Ciddiyet ve akılcılık dönemindeyiz

Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a yapılan suikastın hedefinde hem Türkiye hem Rusya vardı kuşkusuz. Bunu sadece Türkiye-Rusya ilişkileri bağlamında da görmemeliyiz. Eylemci profili kurmaca, ama çok-katmanlı, çok-amaçlı bir girişim belki de söz konusu olan. Çözülme evresindeki terör örgütlerinin birden çok ve hatta birbiriyle çatışan istihbarat unsurunun etkisi altına girebildiği akılda tutulmalı.

Bu suikastın Türkiye-ABD, Türkiye-AB ve ABD-Rusya ilişkilerini de ilgilendiren ve etkileyen yönleri var. Bu ilişkilerin rayından çıkmaması için bütün aktörlere görev düşüyor. İttifak çerçevemizi değiştirecek halimiz yok. Gelgelelim, müttefiklerimizin bir değerlendirme yapması gereği var. Özellikle ABD’de Trump yönetimi işbaşına geçtikten sonra, Amerikan stratejisinin bir an önce görülür ve okunur hale gelmesi gerekiyor.

Yeri geldikçe vurguluyorum: Müttefiklerimiz Türkiye’nin dış politika ve güvenlik önceliklerine akılcı ve gerçekçi bir gözle bakmayı başarmalı. Biz de onları bu akılcı çizgi yönünde teşvik etmeli, mevcut plan ve öngörülerinin yanlışlığını anlatmalıyız. Bölgedeki sorunların çözümünde müttefiklerimiz kadar, Rusya ve İran gibi aktörler de önem taşıyor. Moskova’da gerçekleşen Türkiye-Rusya-İran toplantısı bunun örneği.

Rusya’yla stratejik bir işbirliği içindeyiz. Bunu sürdürmeliyiz de. Ekonomiden terörle mücadeleye, enerjiden Suriye sorununun çözümüne kadar pek çok alanda. İran için de aynısı geçerli. Üstelik Türkiye-İran ilişkilerinin çok ciddi ve fevrilik kaldırmayacak bir tarihsel derinliği de var. Batılı müttefiklerimizin de bu işbirliği bağlamını iyi kavramaları gerekiyor. Türkiye’nin bölgedeki ağırlığının, sorun çözücü ve akılcı politikalar eşliğinde iyice hissedilebilmesi için soğukkanlılık ve devlet ciddiyeti şart. Türkiye bu devlet ciddiyetini gösteriyor.

Moskova toplantısının ortak deklarasyon metnindeki garantörlük ve siyasi sürecin başlaması vurgusu önemlidir. Daha önce Cenevre örneğinde gördüğümüz gibi, iyimser olmanın anlamı yok. Ama muhaliflerin sürece sağlıklı biçimde katılmasını da içeren bu irade bildirimi ve muhtemel anlaşma çağrısı bir ilk adımdır. Küresel ve bölgesel aktörler bu adımların değerini bilmeli ve ortak zemin arayışına hız vermeli.

Aynı çerçevede Fırat Kalkanı Operasyonu hız kazanarak devam ediyor. El Bab’ın DAEŞ’ten temizlenmesi Türkiye’nin konumunu güçlendirecek. Operasyonun sadece terörle mücadele değil, asıl olarak Türkiye’nin savunması ve güvenliği anlamına geldiğini hiç ama hiç unutmamalıyız. Bölgedeki aktörleri çözüme ve uluslararası hukuk sınırları içinde davranmaya yönlendirirken, başta güvenli bölge olmak üzere, tezlerimizi daha etkin şekilde savunabileceğimiz bir çerçeve bu yolla da oluşacak.

Bir yandan da anayasa süreci yürüyor. 15 Temmuz darbe girişimi devletin yeniden yapılanmasını kaçınılmaz hale getirmişti. Türkiye’ye yönelik hesapları değiştirme, bölge sorunlarına çözüm getirme ve terörle mücadeleyi kararlılıkla sürdürme yolunda işlevsel ve sonuç alıcı karar mekanizmalarına ihtiyacımız var. Yeni bir yönetim sistemi hem istikrar hem atılım anlamına gelecek. Mevcut şartlarda istikrarı pekiştirmek, değişime ise hız katmak mecburiyetindeyiz.

Bütün bunlar olurken muhalefete de önemli görevler düşüyor. Üstesinden gelmemiz gereken hayati sorunlar konusunda hükümetten beklediğimiz ciddiyet ve akılcılığı muhalefetten de bekliyoruz. Türkiye’ye yönelik tehditlerin aşikar hale geldiği bir ortamda eski alışkanlık ve söylemleri sürdürmek muhalefetin alanını daha da daraltır. Kimi muhalif kesimler için, tıpkı MHP’nin yaptığı gibi, bir yeniden değerlendirme ve konum alma fırsatı var. Umarım bunu kullanmayı tercih ederler.

Bu yazıya sığan konu başlıkları bile yaşadığımız dönemin siyasal, tarihsel ve toplumsal önemini gösteriyor. Türkiye, kurtuluş ve kuruluş evresi dahil, büyük krizlerden güçlenerek çıkmış bir ülkedir. Ciddiyet ve akılcılığa yaslanmak da yarınımızı kuracak olan temel öğedir.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum