Abartmayın çok zenginiz!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk 2021 bütçe görüşmelerinde “Yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk Türkiye için sorun olmaktan kalktı” dedi.

Muhalefet yoksulluk intiharlarını gündeme getirince bu açıklamada bulundu.

Kendisi resmi verilere bakınca bunu söylüyor tabii. Ama acaba o resmi veriler ne kadar doğru?

2011-2016 arasında TÜİK Başkanlığı yapmış olan ve Şubat 2016’da istifa eden DEVA Partisi Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir boşuna çırpınmıyor.

“Ben de TÜİK’in enflasyon, istihdam, büyüme gibi alanlarda yayınladığı verilerin artık çok şüpheli ve tartışmalı olduğu konusunda hemfikirim. Veriler doğru olmazsa uygulayacağınız politikaların da doğru olma ihtimali yok. İstatistik Kurumu, aynı zamanda hükümetin icraatını ölçüyor” diyor.

Mecliste AK Partili Vekiller de “Fakir nerde, bana gönderin” diyebiliyorlar. Ya da “İşsizlik yok, iş beğenmeyenler var” söyleyebiliyorlar.

O zaman soralım Fakir miyiz, zengin miyiz?

Fakiriz, hem de 1998 yılı kişi başı gelirinden daha fakiriz. Nasıl mı?

Aralık 2016’da TÜİK ülkemizin gelir ölçümünde, yani GSYH hesabında revizyona gitti. Oysa bu çalışmaya Birol Aydemir başlamıştı. Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi verileri ile kayıtlı ölçüme geçilecekti.

Ama 4,5 yıl GİB veri vermemiş. Evet, Maliye Bakanlığı Müsteşarı olan Naci Ağbal TÜİK’e veri verilmesini önlemiş. “Ben defalarca istememe rağmen, kendi kanunlarındaki hükmü engel göstererek, Vergi Usul Kanunundakini, veremeyeceklerini söylediler. Ben de bizim TÜİK kanunu gereği bunu vermeleri gerektiğini ve bunun bir zorunluluk olduğunu söylememe rağmen, buna yıllarca engel oldular” diyor Birol Aydemir.

Şubat 2016’da TÜİK Başkanlığından istifa ediyor ve yıl ortasında hiçbir kanun bile değişmeden TÜİK’e veriler veriliyor. 3-4 yıl sürmesi gereken çalışma ise 4-5 ayda bitirilerek yeni GSYH açıklanıyor.

Ve birden ortaya zengin bir Türkiye çıkıyor.

Bakın nasıl zenginleştik?

2011-2015 arası 4 yılda sadece yüzde 14,0 olan toplam büyüme, revizyon sonrası birden yüzde 26,6 büyümeye dönüverdi.

Mesela 2015 yılında eski seride yüzde 4,0 olan büyüme yüzde 6,1’e; 2014 yılında yüzde 3,0 olan büyüme yüzde 4,9’a; 2013 yılında yüzde 4,2 olan büyüme ise yüzde 8,5’e çıkıvermişti.

Eski seriye göre son 4 yılda bir anda iki kat daha fazla büyümüş ve zenginleşmiş olduğumuzu bize söylediler.

Ama bu büyüme verisi öyle mucize ki; eski seri ile yeni seri arasındaki fark 2015 yılında %20,4’e ulaşırken geriye gittikçe bu fark azalıyordu. Yani o dönem Başbakan Erdoğan’ın “Ekonomide patinaj yapıyoruz” dediği yıları bir anda toz pembe yapıverdi ve AK Parti dönemi parıl parıl parladı.

2015 yılındaki eski-yeni seri farkını 1998 yılına getirdiğimizde GSYH 277,7 milyar dolar yerine 326,2 milyar dolara çıkıyor. O zaman kişi başına gelir ise 5.223 dolar olunca, o doların reel 2020 değerinin de 8.344 dolar olduğu görülüyor.

Yani muhteşem AK Parti aslında Türkiye’yi kişi başına reel değerde 1998’den daha fakir hale getirdi. (09/2020 kişi başına gelir 8.185 dolar)

22 yıl sonra daha fakir bir Türkiye var karşımızda.

Öyle meydanlarda söylenen ‘ülke gelirini 3’e katladık’ sözleri aslında sanal bir yalan zenginlik. Gerçekte reel olarak 1998 yılından daha fakiriz.

İşte bu sanal resmi zenginliğe nasıl ulaştığımızı aslında verilmeyen veriler ve reel olmayan gelirlerle Birol Aydemir açıklıyor.

Bakın son 2-3 yılda elektrik tüketimi düşerken GSYH artabiliyor. Çalışan sayısı düşerken de GSYH hem de reel olarak artabiliyor. Azalan çalışan sayısının yanında çalışılan saat bile yüzde 20 düşerken GSYH reel artış gösterilebiliyor.

O zaman Bakan Selçuk haklı değil mi?

Eline “iş-aş” yazarak intihar eden vatandaş anlaşılmaz elbette. Ya da işsiz kalanlara da iş beğenmiyorlar deriz.

Kağıt üstünde cennet gibi bir ülke yarattık... Vatandaş açısından bu gelir sanal ama Ülkeyi Yönetenler açısında vergisi çatır çatır alınıyor.

Pik yapan ekonomide kendileri en itibarlı hayatlarını yaşarlarken, vatandaş canına kıyabiliyor. Meydanlarda kendini ateşe verenler, evladına kitap alamayınca arka odada kendini asanlar, borçlar birikince hayatlarına son verenler....

Bu ülke böyle yönetilmez.

Bir canın bile hepimizin üzerinde vebali var.

Gerçi -lidercilerin- “Onlar intihar ederek reisimizi zora sokmak istiyorlar” tezi de önemli. Bu açıdan bakıldığında inancın ne olduğunu da sorgulayabiliyoruz

İşin özetine gelelim.

Malatya’da ekmek yok diyen vatandaş kendi fikrine sonradan katılmadığını açıklamıştı.

Çünkü abartmıştı...

Biz de abarttık... Kimse haksızlık etmesin aslında fakirlik yok, ülke para içinde bolluk bereket saçıyor. En azından TÜİK bu yönde çok sıkı çalışıyor. Verileri vermeyenler de şimdi işinin başında iş görüyor.

YORUMLAR (89)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
89 Yorum
  • ninova / 15 Aralık 2020 00:14

    Devleti yönetenlerin vatandaşı nazarında itibarının güveninin sıfırlanması ne kadar acı. Niçin ve ne uğruna? Memleketin kodlarını ve ayarlarını bozdular. İktidar hırsı ve arzusu gözlerini kör kulaklarını ve vicdanlarını sağır etti. Her şey bir tarafa; Mahkeme-i kübrada bunların hesabını Allah'a nasıl verecekler?

    Yanıtla (1) (0)
  • onceki seri / 15 Aralık 2020 00:05

    Siz bir yazinizda da 2008 miydi, daha once de kagit ustunde degerleme yapildi diye yazmistiniz, iyle hatirliyorum.. yani aslinda gsyh iki defa olmayan deger seviyesine cikarilmis olmus..

    Yanıtla (0) (0)
  • Mali / 14 Aralık 2020 23:27

    Haci murat, yolsuzluk görmek istersen sayistay raporlarına bir bak. Gerçi çoğu konu sayistay denetiminden cikarildi ama sen yine de bir bak.

    Yanıtla (0) (0)
  • KARAR OKURU / 14 Aralık 2020 23:18

    Sayın bakanın şehir, sokak, esnaf gezdiğine, daha şahit olmadım. Sayın Davutoğlu, Babacan, Akşener müstesna.

    Yanıtla (0) (0)
  • Hüseyin Avşar / 14 Aralık 2020 21:48

    Ey ekonomistler rahmetlij Erbakan hoca Akp nin kişi başı geliri hesaplarken yurt dışından alınan borçlarıda gelir miş gibi hesaba kattıklarına itiraz ederdi.Bende katılıyorum rahmetliye.
    500 milyar dolar 83 milyona bölünürse kişi başı borç 6.000 dolar yapar.8800 dolardan 6000 doları düşersek gerçek kişi başi milli gelir 2800 dolar olur. Bence en gercekcisi de budur.
    2800 dolar .
    Yoksa 8800 dolar derseniz toplumun %80 ninin geliri bu kadar değildir.
    Verino zam 8800 dolarimizı kim aldiysa ver

    Yanıtla (4) (0)
  • HACI MURAT / 14 Aralık 2020 12:58

    Her şey sayın Kahveci'nin anlattığı gibi olsaydı mümkün değil bir İktidar
    20 yıl yönetimde kalamazdı.Trafikteki araç sayısı bile Türkiye'nin fakirleştiği
    söylemini yerle bir etmeye yeter. Ders kitaplarının bedava verildiği bir ülkede çocuğuna kitap alamadığı için intihar eden babadan bahsetmek de inandırıcı olmaktan çok uzak.Türkiye'de her şartta bir insan ekmek parası kazanma imkanına sahiptir.Suriyeli mülteciler
    hiç ağlayıp sızlamadan harıl harıl çalışıyorlar,ekmek paralarını da kazanıyorl

    Yanıtla (4) (49)
  • Sat Ye! / 14 Aralık 2020 14:40

    Binbir zorlukla yapilan eserleri satip yerseniz, borcu da katlayip yerseniz yillarca iktidarda kalabilirsiniz. Satilan eserlerin listesi 13 metreyi bulmus! Simdi satacak eser kalmayinca ulkenin arazilerini, evlerini, pasaportlarini satiyor iktidar. Turkiye'yi avrupanin plastik coplugu haline getirdi uc bes kurus icin. Formul su: sat ye yedir, borclan ye yedir! Bu Turkiye'yi tamamen bitirir...

    Yanıtla (19) (2)
  • Akın / 14 Aralık 2020 15:57

    Arkadaşım, bu iktidar en çok dindar insanlara zarar verdi. 20 yıl içerisinde bunların yaptıkları tüm yanlışları çeşitli gerekçeler bularak desteklediniz. Bu sayede tüm saygınlığınızı kaybettiniz. Bu iktidarın muhalifi olan ülkenin %50 sinin gözünden, 20 yıl önce nasıl görünüyordunuz, şimdi nasıl görünüyorsunuz bir düşünün. Dindar olmayı sadece namaz kılmaya indiren bir din anlayışı... Maalesef 20 yıl önce ülkenin son umudu olan dindarlar, para ile olan imtihanlarını kaybettiler.

    Yanıtla (17) (1)
  • HACI MURAT / 14 Aralık 2020 17:04

    Yolsuzluğun lafını ediyorsunuz,ama bir tane yolsuzluk gösterebiliyor musunuz?Eğer 20 yıl boyunca milletin parasına sahip çıkılmasaydı
    ders kitapları bedava dağıtılamazdı,
    SSK hastanelerindeki ilaç kuyruğu bitmezdi,herkes sosyal güvenlik kapsamına alınamazdı,eski iktidarların üzerine yattığı konut edindirme ve tasarrufu teşvik hak sahiplerine ödenemezdi,Toki dar gelirlilere 500 lira taksitle ev satamazdı,bunca bölünmüş yol,hızlı tren yapılamazdı.Hangi birini sayayım? Sizinki algı çalışması..

    Yanıtla (3) (26)
  • kemalyonucu / 14 Aralık 2020 22:37

    Hacı Murat, 7 duvele yetersın! KararGazetesınden sorumlu AKP Temsılcısı sızsınız sanırım ! Iyı ıs bulmussun ama Gerceklerın ortaya cıkma gıbı bır ozellıgı var.

    Yanıtla (2) (0)
  • KARAR OKURU / 15 Aralık 2020 01:20

    'Yağma Hasan'ın böreği' bitmeseydi iyiydi, daha da iyisi hazine boşalmasaydı masalda(bitişik da) iyiydi. Pazara alış-verişe çıkamayan ailelere faiz-döviz şaklabanlıkları da olmasaydı iyi idi, lakin covid olmasaymış daha daha iyiymiş. Bayat papağanca söylemli HACI MURAT ha varmış ha yokmuş, iyiymiş.

    Yanıtla (1) (0)
  • Kazım Çetin (Emekli ,oğlu işsiz bir baba) / 14 Aralık 2020 16:59

    HACI MURAT oğlum geçen Şubattan bu yana işsiz.Makine mühendisi.İş seçmiyor.Bir ara Antalya Belek'te bir otelde garson olarak bile çalıştı asgari ücretle.Sezon bitince iş bitti.Ben emekli bir vatandaşım.Üç evladımı okuttum.Üçünün de aynı anda üniversitede okuduğu dönemde hiçbirine karşılıksız burs çıkmadı.Mali durumum devletin kayıtlarında olmasına rağmen.Dolaysıyla Kredi aldı evladım.Şimdi bir yapılandırma çıkardılar.Adam işsiz,baba ekmeği yiyor.Bu borcu nasıl ödeyecek?

    Yanıtla (14) (0)
  • AKPak katakulli,yalan dolan algi partisi.. / 14 Aralık 2020 18:09

    Haci Murat'a dert anlatmaya calisan Kazim Cetin bey,nafile

    Yanıtla (5) (0)
  • Kazım Çetin (Emekli ,oğlu işsiz bir baba) / 14 Aralık 2020 19:08

    Aslında Hacı Murat'a dert anlatmak değil muradım,yeteri kadar sanal ortamda da olsa tanıdık kendisini.

    Yanıtla (3) (0)
  • erdal / 14 Aralık 2020 18:08

    Ne kadar sığ bir tutum içindesiniz, eğitim sadece ders kitabıyla mı oluyor? Araba da günümüzde bir varsıllık sembolü değildir. Suriyelilerin de kölelik koşullarında çalışmaya mecbur bırakılmaları örnek alınacak bir tutum değildir.

    Yanıtla (5) (0)
  • Kazım Çetin (Emekli ,oğlu işsiz bir baba) / 14 Aralık 2020 19:14

    O dağıtılan kitapların yanında öğretmenler başka başka yardımcı kitap da aldırıyorlar.Ben emekli öğretmenim,damadım bir okula idareci ve kızım da öğretmen.Okullarda işlerin nasıl gittiğini Hacı Murat ile baş başa oturup bir konuşabilsek inanın o da bize hak vercektir.Bir de 500 bin tabletten bahsedeli aylar oldu .Daha bugün Milli Eğitim Bakanı 200 bin tabletin 22 Aralık'a dağıtılacağını söyledi.

    Yanıtla (4) (0)
  • KARAR OKURU / 14 Aralık 2020 18:38

    Biz Mensur'un makaleyi okumadan yorum saçtığını biliyorduk da 'HACI MURAT/14 Aralık 2020 12:58' nin bu kulvara koşabileceğini tahmin edememiştik. Yanılmışız, özürümüzü kendimize kırbaç yaptık, dövünüyoruz. Tebrikler 'HACI MURAT', yaz, yaz, yaz, yazmak iyidir, hele de Boğaz köprüsünü hatırlattıkça (Askeri idareyi unut, gitsin). Laf milletin parasına gelince Sn. İ. Kesici bugün bir TV kanalında yirmi milyon çalışandan alınan verginin bu yılki faize zar-zor yettiğini söyledi. Salla gitsin murad.

    Yanıtla (5) (1)
  • Karar Okuru / 14 Aralık 2020 21:09

    Türkiyede son 20 yılda oluşan refah artışı esas olarak devletin ve hane halkının borçlanması ile meydana gelmiştir. Adamın arabası evi var ama sor bakalım bankaya ne kadar borcu var. Eğer biraz okuman anlaman varsa borç istatistiklerine bak da öyle konuş. Ödeyecek kadar gelirimiz olmadığı için kimse Türkiye'ye kredi açmıyor veya tefeci faizi ile kredi veriyor.

    Yanıtla (1) (0)
  • Nermin Öztürk / 14 Aralık 2020 21:19

    Suriyeli işçiler köle gibi çalışıyor. İş güvenlikleri, sigortaları yok, çalıştıklarının karşılığını alabilme hakları bile yok. Vermeyen vermiyor çünkü... Böyle bir iş dünyası mı hayal ediyorsunuz? Ayıp be! Allah'tan da mı korkmuyorsunuz?

    Yanıtla (1) (0)
  • Kazım Çetin (Emekli ,oğlu işsiz bir baba) / 14 Aralık 2020 19:07

    HACI MURAT bir de Sümerbank'tan bahsediyorsun ya.İlk lastik olmayan ayakkabım Ortaokul 3.sınıfta Sümerbank'tan alınmıştı.Ve o ayakkabıyı yaklaşık bir ay giymeyip Cumhuriyet Bayramı için muhafaza etmiştim.Benim de böyle bir anım var.Daha sonra kamu görevine başladığımda da gayet uygun fiyatlarla ve de taksitle eşya alabiliyorduk.Köylünün en rahat alışveriş yapabildiği yerlerdi.

    Yanıtla (7) (0)
  • HACI MURAT / 14 Aralık 2020 20:41

    Sümerbank ilk kurulduğunda muhakkak ki bir ihtiyacı karşıladı,
    faydalı oldu.Ama bugünün dünyasında Sümerbank varlığını devam ettiremezdi.Onu demek istiyorum.

    Yanıtla (1) (5)
  • KARARLI / 14 Aralık 2020 21:09

    AVM'LERE VE PLASTİK PARAYA YOL AÇMAK İÇİN SATILDI

    Yanıtla (0) (0)
  • Ali Aras / 14 Aralık 2020 20:20

    Millet bahcesi icin ayrilan kaynaklar golet bent ve baraj yapimi icin ayrilmalidir. Kuraklik cok ciddi. Kisa surede bitecek projeler etkin onlem alinmasini saglayabilir. Onlem alinmassa susuzluk toplumun her kesimine basta cifci ve sanayi olmak uzere buyuk darbe vuracaktir. Herkes topu baskasina atiyor DSI nerede sirgulanmalidir

    Yanıtla (0) (0)
  • Muhtefi / 14 Aralık 2020 19:32

    Hep Sikayet,hep Şikayet.istedigini getir YONETIME hatta Dunyada ki Allame i Cihani..Fabrikalarin teknoloji mi üretecek. Ihracat kg bazli değerimi artacak..Cari acik mi kapanacak..Politika bu atar,tutar ona mavi boncuk,,buna mavi boncuk HEPSI,,HEPIMIZ BILIRIZKI masal,hikayedir...Sokaga politikaci gelir,muhalifse tuzak soru,ortama gore KURNAZDIR bakk yaaa gördünüzmü..gecinemiyor,,ifade özgürlüğü yok,,demokrasi yok vb..atar,tutar gider.Omrum böyle geçti..:))..Iki eli başına yetmeyen,coook beklr.!

    Yanıtla (0) (0)
  • HACI MURAT / 14 Aralık 2020 16:02

    1983 seçimleri öncesi Özal,Calp,
    Sunalp tv'de bir proğrama çıktılar.
    Özal,Boğaz Köprüsünü satmaktan bahsetti.Solcu partinin lideri Calp,
    "köprüyü sattırmam" dedi.Özal "bal
    gibi satarım"diye cevap verdi.Halk Özal'ı iktidara getirdi.Özal devletin
    ayakkabıcılık,manifaturacılık,yani
    tüccarlık yapamayacağını gösterdi,
    devletin sırtında yük olan arpalıkları
    satma işlemini başlattı.Devlette bir yumurtayı 40 kişi taşır,onu da kırar.
    Ticaret özel sektörün işidir.

    Yanıtla (4) (14)
  • KARARLI / 14 Aralık 2020 19:20

    HACI MURAT Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın (ALLLAH -CC-RAHMETİYLE MUAMELE EYLESİN) yaptırdığı köprülerin fiyatıyla YİD modeliyle yaptırılan köprülerin geçiş fiyatları arasındaki fark şimdiki icraatların ne kadar faydalı olduğunu gösteriyor.İlk ikisinde Bayramlarda bedeva ama diğerlerinde dolarla.

    Yanıtla (4) (1)
  • Cesur Aygün / 14 Aralık 2020 13:16

    ne diyelim ne yazsak ne desek boştur ülkede galiba matamatik bilen çok az kişi var benim kendi düşücem işsizliğin yoksulluğun temelinde gelir dağılımının adeletsiz olması buna bir çare bulmamız gerekiyor

    Yanıtla (9) (0)
  • KARAR OKURU / 14 Aralık 2020 19:03

    Bu işin matematikle ilgisi azdır, dincilikle çoktur.

    Yanıtla (1) (0)
  • Kazım Çetin (Emekli ,oğlu işsiz bir baba) / 14 Aralık 2020 17:04

    Belli şirketlerin borçları silinirken ve/veya aldıkları ihale miktarınca kuruşu kuruşuna teşvik verilirken bu tür işsiz vatandaşların KTK borçları yapılandırılırken ''işe başlamaları halinde ödemeye başlarlar'' diye bir tabir eklenemez miydi bu kanuna?Biz affedilsin demiyoruz ama böyle bir kolaylık sağlanması uygun olmaz mıydı? Ne olacak bu şekilde ödenemeyen borçlar için tekrar mı bir kanun çıkarılacak

    Yanıtla (6) (0)
  • HACI MURAT / 14 Aralık 2020 18:14

    Kazım bey,KYK'ya öğrenim kredisi borcu bulunan üniversite mezunlarının borçlarını bir iş sahibi olunca ödemeye başlamaları teklifinizi çok makul karşılıyorum ve bu konuda size katılıyorum.Ama devlet üniversite mezunlarına iş garantisi vermiyor.Ve bu durum baştan biliniyor.Dolayısı ile ben okudum,mühendis oldum devlet bana iş versin diyemiyoruz.Devletin bütün mühendisleri istihdam edecek imkanı yok.Özel sektör de ihtiyacı olduğu kadar alır.Bu sebeple bir çok kişi kendi işini kendisi kuruyor.

    Yanıtla (2) (9)
  • Kazım Çetin (Emekli ,oğlu işsiz bir baba) / 14 Aralık 2020 19:01

    Devletten iş değil istihdam imkanı sağlanmasını istiyoruz. Ben de üniversite mezunuyum.Bu gerçekleri biliyorum.Ama işsizlik aldı başını gidiyor.Onu söylemek istiyorum.Kendi işini kurmak o kadar kolay mı?Nerede sermaye.?

    Yanıtla (3) (0)
  • HACI MURAT / 14 Aralık 2020 16:14

    Belediyelerin 50 işçiyle yapamayacağı işi müteahhitler 10 işçiyle yapıyor.Bu durumdan çalışan da memnun,belediye de.Bunu belediyeler de gördüğü için bir çok hizmeti mğteahhitler aracılığı ile yaptırıyor.Aksi takdirde belediyeler
    tüm gelirlerini personel maaşı olarak dağıtmak zorunda kalırlar. Sümerbanktan bir kumaş almak istediğimizde raftan 2 kumaş indirtsek 3.süne çekinirdik.Çünkü
    çalışan memur,bize beğendirmek zorunda değil.Bu sebeple devlet ticari kuruluşları satmakta haklıdır.

    Yanıtla (2) (14)
  • KARARLI / 14 Aralık 2020 16:50

    Hangi müteahhidlere veriliyor bu ihaleler?

    Yanıtla (5) (0)
  • Brahma / 14 Aralık 2020 16:53

    Elhak. Burada satılmasına ya da yapılmasına karşı çıkılmıyor. 1.6 milyar liraya olacak işin 3-4 katına mal edilmesine karşı çıkılıyor. Ahlaki anlayışın buna "elhak" diyebilecek mi?

    Yanıtla (5) (0)
  • ISIMSIZ / 14 Aralık 2020 11:09

    TURKIYE NE KADAR ZAYIFLARSA O KADAR AZ SORUN CIKARTIR MEDENI ULKELERDE YASAYANLARA

    Yanıtla (1) (2)
  • Abc / 14 Aralık 2020 16:13

    Çok doğru ALLAHIM KURBAN OLDUĞUM YARABBİM fırsat vermesin

    Yanıtla (0) (1)
  • Karar okuru / 14 Aralık 2020 15:35

    Birkaç imla hatası yaptığım için yorumum yanlış anlaşılmış. Doğrusu şu: İç Savaş’tan kaçan süriyeli komşularımızla ekmeği paylaşacağız. Garip ve yoksulların üzerine çıkıp tepinmek, hatta politika yapmak vicdani değil.

    Yanıtla (0) (0)
  • musto / 14 Aralık 2020 11:40

    Bir kaç gün önce,Ülkemizde 6,milyon tl üzerinde parası olan kişi sayısı 97 bin kişi artışla 347 bin kişiye ulaşmış.Gözümüz yok Çalışanın parası dahada çok artsın,anlayamadığım pandemi dönemi iş yok ülke küçülüyor, ticaret durmuş,millet yardımla askıda ekmekle yaşamaya çalışıyor,zengin sayımız inanılmaz artıyor.Bunlar savaş,ve pandemi vurguncuları olmasın.

    Yanıtla (4) (0)
  • İbrahim Hanif / 14 Aralık 2020 14:52

    Yatırımlara gitmesi gerekirken, bir köşede istif edilen servetin bir de artan kurların etkisiyle şişme sinden kaynaklanıyor. Bu olay bile ülkenin ne derece güven vermeyen bir tükenmiş lık yaşadığının kanıtıdır.

    Yanıtla (1) (1)
  • Karar Okuru / 14 Aralık 2020 15:33

    Bunların çoğu geçen yıl 700 Bin TL civarında dövizi olanlar aynı döviz tutarıyla bu yıl milyoner oldular. Ortalamayı yükseltenler ise çok yüksek tutarda dövizi olan bir avuç kişi. Bu istatistik resmin tümünü yansıtmıyor

    Yanıtla (1) (0)
  • bilimsel / 14 Aralık 2020 00:47

    CAHİLLİK GÖSTERGELERİ
    herhangi biri konuşmaya
    Rothschild ailesi abd nin planları cia nın planları ingilizlerin emelleri ile başlıyorsa
    oradan hemen kaçın
    bir cahille karşı karşıyasınız.

    Yanıtla (14) (0)
  • Jj / 14 Aralık 2020 15:30

    Sadece cahil olsa başının üzerine koy, bir de özgün abidesi, cahil olduğunun da farkında olmayan, Herseyi bildiğini, kendini her konuda uzman, başkalarının bilemediklerini bdigini sanan bir cahil var demektir. Hayır "ondan"dan bahsetmiyorum. Siradan cahilden bahsediyorum.

    Yanıtla (2) (0)
  • MÜVEKKİLİM HACI MURAT ADINA SORULAR :) / 14 Aralık 2020 09:37

    1) "2015 yılındaki eski-yeni seri farkını 1998 yılına getirdiğimizde GSYH 277,7 milyar dolar yerine 326,2 milyar dolara çıkıyor. O zaman kişi başına gelir ise 5.223 dolar olunca, o doların reel 2020 değerinin de 8.344 dolar olduğu görülüyor." demişsiniz. Verileri, kurları nereden aldınız, yanlış hesaplamış olamaz mısınız?
    2) Sanal gelirden vergi nasıl alınıyor; hem de "çatır çatır"?
    3) Yazınızda hem "fakiriz" hem de "ülke para içinde" diyorsunuz. Kafam karıştı şimdi; fakir miyiz, zengin mi?

    Yanıtla (0) (14)
  • Jj / 14 Aralık 2020 15:23

    Yazarın ne dediği açık. Bir daha oku istesen. Senin için basitçe açıklayayım 1998 için verdiği rakamlar bu gün kullanılan hesapları 1998e uyguladigimizda ortaya çıkan hesep. Bu hesaba göre şu an 1998'in geri deyiz. Yani ya hesap yanlış, hesaplama yöntemi yanlış, değilse 1998 seviyesinin de gerisideyiz.

    Yanıtla (2) (1)
  • Brkn / 14 Aralık 2020 15:11

    70 yılda bu milletin alın teri ile oluşturduklarını 70 milyar dolara satıp 5 milyon Suriyeli'ye yedirdiler. H

    Yanıtla (7) (1)
  • Ömer / 14 Aralık 2020 15:01

    SSCB yıkıldıktan sonra Moskova'daki bir işçiye
    -Sovyetler niye çöktü? diye sormuşlar
    -Yönetenler para ödüyormuş gibi yapıyordu, biz de çalışıyormuş gibi yapıyorduk. diye cevap vermiş.
    Bizimki de o hesap. Onlar gerçek verileri açıklıyormuş gibi yapıyorlar, biz de inanıyormuş gibi yapıyoruz.

    Yanıtla (3) (2)
  • Karar okuru / 14 Aralık 2020 02:02

    Bilimsel sorun vicdani değil. Kafanı yoksul ve gariban komşularımıza takmışsın. Şehirlerimizde mendil satan, çöp toplayanları hiç görmedimi? Bu insanlar bir iç savaştan kaçmadıklarımı ?Nemi yapacağız? Ekmeği bölüşeceğiz.Sorunu neden Korona zamanında sahillerimizde güneşlenen turistlere sormuyorsun?

    Yanıtla (1) (12)
  • bilimsel / 14 Aralık 2020 14:43

    ENAYİLİK. İslamcılar suriyeye esadı devirmek amacı ile müdahale etmişlerdi.. esad aleviydi. ve sünni devlet kurmak gerekliydi. zaten araplarda bizi bekliyordu. hemen sınırlar açıldı. 5 milyon suriyeli türkiyeye kaçtı.
    bu yaptıkları aptal siyaseti şimdi insan sevgisine bağlıyorlar terörle mücadeleye bağlıyorlar.
    kusura bakmayın ama herkes gazla çalışmıyor

    Yanıtla (9) (0)
  • Ali Aras / 14 Aralık 2020 14:16

    Konut kredileri 1.,35 lere geldi dovizin 8.5 olmasi ile muteahhitler daire fiyatlarini yuzde 10 civari arttirdi satis olmayincada devletten kdv indirimi istiyorlar. Bu kadar kotu durumda sektor varken ve onceligin ve az olan kaynaklarin bu sektorlere ve hane halkina harcanmasi gerekirken bu insaat lobisinin yaptigi hukumeti kdv oranini dusurmeye zorlamak elde ettikleri yuksek kardan hic bir zaman vazgecmiyorlar.

    Yanıtla (5) (0)
  • Mamoste / 14 Aralık 2020 13:10

    Hala yuzde 45 oy aliyorlar. Demekki ulkenin yuzde 45 nin gecim sikintisi yok. Normalde avrupada olsaydi bu iktidar yuzde 10 alamazdi.

    Yanıtla (4) (2)
  • AKPak katakulli,yalan dolan algi partisi.. / 14 Aralık 2020 14:16

    13,10: Halen %45 oy nasil aliyorlar sorusuna söyle bir yorum getirmek istiyorum: bunlar issiz cahil yoksul insanlar."Karinca kararinca"yapilan yardimlarla bu kitle "oy deposuna" cevriliyor.

    Yanıtla (7) (2)
  • Ali Aras / 14 Aralık 2020 14:08

    Basta Istanbul ve Trakya olmak uzere kuraklik kapida tum belediyelerin 1 2 ay icinde DSI ile birlikte su tutacak golet ve bent yapimina baslamasi ve yaz basina kadar buralarda su tutmasi onceligi olmalidir. Yaz geldiginde yagislarda azalacaktir yarin cok gec olabilir. Herkes tehlikeyi soyluyor ancak icraat goremiyoruz.

    Yanıtla (2) (1)
  • AKPak katakulli,yalan dolan algi partisi.. / 14 Aralık 2020 14:05

    Bu derece yüksek borc,yüksek enflasyon ve yüksek issizlik
    siyasette yeni arayislara neden olur.Bütün dünyada genel kural budur.Ekonomik dengeler bozulunca ilk olumsuz not Avrupa ülkelerinde siyasal iktidara cevrilir.Türkiye'de cehaletin konforuna yaslanmis olsa da AKP uzatmalari oynuyor.Ilk secimda apar topar gidecekler,yandas ve yalakalar bunu henüz idrak etmek istemeselerde "The End" adim adim yaklasiyor.

    Yanıtla (2) (0)
  • Bilim / 14 Aralık 2020 13:30

    Avrupada 150000 tl olan otomobilden 200000 tl vergi almak ve bu vatandaşın parası ile saraylar yapmak yandaş basın beslemek bakıf beslemek yerli ve milli ekonomi oluyor

    Yanıtla (8) (0)
  • Reyhan toremen / 14 Aralık 2020 12:28

    2005 te emekli maaşım 400 dolara denkti simdi 285 dolara denk fazla söze gerek yok

    Yanıtla (12) (0)
  • Sedat incekara / 14 Aralık 2020 12:10

    Çok teşekkür ediyorum

    Yanıtla (0) (0)
  • KARAR OKURU / 14 Aralık 2020 10:11

    ORHAHGAZİ KÖPÜRÜSÜ İÇİN BİRÇOK YAZI YAZILDI AMA BAKAN AÇIKLADI GÜNLÜK GARANTİ EDİLEN ARAÇ 40.000 GEÇEN ARAÇ 36.415 BUNA NE DİYECEKSİNİZ

    Yanıtla (0) (9)
  • Spartacus / 14 Aralık 2020 11:39

    Diyelim ki Bakan doğru söylüyor. 4000 araç eksiğimiz var. 36 bin aracın yarı parasını da Hazine ödüyor. Bu durumda bile yıllık Hazineden çıkan para kabaca 2,7 milyar TL. Bu arada köprünün adı Osmangazi. (Yaptığım hesap: (4000 * 45 $ + 36.000 / 2 * 45 $) * 365 * 7,8 (USD/TL) yaklaşık 2,7 milyar TL. köprü geçiş ücreti ABD enflasyonu tutarında yapılan zamla 45 $ oldu.)

    Yanıtla (16) (0)
  • Hukukçu / 14 Aralık 2020 11:07

    Ne yoksulluğu yoksulluk azaldı tabi ki memlekette. Ekonomimiz şahlandı uçuyor yoksulluk bitti. Gelir dağılımındaki adaletsizlik - haksızlık ortadan kalktı. Dolayısıyla aradaki katman eridi. Zengin hele bir de yandaş ise ultra zengin oldu. Yoksul ise artık sefil ve aç. Böylece yoksulluk da bitmiş oldu. Hadi biraz daha ejder meyveli smoothie yudumlayın... Bu hızla giderse sefillik de yakında biter...

    Yanıtla (9) (0)
  • Tırcı / 14 Aralık 2020 10:59

    Bukadar sıkıntı içindeyiz mali olarak iletişim başkanı arkadaş aynı anda aldığı fazladan maaşı hayır hasenat a veriyorum diye insanların sabır taşını yokluyo bence yapacağı en büyük hasenat o ikinçi makamı elinin tersiyle itip Br gencmize iş imkanı sağlamasıdır eşiyle birlikte o para yenmezz

    Yanıtla (7) (0)
  • kenyalı / 14 Aralık 2020 10:43

    böylece HACI MURAT kardeşimizin bütün tezleri doğrulanmıştır yüksek dehasından dolayı tebrik ediyorum

    Yanıtla (2) (0)
  • Nedim / 14 Aralık 2020 10:20

    Demin I.Kesici bey tv. da canlı yayında bir laf etti....
    " Hükumdar göz yummazsa,eşkiya kervan basamaz.."
    Ben başka birşey demiyorum sn. Kahveci...

    Yanıtla (11) (0)
  • M.Duman / 14 Aralık 2020 10:15

    Öyle bir sistem kuruldu ki,"altta kalanın canı çıksın" ve "benden değilsen yaşama hakkın yok" diyor.Malesef işin ozeti budur aksi yalandır..

    Yanıtla (9) (0)
  • victorYoksulluk değil sefalet / 14 Aralık 2020 09:54

    Bakan haklı dağılalım beyler.. Eylül 2020 4 kişilik aile yoksulluk sınırı 7400 TL.. Buna göre 4 kişilik ailede anne ve baba birlikte asgari ücretle çalışsa bile yoksulluk sınırından yaklaşık yüzde 40 daha düşük para kazanıyorlar ki yoksulluk bitmiş yerine sefalet ve kepazelik başlamıştır. Asıl sorun sefalet ve yoksulluğun bitmesi değil iktidar partisi mensuplarında vicdanın bitmesidir...

    Yanıtla (13) (0)
  • victorYoksulluk değil sefalet / 14 Aralık 2020 09:53

    Bakan haklı dağılalım beyler. Eylül ayında 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 7400 TL civarı. 4 kişilik ailede anne ve baba birlikte asgari ücretle çalışsa bile yoksulluk sınırından yaklaşık yüzde 40 daha düşük para kazanıyorlar ki yoksulluk bitmiş yerine sefalet ve kepazelik başlamıştır...Yoksulluk ve sefalet sorun değil de iktidar partisi mensuplarında vicdan ortadan kalkmış asıl sorun da bu işte...

    Yanıtla (7) (0)
  • KAHVECİ, HACI MURAT'A MI ÇALIŞIYORSUN? :)) / 14 Aralık 2020 09:24

    AKP’nin TÜİK’in kurumsal bağımsızlığına tecavüz ettiğini; ilan edilen oranların sahada toplanan değil, masa başında üretilenler olduğunu HACI MURAT hariç herkes biliyor. :)) TÜİK hakkındaki eleştirilere okey; ancak bazı şeyler ezber mantıkla yorumlanırsa yanlış sonuçlar verebilir: 1) GSYH ile elektrik tüketimi arasında eskisi kadar doğrusal orantı olmayabilir. Hasıladaki hizmet sektörünün ağırlığına bakmak lazım. 2) İstihdam düşmanı teknoloji nedeniyle GSYH artarken işsizlik de artabilir.

    Yanıtla (4) (0)
  • Deja / 14 Aralık 2020 09:02

    Bu yazdıklarınız milli gelir ile ilgili ve çarpıcı. Buna ilave olarak servette nasıl bir değişim yaşanmış ona da bakmak lazım. Eridiğini düşünüyorum.

    Yanıtla (4) (0)
  • Spartacus / 14 Aralık 2020 09:00

    Bir de AKP'lilerin hayatın doğal akışında olan iyileşmeleri kendilerine mal etme hastalığı var. 1960'lar 1940'lara göre daha iyiydi, 1980'lerde 1960'lara, 2000'lerde 1980'lere göre daha çok imkan vardı. Çünkü teknoloji gelişiyor. Otomasyon arttıkça üretim maliyeti azalıyor ve hayat ucuzluyor. AKP benim sayemde diyor. Alakası yok.

    Yanıtla (17) (0)
  • Refik Halit / 14 Aralık 2020 08:51

    Desene ülkenin hali nanay.

    Yanıtla (4) (0)
  • Kemal Doğan / 14 Aralık 2020 08:27

    Başa göre tarak. yada saça göre tarak.

    Yanıtla (6) (0)
  • samilhas / 14 Aralık 2020 07:18

    Siz hiç dışarı çıktınızmı ? ondan söz etmiyorum dışarı Paris ,Londra ,Newyork çanta elbisemakyaj için değif yurt içi AVM Bodrum Alaçatı'da değil sokak dertlerin yoksuluk sıkıntı intahar gzyaşı ızdırap acı ve zavallılığın oluğu bir adım ötenizdeki sıkıntdan söz ediyorum isterseniz oraya uğrayın zenginiz deyin hayatınız oyunca unutamayacağınız cevaplar alın tabi utanacakyüz ruhunuzu acıtacak vicdan varsa .

    Yanıtla (6) (0)
  • hakan sonok / 14 Aralık 2020 05:45

    2019 turizm geliri 34,5 milyar dolar...2020 yılı 9 aylık turizm geliri 8 milyar 145 milyon dolar...Türk Hava Yolları 2020'nin ilk dokuz ayında 667 milyon dolar ya da 551 milyon Euro zarar etti.

    Yanıtla (6) (0)
  • vedat savas / 14 Aralık 2020 02:57

    1998 den daha fakirmi$iz. Rakamlar, hesaplar. Cali$ma Bakani yoksulluk sorunu kalmadi diyor, yalanmi yani. Sn Kahveci,.Fala inanma Falsiz da derler, tavsiye ederim. Baksaniza koskoca Bakan biraz daha konussa herkesin mutluluktan ucup yere cakilarak öldügünü dahi söyleyebilr. Belliki kahve Falina bakiyor olmali. 3 ay mi desem 5 aymi desem, size büyük bir para gelecek de diyebilir, bekleyelim

    Yanıtla (15) (0)
  • Ne kaynagi, ne de umudu kalmadi bu ülkenin / 14 Aralık 2020 02:49

    ! Ülke tarihinin son on yilida cehennemi yasiyor, yasatiyorlar ! Menfaat ortakligi yayilmis, yilardir testisini dolduranlar kendi çikarlari için destek veriyor. Yandi ülke yandi. Hiç umudum yok düzelecegine.

    Yanıtla (16) (0)
  • karar okuru / 14 Aralık 2020 01:41

    ''yosulluk ve aşırı yoksulluk'' deyimi nedir. yani bir yoksulluk var birde aşırı yoksulluk var anlamında geliyor. biri açıklarsa beni mutlu eder ama bana saçmalama gibi geliyor.

    Yanıtla (0) (5)
  • A, er / 14 Aralık 2020 01:20

    Yaş 59 çocukluğumda elektrik, su foturası, 6.ayda bir gelirdi, gençliğimde 3.ayda bir gelirdi. Şimdi enson elektirk foturam 28günlük korkarım yakında haftada bir gönderirler.

    Yanıtla (13) (0)
  • Karar okuru / 14 Aralık 2020 01:18

    Dünyanın fakir ülkelerinden biriyiz. Ama gerçek şu ki mutlu küçük bir azınlık yaratıldı.Bu aynen Çinde. Olduğu gibi devlet eli ile gerçekleşti. Dünyada enfazla milyonerin olduğu ülke Çin. Birkaç yıl evvel bekar genç işadamları eş bulmak için düzenlenen bir baloya sadece katılmak için 20 ooo dolar ödedi. Türkiye’de de ayni yol izleniyor. Belediye başkanlarının bile maaşlarının dışında kamuya ait şirketten aylık alıyor. Oğlunu müdür,baldızını sekreter yapmış. Bu uygulama hayatıın her alanında.

    Yanıtla (13) (0)
  • bilimsel / 14 Aralık 2020 00:49

    türkiyenin bugün kişi başına düşen gelirini hesaplamak neredeyse imkansız. tüm bilgiler gizleniyor. borçlar bilinmiyor.ne kadar para basıldı bilinmiyor.
    salgında ölenleri bile bilemiyoruz.
    hükümet değişirse öğreniriz. ama feci durumda olduğumuz kesin

    Yanıtla (15) (0)
  • bilimsel / 14 Aralık 2020 00:43

    SURİYELİLER. türkiyedeki suriyeliler ne olacak bunlar geçimlerini nasıl sağlıyor türkiyede neler yapıyorlar bilgisi olan var mı?

    Yanıtla (13) (2)
  • bilimsel / 14 Aralık 2020 00:41

    ÖVÜNMEK
    bir insan geçmişi ile övünüyorsa
    ülkesinin coğrafyası ile övünüyorsa
    yöneticileri ile övünüyorsa
    bilinsinki kendisinin övünecek bir şeyi yoktur

    Yanıtla (19) (2)
  • fatih er / 14 Aralık 2020 00:37

    memlekette fakirlik yoksa pahalılık yoksa herşey güllük gülüstanliksa e hadi seçime gidelimde görelim memleket güllük gülüstanlikmi e hadi

    Yanıtla (17) (2)
  • Karar okuru / 14 Aralık 2020 00:31

    GAZETELER YAZDI. pandemi süresi içinde bir milletvekilinin soru önergesi ne ilgili bakanlık cevap verdi. 580.000.hanede doğal gaz kesilmiş.. 128.000.hanede elektrik kesilmiş. Bu hane de ikamet edenler borçlarını ödeyememişler. Bu kış zor geçecek. ALLAH yardımcımız olsun. Etrafımda yardım isteyip feryad eden o kadar çok kimse varki. Anlatamam... Kör gözler. Fukaralığı göremez.

    Yanıtla (24) (1)