Trump ile Putin’in Ukrayna doğal kaynaklarını paylaşmak için kurduğu 'paylaşım masası'nda kriz çıktı. Putin’in ABD desteğini kaybeden Ukrayna’dan daha fazla toprak almak için ateşkesi geciktirip ‘müttefikini’ oyalaması Trump’ı kızdırdı. 'Rus petrolü alan ülkelere yüzde 50 gümrük vergisi getireceğim' dedi. Biden'ın Türkiye'ye tanıdığı yaptırım muafiyeti yenilenmezse Rus gazının en büyük alıcılarından Türkiye için ağır bir fatura çıkabilecek.
RİYAD'DAKİ MASADA ANLAŞAMADILAR
Seçim sürecinde 'ABD Başkanı olursam Ukrayna'daki savaşı 24 saatte bitireceğim' diyen Trump, göreve başlar başlamaz Riyad'da Putin ile Ukrayna'yı paylaşmak için masa kurdu. Rusya'nın toprak, Washington'un ise değerli madenleri alacağını söyledi. Ancak Putin’in ABD desteğini kaybeden Ukrayna’dan daha fazla toprak almak için ‘müttefikini’ oyaladığı görülünce Trump tehdide başladı. 'Eğer Putin ve ben, Ukrayna'da anlaşamazsak Rusya'dan çıkan tüm petrole ilave vergi, petrolü alan ülkelere yüzde 50 gümrük tarifesi getiririm' dedi. Bu tehdit ise başta Türkiye ve Avrupa'yı yakından ilgilendiriyor.
TÜRKİYE’YE FATURASI AĞIR OLABİLİR
ABD, Joe Biden yönetiminin 2024’ün son ayında Türkiye’ye tanıdığı ve 20 Mart’ta Mayıs ayına kadar uzattığı yaptırım muafiyeti yenilemezse Trump’ın tehdidi Rus gazının en büyük alıcılarından olan Türkiye için ağır fatura çıkarabilir. Tehdidin Türkiye’ye yansımasını KARAR’a değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Mensur Akgün Trump’ın muafiyet protokolünü umursayıp umursamayacağının garantisinin olmadığını söyledi. Rusya yaptırımının petrol piyasasını sınırlı etkileyeceğini belirten Ekonomist İris Cibre ise, ‘Asıl risk, Trump’ın İran’ı bombalama tehdidi’ dedi.
TRUMP’IN PUTİN’E TEHDİDİ TÜRKİYE’Yİ TEHLİKEYE SOKABİLİR
Ukrayna’da paylaşım masasına oturduğu Putin’e çok öfkeli olduğunu söyleyen Trump, Rus petrolünü alan ülkelere yüzde 50 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu. Bu tehdit, Rusya’dan enerji ithal eden Türkiye’nin ekonomisini de krize sokabilir. Biden döneminde Türkiye’ye sağlanan yaptırım muafiyetinin yenileneceği ise belirsiz.
Seçim sürecinde ‘ABD Başkanı olursam Ukrayna’daki savaşı 24 saatte bitireceğim’ diyen Başkan Donald Trump, göreve başlar başlamaz Riyad’da Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile Ukrayna’yı paylaşmak için masa kurdu. Rusya’nın toprak alabileceğini Washington’un ise değerli madenleri alacağını söyledi. Ancak Putin, ateşkes ve barış konusunda yan çizince Trump, Rus lidere ‘çok kızgın olduğunu’ söyledi. NBC News ile mülakatında Trump, Rus liderin, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin “güvenilirliğini sorgulamasına” öfkelenndiğini kaydetti. Trump ayrıca, eğer Putin ateşkes anlaşmasına yanaşmazsa, Rus petrolünü alan ülkelere yüzde 50 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu. Trump, “Eğer Rusya ve ben, Ukrayna’da kan akmasını durduracak bir anlaşmaya varamazsak ve eğer ben bunun Rusya’nın hatası olduğunu görürsem, Rusya’dan çıkan tüm petrole yönelik ilave vergiler uygularım” dedi. Bu açıklamalar, dünya ekonomisi için yeni bir sarsıntı oluşturabilir.
Uzmanlara göre, Trump’ın tehdidini uygulamaya geçirmesi halinde Rusya’nın enerji alanında en büyük müşterilerinden olan Türkiye’nin ekonomisi de ciddi bir sorun yaşayabilir. ABD, Türkiye’nin Rusya’dan aldığı doğal gaza ödeme yapmasına olanak tanıyan yaptırım muafiyetinin süresini Biden döneminde kadar uzatmıştı. Ancak Trump döneminde bu muafiyetin tekrar uzatılıp uzatılmayacağı belirsiz. Bu açıklamalar Trump’ın Putin’e yönelik şimdiye kadarki konuşmalarının tonunda ciddi bir değişim olduğu anlamına geliyor. Avrupalı liderler, Ukrayna müzakereleriyle ilgili Trump’ın Putin’e sıcak mesajlar vermesine dönük endişelerini iletiyordu. Trump önce Zelenski ile Beyaz Saray’da dünyayı sarsan bir tartışmaya girişmişti. Ardından Putin’in taleplerine yeşil ışık yaktığı anlamına gelen bir tavır sergilemişti.
Son açıklamalar ise, ABD’nin Rusya’ya yönelik “tehditkar” bir söyleme geçiş yapması açısından dönüm noktası teşkil edebilir. Trump mülakatta ayrıca, Rusların kendi kızgınlığından haberdar olduklarını söyledi, ancak “Putin’le iyi ilişkileri olduğunu” da vurgulamayı ihmal etmedi. Trump, “Eğer doğru adımı atarlarsa kızgınlığım hızlıca geçer” dedi. Putin ile bu hafta tekrar görüşeceğini de ekledi. Gümrük vergileriyle ilgili yeni açıklamalarda bulunan Trump, bu hafta açıklayacağı yeni ticari tarifelerin yalnızca ABD ile en büyük ticaret açığına sahip ülkeleri değil, tüm ülkeleri etkileyeceğini söyledi. Trump, Çarşamba günü “Amerika’nın Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı günde büyük çaplı ithalat vergilerini açıklamaya hazırlanıyor. Tehdidin Türkiye’ye yansımasını KARAR’a değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mensur Akgün Trump’ın muafiyet protokolünü umursayıp umursamayacağının garantisinin olmadığını söyledi. Rusya yaptırımının petrol piyasasını sınırlı etkileyeceğini belirten Ekonomist İris Cibre ise, ‘Asıl risk, Trump’ın İran’ı bombalama tehdidi’ dedi.
KOLTUKTAN KALKMAK İSTEMİYOR: ÜÇ DÖNEM BAŞKAN ADAYLIĞI ‘ŞAKA DEĞİL’
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Anayasasını açıkça ihlal edecek bir şekilde Beyaz Saray’da üçüncü bir dönem için aday olmayı düşündüğü konusunda “şaka yapmadığını” belirtti. Pazar günü NBC News’e verdiği bir mülakat sırasında yapılan bu yorum, Trump’ın ikinci döneminin 2029 yılının başında sona ermesinin ardından iktidara tutunmaya çalışabileceğinin şimdiye kadarki en açık göstergesi oldu. 1951’den bu yana ABD Anayasası’nda yer alan 22. ek madde, “hiç kimsenin başkanlık makamına iki defadan fazla seçilemeyeceğini” belirtiyor. Bu, hem arka arkaya hem de farklı dönemler için iki dönemden fazla seçilememek anlamına geliyor. Telefon mülakatında Trump’a, ikinci döneminden sonra da görevde kalmaya çalışacağına dair defalarca yaptığı yorumlar soruldu. Daha önce “şaka yaptığını” belirten Trump, bu kez durumun böyle olmadığını söyledi. Trump NBC News’e verdiği demeçte “Planlar var, bildiğiniz gibi bunu yapabileceğiniz yöntemler var. Şaka yapmıyorum” dedi.
ALMANYA BAŞBAKANI SCHOLZ: AB, ABD’YE TEK VÜCUT OLARAK KARŞILIK VERMEYE HAZIr
Dünyanın önde gelen sanayi fuarlarından Hannover Messe Fuarı’nın (Hannover Sanayi Fuarı) resmi açılışını yapan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, AB’nin ABD’nin gümrük tarifeleri karşısında “zayıf” olmadığını ve Washington’a yanıt vermeye hazır olduğunu dile getiren Scholz, Birliğin elinde Başkan Donald Trump’ın gümrük politikasına karşı koyacak araçlar olduğunu vurguladı. Almanya Başbakanı Scholz, “Bu nedenle ABD’ye şunu söylüyorum, işbirliği Avrupa’nın hedefi olmaya devam ediyor. Ancak ABD bize çelik ve alüminyuma uygulanan tarifelerde olduğu gibi başka seçenek bırakmazsa, AB olarak tek vücut olarak yanıt vereceğiz.” dedi. Trump’ın gümrük tarifelerinin yanında “Önce Amerika” politikalarını da eleştiren Scholz, bunlara verilecek cevabın daha fazla serbest ticaret, daha fazla rekabet gücü ve daha fazla teknolojik egemenlik olduğunu söyledi. Scholz, ticaret savaşlarının tüm taraflara zarar verdiğine dikkati çekerek, “Piyasalara ve hisse senedi fiyatlarına baktığımızda, şu anda tarife politikamızla yanlış yolda olmadığımızı görüyoruz.” ifadelerini kullandı.