İyi bir ekonomi için salgından önce gereken sonra da gerekecek
Salgın sonrası dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, tezine baştan beri itirazım var ve dünyadaki gelişmeler birçok şeyin eskisi gibi olacağını da gösteriyor ama şimdi birinci konumuz bu değil.
Bütün ülkelerde hayat yavaş yavaş normale dönerken -iyi- ekonomiler de biraz küçülmeyle de olsa salgını atlatma becerisi gösteriyorlar. Hatta bazı ülkelerin küçülme oranları yakın geçmişte yaşanan büyük ekonomik krizlerin bile altında kalabilir. Yine de hasarın hacmini sonbahara doğru anlayabiliriz. Salgın döneminde devletlerin doğrudan yardım ve kaynak aktarma politikalarını sonuçlarını ölçebilmek için büyüme rakamları ve buna bağlı olarak üretim ve işsizlik stoklarını görmemiz gerekecek. Her ülke aynı ölçüye tabi değil… Bizim için, bunlara ilaveten kur, enflasyon, vergi gibi bir türlü hayatımızdan çıkamayan kalemlere de bakmak gerecek.
Salgından sonra dünyasının iyi olmasını isteyen, bekleyen, hayal eden veya umanlar için bilinmesi gereken ilk şey, dünya sisteminin aynı kurallarla işlediğidir. Yani, salgın öncesi dünyada teknoloji geliştiren, iyi eğitim veren, daha çok patent tescilleyen, şeffaf kamu maliyesi uygulayan, gelişen sektörlere zamanında yatırım yapan, ayağını yorganına göre uzatan, demokrasiden geri dönmeyen, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığından taviz vermeyen, dolayısıyla en çok ve en kaliteli üretimi yapanlar zengin ve güvenliydi.
Salgından sonra herşeyin değişecek ve fırsat yağacak diye düşünenler olabilir. Hatta. Türkiye artı dünyanın gözbebeği, yatırımcılar sıraya giriyor gibi manşet/slogan atanların şartların değişmediğini bilmesinde sayısız fayda var.
Büyük ülke olmak için, Büyük ekonomi olmak için, güvenilir liman olmak için ve salgın sonrası dünyadan pay alabilmek için salgından önce ne gerekiyorsa sonra da yine onlar gerekecek. Kimse, artık kapılar ardına kadar açıldı, bilet alan herkese piyango vuracak hayaline kapılmasın. Bundan sonra teknoloji geliştirmeye, eğitime, hukuka, şeffaflığa, sermayeye ve kaliteli üretime gerek yok zannedilmesin. Ne yazık ki hala hepsine gerek var! Üstelik, Türkiye gibi ekonomisi salgına ters ayakta yakalanan, zaten krizde olan ülkeler için daha çok gerek var.
Gözümüzü kapatıp açtığımızda fırsatlar kapımızda sıraya girmiş olmayacak, hazine parayla dolmayacak, ihracat artmayacak. Nitekim ne olduğunu gördük. Döviz ihtiyacımız cümle alemin malumuyken kimse, Türkiye’de gelecek var diye düşünüp pay kapmak için sıraya yazılmadı. Çok aradık sorduk ama dolarla, euroyla, sterlinle swap açan olmadı. Olmadı çünkü, dünya kimseye bir yandan para ve yatırım isterken bir yandan oyunun kurallarını reddetmek imtiyazı sunmuyor.
Şimdi de hergün yeni kısıtlamalar, vergiler, blokajlar hatta ithalata kadar engeller koyuyoruz. Kuralları umursamıyoruz… Devam edelim, aklımıza gelen bütün parlak fikirleri devreye sokalım, içimizi rahatlatalım ama hepsinin bir limiti olduğunu unutmayalım. Bu parlak fikirlerin, ülkeyi içe kapatan kalın duvarlar örmenin ve hareket eden her karartıya vergi salmanın işe yaramayacağı bir nokta vardır. Büyümek, üretmek, işsizliği azaltmak… İş gerçek ve güvenilir bir ekonomiye geldiğinde kuralların hiçbir şartta değişmediğini akıldan çıkarmamak lazımdır.
Çıkarırsak da rakamlar hatırlatır ama maharet buna gerek bırakmamaktır.















Sayin 18:04,borcta kisinin güvenilir olmasi önemlidir,güven olmayinca % 8de ister,%10 da ister,finans aleminde isler böyle yürür,kimse kimsenin gözünün yasina bakmaz,en iyisi hesabini bileceksin,namerte muhtac olmayacaksin.
Yanıtla (0) (0)"kimse kimseye zorla para vermiyor" diyorsunuz. Ben aksini söylemedim. Zora düşen tefeciye gider. Ama tefecinin faizle para vermek için koyduğu kuralları insanlık beyannamesi diye yutturmanın alemi yok...
Yanıtla (0) (0)Hükümet vatandaşı terbiye ediyor.
Yanıtla (0) (0)Kazandığımız ve vergisi ödenmiş para ile yapacağımız yatırımdan bir daha vergi alınıyor.
Yanıtla (0) (0)Sayin 13:11,kimse kimseye zorla para vermiyor,dara dustugun icin fellik fellik borc ariyorsun,ayagini yorganina gore uzat diye bir deyim var,bunu bilmeyen azdir sanirim.İsterseniz yaziyi bir daha okuyun.
Yanıtla (0) (0)Yaptıkları temelsiz binalar bir küçük depremde vatandaşlarımızın başına yıkılıyor.Bazı binalar 10 sene sonra kullanılmaz hale geliyor.Tüm vatandaşlara açık olması gereken deniz kıyıları villalarla ve otellerle işgal edilmiş.korona virüs zamanında bile bazıları açık.Yasa masa takmıyorlar.Şimdi bu inşaat mafyası bize Suriye’de Libya’da iş çıkmasını bekliyor.Evet Türkiye’de yap işlet tefecileri var.İnşaat mafyası var.VW tefeci değil,geldiğinde binlerce kişiye iş.
Yanıtla (0) (0)Bizim ekonomi iflah olmaz artik,kangren oldu. Demokrasi Adasi dedikleri beton yiginina dönüsen Yassiada'ya 1200 kisiye hizmet verecek bir cami yapmak,akil mantik disi.Buraya 1200 kisi ne zaman gelir?Bu cami olur da bir gün yargilamalarda kullanilir iste onu anlayabilirim !..
Yanıtla (0) (0)dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir kepazelik olamaz: kendimi ihbar ediyorum! yarım saatte hem eğitimi hem de sınavı yapılan bir uygulama ile ''gemi kaptanı'' ehliyeti verildi bana. (hayatımda kayık bile kullanmadım) özel üniversitelerde yüksek lisanslar bedavaya dağıtılıyor. geberdi eğitim. yazık bu ülkeye. okumuş görünen cahil sürüsü bir topluma dönüştük. adam bilgisayar mühendisi imiş. 1/2 nin ne anlama geldiğinden bihaber durumda. yazık...
Yanıtla (0) (0)"Dünya kimseye bir yandan para ve yatırım isterken bir yandan oyun kurallarını reddetmek imtiyazı sunmuyor" diyorsunuz. Parayı veren dünya değil tefeciler. (Belli ki siz dünyayı tefecilerden ibaret görüyorsunuz.) Ayrıca oyunun kuralı dediğin, tefecinin istedikleri... Tefecinin adına hükümeti terbiye etmeye çalışıyorsunuz.
Yanıtla (0) (0)Yazar diyor ki: "Bundan sonra teknoloji geliştirmeye, eğitime, hukuka, şeffaflığa, sermayeye ve kaliteli üretime gerek yok zannedilmesin." Oysa salgın gösterdi ki kalkınmak için teknoloji, eğitim, üretim, sermaye şart ancak hukuk ve şeffaflık şart değil. Emperyal güçler adil ve şeffaf olamaz. Emperyal devletlerin gelişmişliği sömürüye dananır. Hukuk insanlık için şarttır. Şeffaflık ise sömürülen ülkelerde emperyalizmin değirmenine su taşımanın adıdır.
Yanıtla (0) (0)İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun borçlanma yetkisini engelleyen AKP Grup Başkanvekili Tevfik Göksu, başkanlığını yaptığı Esenler Belediye Meclisi'nden 10 milyon liralık borçlanma yetkisi almış...
Yanıtla (0) (0)Ücreti mukabilinde alım satım yapmak yerine sosyal yardım yaparsak değil teknoloji üretmek çalışmaya bile teşvik edemeyiz.
Yanıtla (0) (0)iktidardakilerin 'deve kuşu' misali, kafalarını kuma gömerek yaptıklarını, başkalarının fark etmeyeceklerini düşünmeleri romantizm. herkes her şeyin farkında.
Yanıtla (0) (0)Önce iyi niyet olacak. Bunlar minareyi calıp kılıfına uydurma pesinde.
Yanıtla (0) (0)Tabi bugün bunları eleştiriyoruz ama zamanın da akılsızca olmadığı çok açık uyarıları kutuplaşmanın verdiği psikoloji ile görmezden geldik ya da kutuplaşma nedeni ile akılsız saçma uyarılar daha çok dikkat çekti ve reddedildi. Oysa tarım-din kültür düzeyinde takılıp kalmış bir zihniyet ile ileri demokrasi değil olsa olsa bugünki tek adam rejimi olur. Üstelik iyi kötü hukuk devleti sistemi çökertilerek. Sayenizde iktidar bugün kendi seçmenine bile ihtiyaç duymayacak güce erişti.
Yanıtla (0) (0)Eğer AB/D ile ilişkileri bu kadar bozmasa idik Çin'den kaçacak olan tedarik zinciri yatırımlarının bir kısmını Türkiye'ye çekebilirdik. Tarihi bir fırsatı kaçırıyoruz. AB/D ile kavgalı olmak kimin çıkarına bilmiyorum ama ortalama Türkiyeli'nin çıkarına değil. Yerel çıkarlarını korumak başka şey, cepheden ideolojik çatışmaya girmek başka şey. İktidar değişmez ise Türkiye kişi başı geliri 3-5000 dolarlara kadar düşebilir.
Yanıtla (0) (0)Sebep faiz netice enflasyon diyen ve ekonomi bilgisi sıfır olanlardan ne beklenir ki...
Yanıtla (0) (0)''Dünya kimseye bir yandan para ve yatırım isterken bir yandan oyun kurallarını reddetmek imtiyazı sunmuyor'' İmza -Kemal Derwiş'leşmiş yeni muhafazakarımız.Hayırlı uğurlu olsun.
Yanıtla (0) (0)Ekonomi uzmanlarina göre"Bilgi ve beceri olmadan hic birsey düzelmez.Ekonomimizi yönetenler bir hayal dünyasi icinde.Ekonomi felc oldu,enflasyon patladi."Aptal birini aldatabilirsiniz ama,milleti aptal yerine koyamazsin"..
Yanıtla (0) (0)Eserinle gurur duy
Yanıtla (0) (0)Nasıl,düzelecek parayı bir şekilde çarpan,soluğu yurt dışında,Londra da mahalle bisküvi fab. Manhattan da gökdelen,Çeşitli eyaletlerde çiftlikler vs bir taraftan da milleti bir birlerine düşürerek,gemilerini yüzdürüyorlar.
Yanıtla (0) (0)27mayıs cuntasının albayı Alpaslan Türkeş. Mhp lideri Devlet Bahçeli ve cumhurbaşkanı Yassıada da neyin açılışını yaptılar.
Yanıtla (0) (0)Yeni yapılan pandemi hastanesi Katarlılara satılacakmış...
Yanıtla (0) (0)Babacan söyledi ya pa maz lar ne kadar çalışırlar çalışsınlar düzeltemezler. Hukuk güvencesi yok. Konuşmak yasak konuşursan tutuklanırsın . Belki mal varlığında gider. Sermaye niye gelsin?
Yanıtla (0) (0)Bulgaristan eksi faizle borçlanıyor. Bize%7%8 faizle borç vermiyorlar. Yabancı çıkışı son beş ayda 7milyar deniliyor. Satıp kaçıyorlar neden acaba?
Yanıtla (0) (0)her şey eskisi gibi devam edecek. biraz ekonomi-politik bilenler yeni bir üretim-tüketim-mülkiyet-teknoloji ilişkisi olmadıgı sürece degişim olmaz.ben degil tarihsel süreç böyle söylüyor.
Yanıtla (0) (0)Bedava ekmek yok vesselam. Ne kadar hava atsak da yok.
Yanıtla (0) (0)