavaş ne de İmamoğlu Erdoğan'ı korkutmuyor. Bu ülkede 50 bin insanımızı depremde kaybettik adam yine kazandı. Sorun Kemal Beyin adaylığı filan da değildi.
Yanıtla (5) (4)Sayın Beki AB Türkiyenin neyine muhtaç neden AB ye alsın.Avrupa bir şekilde ABD ve Rusya ile anlaşır.Aşağı yukarı kökü kökmeni bir onların sömürü ve ezme anlayışları aynı.Aynı hamama yakışır onlar biraz küserler yine barışırlar.Tarihi düşmanlar iki günde dost oldu.Ukrayna iki ortak cukkalama telaşında.AB nin Türkiyeye göçmen konusunda ve natonun hamballığını yaptırma noktasında ihtiyacı olabilir,onundışında adamların paraya teknolojiye demokrasiye adalete sabır taşı olmaya ihtiyaçları yok.
Yanıtla (4) (0)Kurt kuzuyu yemeye karar vermiş. her gün aynı anda 15 kanaldan aynı konu işlenirse kime neyi anlatacaksın. tam Göbbels taktikleri. yalanı ne kadar çok tekrar ederseniz, inananı çok olur.
Yanıtla (18) (1)Türkiye hiç olmadığı kadar güçlü bir ülke artık.
Yanıtla (9) (43)Ha diya eminmisin.
Yanıtla (20) (3)Aman ha dikkat et yatağın kenarına gelmişsin düşüp gördüğün rüya, sona erecek.
Ekrem bey bile yolsuzluğu kabul ediyor, vicdansızlığı itiraf ediyor ve “3 yıl kadar yürürlükte kaldı. Sonra kaldırıldı. Ben o mevzuattan yararlandım” diyor.
Yanıtla (0) (2)Ne yapsın savcılık? 3 yıl yürürlükte kalan o yönetmeliğin, kimler için çıkarıldığını, kimlerin yararlandığını araştırmasın mı? Hangi batık bankacıların çocukları, hem milletin parasını hırsızlarken, hem de alın teri bilgileri değersizleştirilmiş, araştırılmasın mı?
Zorlama muhterem yatay geçiş kuşkulu. İBB internet sitesindeki özgeçmişinde önce Doğu Akdeniz İnşaat da bir yıl okuduğu yazıyordu. Dün öğrendik ki Doğu Ak. Ünv. hiç okumamış. 386 puan almış ve Türkiyede bir programa yerleşememiş. Daha sonra 475 puanlık İstanbul Ünv. İngilizce İşletmeye yatay geçiş olmuş. Diğer şartlar bir yana aldığı puan ile yatay geçiş mümkün değil
Yanıtla (13) (28)Aynen kardeşim. Az puan alacaksın, sonra bu puanla Türkiye'de giremediğin Fakülte'ye, yurt dışı kontenjanını kullanarak zıplayacaksın, Ondan sonra liyakat, mülakatta haksızlık, kul hakkı çiğneme edebiyatı yapacaksın/ız. Hadi oradan derler adama.
Yanıtla (1) (3)Yorumun Kur anda namaza yaklaşmayın yazıyor der gibi olmuş. 1990 yılındaki yürürlükteki yönetmeliğin 7 maddesindeki puan kontenjanların dolmaması halinde lisede başarılı,üniversitede bocalıyan öğrencilere tanınmış bir hak. İmamoğlu yönetmeliğin 5 maddesine göre üniversitede başarılı öğrenci olarak yatay geçiş yapmış.
Yanıtla (0) (0)Bu neyin davası, işimize gücümüze bakalım diyen olmayacak mı. Saçma sapan gundemlerle oyuluyoruz farkında mıyız.
Yanıtla (11) (2)Aslında sorun, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının olup olmadığından ziyade; Diploma almak için yaptığı kanuna karşı hile, hak yeme, başkasının hakkını çiğneme, hakkı olmayan şeyi elde etmeye teşebbüs, ‘parayı bastırırım her şeyi elde ederim’ mantığını hayata geçirme var mı, yok mu? Buna bakmamız lazım.
Yanıtla (1) (3)Biraz zahmet edip yapay zekaya sorsaydınız, YÖK'ün kurulduğu 1980 yılından beri yabancı üniversitelerin denkliğini istediğini öğrenirdiniz.
Yanıtla (1) (0)Eskiden üniversite diploması azdı, değerliydi. Koca ülkenin hem mevcut cumhurbaşkanı hem gelecek muhtemel cumhurbaşkanı için aynı tartışmanın varlığından bunu anlayabiliriz. Mantar gibi çoğalan üniversitelerimiz en azından bu sorunu çözecek; gelecekte diploma konusu tartışılmayacak.
Yanıtla (1) (0)AB'yi biz kurtarırız sözü biraz iddialı ve üstenci bir bakış değil mi? AB ile ipleri gerdik, hiçbir gereğini yapmadık, sonunda bizi kapıya koydular, Avrupa değil tipik ortadoğu ülkesi olarak tanımlıyorlar. Şimdi tüm yıkık ekonomi, 20 milyon yabancı, hukuksuz, adaletsiz bir çöküş ülkesi mi kurtaracakmış Evropayı, yahu biz kendimizi kurtarmaya muhtacız..himmete muhtacız.
Yanıtla (40) (3)AB bizi kapıya koymadı; AB üyelik görüşmelerini dondurdu ama adaylık statümüzü askıya almadı. Yani kapı kapanmış değil, hukuk devleti, insan hakları, demokratik ilkelerde Avrupa çıtasını yakalarsak, kapı tekrar açılabilir. Bir yeni zorluk: maalesef Allah’ın adını zikredip, ardından ortada fol yok yumurta yok bıçağıyla, bazen arabayla saldırıp önüne gelen çoluk çocuğu öldüren sayısı pek arttı; koruma isteğiyle gelip ülke ahalisini öldürüyorlar. Buna tepki çok büyüdü, ırkçı partilere yaramakta.
Yanıtla (14) (0)Derbinin kazananı Sloven hakem Vinçiç oldu. 500 bin lirayı cebine koyup ülkesine döndü. (Bu "futbolsuz" maçı ben 50 bin liraya çiçek gibi yönetirdim vallahi).
Yanıtla (10) (0)dünyaya haydutluk yapıp elon muskın ayağını öpen bir deliye bakalım amerikan anayasa mahkemesi ne zamana kadar sabredecek.
Yanıtla (4) (1)Lise Fen Kolu mezunuyum, yil 1971 Anadolu’dan gelmisim, universite sinavina girecegim.
Yanıtla (8) (3)Dersaneler var, millet kursa gitmis, Fen sorulari calisiyorlar, cogu Lise 1 konularindan.
Eyvah! Dedim.
Ben o konulari tekrar etmemistim, ve muhendis olmak istiyordum.
Tabii sinavda yeterli puan alamadim.
Anadolu'da bir cok muhendislik’e puanim yetiyordu, ama ben Istanbul’da okumak istiyordum.
Babam fakir, arkamda daha iki erkek kardesim var.
Rahmetli babam;
Yanıtla (9) (1)“Oglum madem oyle istiyorsun Istanbul Hukuk’a kaydini yaptir, ‘ ben ceketimi satar’ seni yine okuturum, seneye tekrar girersin okulda uzak kalma, kazanamazsan da Hukuk’a devam edersin.”dedi.
Neyse, hem orada okudum, hem universite sinavlarina- tabii kursa gidemeden- calistim.
Uzatmayalim, ertesi yil istedigim muhendislik dalini kazandim, ve dort yilda bitirdim.
Boyle bir cok arkadasimi taniyorum.
Daha sonra bazilari ne yapti ? Kibris’ta kaydini yaptir, Istanbul’da oku
ABD'ye karşı ab'ye güvenen ayazda kalır. Ab'nin kendisi her daim ABD'ye mecburdur.
Yanıtla (1) (2)Önce kendine güveneceksin, içerde birbirini yemeyecek, işlerini düzgün yapıp ülkeni esen kılacaksın. Dünyada yalnız yaşamadığımıza göre, dünyaya tek başımıza da hükmetmediğimize göre - kimse hükmetmiyor -, ilişkilerimizi de olabildiğince dengeli, barışçıl yönetmek kendi çıkarımıza. AB ülkeleri komşumuz, uzun senelerdir sıkı ilişkilerimiz var; ilişkileri sağlıklı yürütmek herkesin çıkarına.
Yanıtla (4) (0)AB, Amerika kadar pragmatist değildir.
Yanıtla (2) (0)Bu diploma olayı acaba hayra vesile olsada YÖK orta asya ve diğer ülkelerden edinilen diplomalarıda gerçek anlamda sorgulasa.
Yanıtla (16) (0)Cinayet ,uyuşturucu, tecavüz suçunu işlemiş yada işleme potansiyeli olanların oylarını alabilenler seçimi kazanacak.
Yanıtla (0) (18)Toplumun 1/5 i bu potansiyeli taşıyor. Bunun büyük kısmının oyunu MHP alıyor. Diğer partiler de bu kesime MHP kadar sahici değer vermeli,hamilik yapmalı. Kader mahkumları da insan.
Chp lilere sorsan bu kesimin organ naklinden başka birşeye yaramayacağını söyler. O yüzden daha çok seçim kaybederler.
Yalnızca jeopolitik nedenlerle AB üyesi olunamayacağı açık; evet, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyum AB üyeliğinin olmazsa olmaz koşulu. Hele Macaristan’da otoriter eğilim, bir ara Polonya’da mahkemelerin gücünün sınırlandırılma girişimi gibi sorunlardan sonra, AİHM, AYM kararlarını bile uygulamayan bir ülkeyi üye kabul edeceklerini düşünmek rüya. Bunu Avrupa Parlamentosu raportörü de çok açık söylüyor. Hülasa, öncelik hukuk devleti, demokratik ilkeleri tesis.
Yanıtla (10) (0)Türkiye AB'YE katılsa/lmkansizda Yunanistan Maltanin nüfus yapısı değişir Sadece İzmir'den,Deresgacindan bir günde BİR MİLYON TÜRK AKİN EDER mültecileri saymıyorum
Yanıtla (5) (0)Not AB TÜRK DİPLOMATLARA NİLE VİZE UYGULAMAYA KALKACAK Göçmenler yüzünden
Olsa ne olur olmasa ne olur.Kuzu suyu bulandırıyor, Kurt kuzuyu cezalandiracak.not Madara mi dediniz o dediğin onların şanına layık madalyadir madalya
Yanıtla (2) (1)İmamoğlu da otuz beş yıl sonrasını düşünüp kendisine daha üst düzey kriyerler getirip o biçimde başvursaymış yayay geçiş işlemlerine. Öyle ucuzdan diploma almak var mı? Hesabını otuz beş yıl geçse de sorarlar adama...
Yanıtla (8) (16)İmamoğlu'nun diploması konusunda bütün düğüm, Kıbrıs'taki üniversitenin iü ile denkliginin olmadığı noktasında düğümleniyor.
Yanıtla (15) (0)Eğer o dönemde denklik diye bir şart yoktuysa...
Yani bu kadar yaygara fazla ayıp değil mi?
Kamuoyu denilen şeyi eser miktarda ciddiye alsınlar artık...
90 lı yıllarda açıkgözlerin açık buldukları kapıydı bu ystay geçiş işi. Kısa süreliğine açılır hızlı davranan kapağı atardı. Milletin gözü açıldıkça şikayet konusu oldu ve 96 yılında yetki YÖK e verildi. Meşhur Portakal da istifade etmiş. Kendisi söyledi.
Yanıtla (7) (2)Beşiktaş'ta takıldığımız Mühendisler Kıraathanesi. 80'li yıllar mühendis Laz Hasanla orada tanıştık. Hoş sohbet, dedesi zengin bir armatör Torunlar hayırsız, okusunlar belki devlette iş bulurlar, diye gayrettepe'deki Mühendislik akademisini satın alır. Torunlar aile yakınları Mühendislik diplomasını aldıktan sonra da okulu ya kapatır veyahut da satar. Bir proje için Hasan'dan yardım istedim, Hasan projeye bir bak bakalım yapılan hesapları kontrol et.Ula ben ne anlarım diplomayı getirdi verdiler.
Yanıtla (11) (4)Ticari bilimler akademisini işletme fakültesi diye sunma konusu neden gündemde tutulmuyor?
Yanıtla (7) (0)Satrançta devamlı savunmada kalmak iyi bir taktik değildir diye biliyorum. Hamle yapıp sıkıştırmak, zaman zaman şah çekmek, karşıdakinin oyun kurmasını zorlaştırır zannındayım...
Bir ülkenin ekonomik gücü zayıfsa, kah orada, kah burada.. hangi zengin/güçlü lobinin masasında konsomasyon yaparsa ne kadar bahşiş toplayacağım kaygısı ile o masa senin, bu kucak benim... gezer durur.. Bu politik fahişeligi de: ülkenin çıkarlarını korumak için diye , vatanseverlik edebiyatı yapar..
Yanıtla (23) (4)Parası, nüfuzu olanın sınav, puan falan dert etmeyerek, kitabına uydurarak üniversiteye girmesine hiç takılmamak?
Yanıtla (11) (0)