Genç subaylar neden yine rahatsız oldu?
1961 tarihli İç Hizmet Kanunu’nda resmi bir asker andı var.
İç Hizmet Kanunun 37. Maddesinde yer alan ant şöyle:
“Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ve askerliğin namusunu Türk Sancağının şanını canımdan aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyleyeceğime namusum üzerine and içerim.”
Kara Harp Okulu’nun olaylı mezuniyet töreninin resmi kısmında dönem birincisi Ebru Eroğlu, mezun 970 teğmene Cumhurbaşkanı’nın önünde bu andı okutmuştu.
Bir saat sonra yine aynı dönem birincisi, Cumhurbaşkanı’nın ve resmi protokolün tören alanından ayrılmasından sonra, törenin yapıldığı sahanın ortasında toplanan, kılıçlarını birbirine çatan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye slogan atan 300-400 teğmene
şu andı okuttu:
“Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız, şerefimizle öleceğiz. Ne mutlu Türküm diyene!”
Bu ant resmi bir metin değil. İddialara göre yazarı eski bir Özel Kuvvetler Komutanı. 1990’lardan, belki de 80’lerden bu yana bu ant Harp Okulları’nın mezuniyet törenlerinin resmi tören kısmında dönem birincisi tarafından mezun teğmenlere okutuluyordu.
İlk ne zaman okunmaya başlandı belirsiz.
2000’li yılların ortalarında asker-AK Parti krizi yükselirken her harp okulu mezuniyet töreninde, genç teğmenlerin Erdoğan, Gül gibi AK Partili isimlerin de katıldığı törenlerde bu andı okuması “mesaj”, “laikliğe bağlılık” yemini olarak haber olurdu.
Bu gayri resmi andın, resmi anda göre fazlasıyla siyasi, saldırgan olduğu açık.
Herhalde bu yüzden 2016 yılında askeri okullar ve harp akademisi kapatılırken bu ant da tarihe karıştı.
Askeri liselerin, harp akademisinin kapatılması ve hepsinin başında sivil bir rektörün olduğu Milli Savunma Üniversitesi’nde toplanması 2016 sonrasının refleksif ve panik sivilleşme adımlarının en radikaliydi.
Çünkü askeri liselerin kendine ait bir kültürü vardı ama o kültür Türkiye siyasi tarihinde kötü hatıralar da üretmişti.
Askeri öğrenciler, sadece profesyonel askerler olarak değil ülkenin sahibi, iç ve dış düşmanlara karşı koruyucusu misyonuyla yetiştiriliyordu, okulların müfredatında yoğun bir ideolojik propaganda vardı.
Bu da gayet normal karşılanıyordu.
Nitekim 2016’dan sonra iktidarın kontrolüne geçtiği için ayıplanan, vahlanan ordunun genç teğmenlerinin “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atarak böyle bir yemin etmesi, muhalif çevrelerde dolan gözlerle, gururla karşılandı, pek çok kişi yeniden “umutla dolduğunu” yazdı.
Tam da genç teğmenlerin “bizim” tarafımızda olmasından duyulan bu umudun kendisi zaten her zaman problemin özü oldu.
Bu son olayda esas kınanması gereken de, kılıç çatmalı, namuslu, ölmeli, tehditli eski geleneksel yemini bir hevesle okuyan genç teğmenlerin disiplinsiz davranışından çok bu umudun hala diri olması.
O yüzden, bu tarihi arka plan içinde, “ne var ki çocuklar Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye bağırmış suç mu” savunması fazla naiflik oluyor.
Üstelik yakın tarihin içinde askerlerin de olduğu pek çok krizinin başlangıç anında; Atatürk’e bağlılık bildiren muhtıralar ve konuşmalar, Atatürk anıtına “Harbiyeli Aldanmaz” diye çelenkler, caddelerde Atatürk’e bağlılık bildiren kıya yürüyüşleri, tank geçişleri varken…
Ama genç teğmenlerin yemin disiplinsizliğinden, bir darbe tehdidi çıkarmak da bir kaşık suda fırtına koparmak oluyor.
Halbuki ortada iktidar için “darbe tehdidinden” daha ciddi bir mesele var.
AK Parti iktidarı, Türkiye’yi demokratikleştirmek, sivilleştirmek, halkın yarısını ikinci sınıf vatandaşlıktan kurtarıp eşit yurttaş yapmak, inkar ve asimilasyon politikalarını bitirmek için çok radikal ve tarihi adımlar atarken, onun tetikleyicisi Türkiye’de 80’lerden bu yana süren resmi ideoloji dışına çıkmış özgür entelektüel tartışmalar, üniversiteler ve sivil toplumdaki hareketlilik, medyadaki çok seslilikle yaşanan bir zihniyet değişimiydi.
Şimdilerde Kemalist tarihçilerin ayıpmış gibi anlattığı, resmi ideoloji propagandası dışına çıkmış akademisyenlerin post-Kemalist tarih yazımı bütün akademik ve entelektüel tartışmaları kuşatmıştı.
Sivilleşme, demokratikleşme, insan hakları sivil toplumdan yükselen taleplerdi.
Medya bütün bu tartışmaların görünür olduğu bir kamusal alan haline gelmişti.
Atatürk, Cumhuriyet’in kuruluş dönemi, ordu-siyaset ilişkileri üzerine önemli eleştiriler yapılıyor, pek çok üstü kapanan gerçek ortaya çıkarılıyordu.
Nedense bu aralar küçümsenen siyasetin üzerine düşmüş “asker ne der” gölgesi, Türkiye’nin üzerine çökmüş askeri vesayet bu basıncın sonucu olarak kaldırılabildi.
Şimdilerde bir FETÖ operasyonuna, büyük bir kandırılmışlık hikayesine, Yetmez ama Evet diyen 10 bin kişiye mal edilen 2010 referandumu; askerlerin siyasetteki gölgesini kaldırma kavgasının bir finaliydi ve o referandumda çıkan yüzde 58’lik desteği, AK Parti 23 yıllık tarihinde bir daha hiçbir seçimde ve referandumda göremedi.
2013 yılında bile AK Parti iktidarı, çözüm süreci gibi radikal bir tarihi adımı atabilen, bunun için bugün bir araya getirilmeleri mümkün olmayan, pek çoğu tvlerde bile yasaklı hale gelmiş 63 ismi akil insan yaparak seferber edebilen bir kapsayıcılığa sahipti.
Ama AK Parti iktidarı gücü elinde topladıkça, özgüveni arttı, ihtiyacı kalmadığını düşündü ve tasfiyelerle yüzde 58’lik ittifakı dağıttı.
Hatta bu siyasi ve ideolojik özgüvenle AK Parti’nin 2013’teki İstanbul il başkanı, İslamcı gelenekten gelen Aziz Babuşçu’nun herhalde şimdilerde pişman olduğu o konuşması bu yol ayrımının referansı haline geldi:
“10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde bizimle paydaş olanlar, gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Onlar da şu ya da bu şekilde her ne kadar bizi hazmedemeseler de; diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte bir şekilde paydaş oldular ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak.”
Günün sonunda yıkım başarılı olsa da inşa dönemi büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı.
Kapsayıcı AK Parti iktidarı gitti, yerine kendi Cumhurbaşkanları, Başbakanlarını bile budayan sert bir tasfiyecilik, dar kadroculuk geldi.
Özellikle 2016 sonrası iktidar,, sivil toplumu ve medyayı ya kriminalize etti, ya kontrol altında aldı ya da kendisine bağımlı hale getirdi.
Kendi sivil toplumunu kurma iddiasıyla aslında içine kapandı.
Yüzde 58’lik değişim bloğunun içinde olan, ona öncülük eden liberal, demokrat, sol entelektüeller televizyonlarda ve kamu alanında yasaklı, lanetli hale getirildi, bir zamanların akil insanları sadakat, yerlilik ve millilik mülakat sınavlarına takıldı.
Böylece çölleşen medya, kamu ve entelektüel hayatı milliyetçilere, ulusalcılara, yerli ve milliliği bir kutsal slogan gibi tekrarlayan AK Parti militanlarına, emekli askerlere, komplocu, üçüncü dünyacı, sadakatten başka vasfı olmayan düşük profillere kaldı.
Artık güç ve iktidar bizde, bizim sözümüz geçerli olacak özgüveniyle girilen yolda, İslamcılar da günün sonunda kamusal alandan dışlandı ya da tasfiye olmak istemeyenler bayrak, tank, devlet öven yerli milli İslamcılara dönüştüler.
AK Parti iktidarının tarih, siyaset, kültür, kimlik, toplum adına orijinal söz söyleyecek organik aydınları da belli ezberleri ve sloganları tekrarlayan aparatlarda dönüştüler.
Böylece Türkiye’nin kamusal alanında fikri hakimiyet yasaklı olmayan, sansürlenmeyen, meşru muhalefet olarak görülen milliyetçilere ve Kemalistlere kaldı.
10 senedir televizyonlarda her akşam milliyetçi emekli askerler, ulusalcı avukatlar ve yerli ve milli AK Partili profiller arasında esas kim en milliyetçi kavgasından başka birşey yapılmıyor.
Bu fikri çöllükte yetişen gençler de bu iklimden etkilendiler.
Arkasında bir dünya görüşü, tarihe evrensel bakış olmadan değiştirilemeyen, sadece propagandanın içine muhafazakar sos katılan bir müfredatla yetiştirilen gençler en eski dallara milliyetçiliğe, Kızılelmacılığa, Osmanlıcılığa, İttihatçılığa, Kemalizme tutundular.
Günün sonunda gençler arasında Türkçülük yükselmeye, Atatürkçülük yeniden güçlenmeye başladı
Sadece okullardaki kitaplarda bunu görmüyorlar, televizyonu açtıklarında, siyasetçileri dinlediklerinde hep aynı bozuk plağı dinliyorlar.
Nihayet askeri okullardaki genç teğmenler de bu atmosfer içinde yaşıyorlar.
Muhtemelen yaptıklarının gayet doğal ve doğru olduğunu düşünüyorlar, bunun bu kadar tartışılmasına şaşırıyorlardır.
Muhtemelen iktidar da sonucun bu olmasına şaşırıyordur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, art arda katıldığı harp okulu mezuniyet törenlerinde törenler öncesi bir de açılış yaptı.
Kara ve Hava Harp Okulları’na inşa edilen camileri açtı.
Dikkatli gözlerden kaçmamıştır.
Askeri okulların mezuniyet törenlerinde bir süredir sahaya Atatürk ile birlikte başkomutan olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dev posterleri asılıyor.
FETÖ tasfiyesinden bu yana orduda büyük kadro değişimi yaşandı.
Ama anlaşılan 2016’dan bu yana geçen sekiz yılda askeri liseleri kapatmak, ordu kadrolarını yenilemek, harp okullarına cami açmak, Atatürk ile birlikte Cumhurbaşkanı’nın posterini asmak, yeni teğmenler için pek bir şey ifade etmedi.
Hatta askeri okulların mezuniyet törenlerine Atatürk’ün yanında Erdoğan’ın resmini de asmak teğmenlerin korsan bir ant içme töreninde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağırmasını teşvik bile etmiş olabilir.
Demek ki zihniyet değişimi sadece güç kullanarak yapılamıyor, bütün bu otoriter ve jakoben değişimler, genç askerlerin de içinde olduğu kültürel, sosyal, ideolojik iklimi pek değiştirmeyi başaramadı.
Yani ne yaptıysa iktidar kendisi yaptı. Yıktı ama yerine bir şey koyamadı.
Koymayı denedi ama olmadı, başarısızlıkla sonuçlandı. Hala bu başarısızlığı kabul etmiyor, telafisi için de adım atmıyor.
Ama doğa da siyaset de boşluk kabul etmiyor.
Eski hayaletler geri geliyor.
Peki, şimdi bunun için teğmenleri suçlayabilir miyiz?















"Yıktı ama yerine bir şey koyamadı."
Yanıtla (0) (1)yıkımın öncüsü olan liberaller, "yerine ne koyacaksınız" diye soran herkesi kemalistlikle, statükoculukla suçluyor, "bir yıkalım da gerisine bakarız" diyordu. kendilerini "öncü" gören kibirleri hiç eksilmiyor ama maşallah.
Çünkü kendi statükolarıyla hesaplaşmadan bu işe giriştiler. Şuan gerçekle yüzleştiler. Çözümü eski sütatikoya dönmekte buldular. Ama çözümun o olmadığı da bir gerçek. Dolayısıyla "yeni" ye ihtiyaç var.
Yanıtla (0) (0)Güzel ve düşündürücü bir yazı olmuş. Teşekkürler
Yanıtla (1) (0)Hilekarlığının cezası olarak Sisifos tanrılar tarafından büyük bir kayayı dik bir tepenin doruğuna yuvarlamaya mahkûm edilmiştir. Sisifos tam tepenin doruğuna ulaştığında kaya her zaman elinden kaçmakta ve Sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalmaktadır. Memleketin hali Yunan mitolojisindeki sisifosun trajedisi gibi.
Yanıtla (1) (0)HARBİYELİ paranoyasının hortlamış olması beni de rahatsız etti.
Yanıtla (7) (14)Neyin edebiyati bu? Baski ve tehditle yönetilmekten memnun olup da, masum genćleri öcülestirmek en hafifinden ayip!
Yanıtla (0) (2)Ne yaparsan yap askeri okulların eğitim müfredatını değiştirmeden kendi halkını, kendi dinini tehlike gören asker yetiştirme garabetinden kurtulamayız. Nitekim son yaşanan hadisede de bunu görüyoruz, bu tegmenlerin yaptığı korsan yemin masum falan değildir. Bu teğmenler bu hareketleriyle tehdit gördükleri muhafazakar dindar türk halkına o kılıçlarını kaldırdırdılar. Mutlaka soruşturulmalıdır.
Yanıtla (8) (5)Ne fecaat bir zihniyet. Tarikat ve cemaatlerden devsirin, tam istediginiz gibi olmaz ama. Gençler sayenizde 22 yildir cehhennemi bir ülkede her türlü yoksullugu, baskiyi, kindar, parçalayici siyasetin zehiriyle yasadilar. O muhafazakarlar seyretti yikimi. Gençleri yaftalayarak bu kirli iklimi aklamayin.
Yanıtla (1) (2)Kürtler bu devletin meşru sahibi ve ortağıdır. Bunlar, Boşnak, Arnavut, Çerkez, Gürcü, Arap vesaire olsalar da kendilerine Türk dedikleri için Türk’türler. Kendine Türk diyen herkes Türk’tür.
Yanıtla (9) (3)Ben Türk değil Kürdüm. Kendimi Türk olarak görmek zorunda değilim. Sen Kürt müsün? Değilsin. Peki zorla sana Kürt demem hoşuna gider mi? Gitmez. Herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir Kürdüm.
Yanıtla (13) (6)Sen, anayasal olarak Türksün yoksa Kürtsün tabii, buna itiraz yok. Almanya'da işçi olsaydın, çocukalrın anayasal olarak alman olacaktı. Bu belgeye ''Deuscher Pass veya ''Ausweiss'' denir denir ? ABD de 130 milyon latin yaşar ve orasının yerlisidirler meksika savaşta bu toprakları kaybetmiştir. Ana dilleri ispanyolcadır veya yerli dillerdir. ABD de eğitim dili resmi olarak ingilizcedir. İnsana kendi ırkını seçemez. Irkcılık, ruhi bir hastalıktır.
Yanıtla (11) (2)Kendine türküm diyen herkes turktur. Ve kendine kürdüm diyen herkes kürttür.hickimse bir kürde sen turksun gibi saçma bişey dayatamaz
Yanıtla (3) (0)O zaman anayasal olarak ne mutlu türküm diyene sözünü kabullenecem ama içimden de ne mutlu kürdüm diyene mi diyecegim. Bırakın bu garip açıklamaları ya
Yanıtla (0) (0)ABD'de resmi dil yok.
Yanıtla (1) (0)Sayın Oğur, tabi ki herkesi suçlayabilirz. Birlikte üretiyoruz biz bizi ama bu yaşta ne görmüş ne çekmiş olabilir ki genç teğmenimiz daha mesleğine intikal ettiği ilk gün gün, kendine seçtiği misyon bu mu olmalı. O güzelim genç suratlarında yapay bir gerginlik, kötü bir oyunculuk sayılırdı sahnede olsalardı, abartılı bir ses tonu. Şakır şukur kılıçlar kabzalar. Gerçek harpler ve bekçilikler bile artık böyle yapılıyor olmazken. Olmuş S-400 ü bilmem ne 15 i dron 1050 si altı üstünde ülkelerin...
Yanıtla (2) (4)Bu yaşta ne çekmiş öyle mi.. Bir elleri yağda, on elleri balda bir ülkede mi yaşadılar? Haberleri açınca tiksiniyorlar, izletmiyorlar artık. Çünkü sürekli kutuplaştırma, hakaret, gençleri umursamazlik, yoksulluk , sınıfta öğrenci konuşmaya korkuyor, fişlenmekten korkuyor, geleceğinin kaydırılmasından korkuyor, bir simit çay alamıyor, özel okullara para veremiyor, parasız eşit eğitimi bitirdiniz, adım atacakları mekan, alan kalmadı, ezildiler.. Her gün bir gerilime uyanıyorlar.. İzan!
Yanıtla (1) (1)Otoriter ve jakoben değişimler sadece genc subaylari degil toplumun buyuk cogunlugunu rahatsiz etti. Insanlar bikti, usandi, nefret etti dayatmalardan ve ithamlardan. Halkin Cumhuriyet'in degerlerine sarilmasi bosuna degil. Yoksa, din tacirlerine, tarikat ve cemaatlere kaldik. Insanlar bunu anladi. Birde merdiven alti islamci zihniyetin ulkeyi goturdugu yeri fark etti vatandas.
Yanıtla (8) (3)Hay ömrüne bereket, durumu iyi özetlemişsiniz...
Yanıtla (1) (1)Bu yeni nesil çocuklar herkesi dinliyor ama hiç kimseyi DE dinlemiyor,,,aşırı zekiler herşeye karşı farkındalıkları çok yüksek,,herşeyi iyi analiz ediyor çıkarımları ile yol alıyorlar,,Türkiye iyiye gidecek..Kimse korkmasın...Korkunun ecele faydası yok,siyasi dinazorların yok oluşuna hazır olsun herkes..
Yanıtla (11) (1)Sloganlarla yola çıkanlardan bir şey olmadığını defalarca gördük. O yüzden maalesef. Boşa umutlanmayın. Eski Türkiye gelmeyecek. Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı.
Yanıtla (3) (2)Türkiye iyiye giderse eskiye mi dönecek? Bu nasıl çıkarım?
Yanıtla (1) (0)Niye ki, desteklediğiniz akp 22 yıldır kindarlık söylemiyle, etiketleme ile, kutuplaştırmacı sloganlarla hasını ? Kör sağır olmak ne büyük konfor diyebilseydim.
Yanıtla (0) (0)"Mustafa Kemal"in Askerleriyiz" bir siyasi slogan mıdır? Hayır. İyi de buna karşı asker ocağında dua okumaya neden karşı çıkıyor aynı kesim? Burası peygamber ocağıdır. Gerçek Mustafa Kemal'in Askerleri bu ocağın bir peygamber ocağı olduğunu bilirler.
Yanıtla (2) (0)Şu anda bu duruma en çok sevinen iktidarın gizli kripto ortagı Perinçekgillerdir. Hamdolsun diyorlardır. Bakmayın siz Bahçeli'nin olmaz degisine Perinçek eşittir bahçeli ikiz kardeşler rte etrafinda kendi yandaslarını tahkim ettiler.. akp liler bakar kalır öyle neyse kendi etti kendi buldu
Yanıtla (0) (0)AkpartiMHP yaşlı ve ilkel bir parti .Günümüz insanının sorunlarına her hangi bir çözümü yok . Modern dünyadan kopuklar .gençlerle aynı dili konuşamıyorlar .Sadece Türk yada Kürt gençleri değil .Orta doğudan büyük umutlarla gelen mülteci gençler arasında bile bir ışıltısı yok bu partinin.
Yanıtla (19) (8)Haklısınız yorum beyciğim,Ak parti çok yaşlı, chp ise çok genç:))
Yanıtla (11) (13)CHP'nin göz önünde olan kadroları diğer iki partiye göre genç .Var mı AKP'li dinamik, coşkulu bir siyasi ? Dahası şöyle soralım: Erdoğan ben bugün bırakıyorum dese yerine geçecek ,kitleleri hareketlendirecek genç ve dinamik kim var?
Yanıtla (12) (4)Erdoğan da partiyi kurduğunda gençti ,yol arkadaşları da...Şimdi de genç kadrolar yetişiyor, Selçuk Bayraktar mesela.Kitleleri, gençliği fevkalade heyecanlandırabilecek bir vizyona sahip.Ayrıca akıl yaşta değil baştadır demişler, gençliğe, ihtiyarlığa bakmaz .Tecrübe, birikim , devlet kadrolarını, işleyişini tanımak da çok önemli bir değer yorum kardeş.
Yanıtla (5) (8)Gölgesinde ot bitmeyen ağaç misalinde olduğu gibi, AKP sisteminde de duyarlı, ufku açık, özgür iradeli, inancında bile samimi, rakiplerine bile adaletli ve alternatif düşünme becerisi olan bireyler yetişemez. Dikkat edin mühendis, mimar, uçak imalatçısı yetişmez demiyorum. Hangi partiden daha genç veya yaşlı olmasının bir önemi yoktur.
Yanıtla (3) (2)Gençleri ve toplumu tanımadığınız ve villalarınızdan çıkmadığınız için AKP batıyor. Anavatan partisi gibi dibi boyluyorsunuz. Damatların Anadoluda hiç bir karşılığı yok . Tarlaya patates ekemeyen adama dronlar harikalar diyarında masalı anlatamasın.Ama siz böyle devam edin. Çöküşünüz pek neşeli,pek eğlenceli.
Yanıtla (10) (2)Ne önyargılı bir yorum, haset de kokuyor, villada olduğumuzu ne bildin?Çöküş varsa üzülmen gerekir ,eğlenci bulman da çok sıkıntılı.Titanik'in kemancısı mısın be mübarek ?
Yanıtla (3) (5)Bayraktar kendi işinde başarılı olsun. siyaset konuştuğunda yeni bir şey söylemiyor, tipik akp ağzı...
Yanıtla (7) (3)Ak parti ve diğer partilerin kadroları hangi eğitim sisteminde yetişti Mehmet bey? Ak partiden önce ülkede Oxford vardı da oradan mı yetişiyordu kadrolar?
Yanıtla (4) (2)Chp gençmiş, kim gençti?Baykal mı, Önder Sav mı, Kılıçdaroğlu mu?Bir kaç aydır Özgür Özel geçti başa diye önceki 75'lik ihtiyarları ne çabuk unuttunuz ?
Yanıtla (4) (2)09:23...Öneri mantıklı ama biraz daha zorlamak lazım Matematiği..Denenmişi tekrar de emekle sonuç değişmez..
Yanıtla (0) (0)Bugun icinde bulundugumuz dunya ivin M.Kemal birsey ifade etmemektedir..Gecmiste kaldi ..Onun adini one cikararak birtakim hesaplaea girenlere soralim M.Kemal burada olsa ne yapardi..El Cevap kesinlikle AKP yi iktidardan indirir olacaktir..Cunku 1923 kafasi ile bugunku gerici(!) Iktidar hic uyusmamaktadir..herkes aslinda kimin askeri olduguna bir baksin..Birileri bir yuzyil daha vesayet hesaplar yapmakta cunku..
Yanıtla (3) (7)Peki 2.Mahmud ile Mustafa Kemal pasa arasında ne fark.var..Biri başlangıç digeri sonuç..Hatta Abdülhamid çarşafı yasaklamıştır..O günün şartları ile bugün anlaşılmaz.Hepsi devrinin şartlarına göre kendilerine göre çare aradı..Bugun olsalar başka türlü olurdu..misal:abd ne yapabilir?..Çin tehlikesi için ,,kripto para hazırlığı (rezerv para vb) Çin sanayisi KARA DELIK gibi yutuyor diger sanayii üretimini .Bu bir yerde kırılacak.!..Yeni Gelişen şartlar mevcud düzeni sarsar.!..Kiyamete kadar böyle.
Yanıtla (1) (1)La bana bak 2. Mahmut kuranın ahkamını kaldırdımı, ne dediğinin farkında olmayacak kadar cahilmisin, yoksa bizleri ahmak yerine koyup ırkçılık saiki ile hiç ayrım yapmadan , islamiyetide islam dışılıĝıda aynı potada bir tutup, her şeyi türkün üstünlüğü hastalıĝına kurban ediyorsun.
Yanıtla (2) (1)Türkiye'de bir bölüşememe sorunu var. Bir de farklılaşmış mahallelerin birbirlerini kabul etmemesi ve birbirlerine tahakküm etme yarışı.
Yanıtla (6) (0)Bölüşememe hem yönetimi hem de bununla ilintili ülkenin kaynaklarımı kapsıyor.
Tahakküm etme yarışı ise hiç bitmedi. Güçlünün zayıfı ezmesi, büyüğün küçüğü yutması doğal bizde. Tarafgirlik mahalle anayasanın birinci maddesi neredeyse. "Bizden" olanlar suç işlese de desteklenir.
Mahalle kültüründen şehir kültürüne, millet kültürüne evrilmemiz lazım.
İktidarın pastayı büyütemediği her toplumda bölüşememe sorunu çıkar. Sorun konjonktürel, halk da bunu anlayacak kadar iyi yetişmişse sorun hafif atlatılır. Pasta bizdeki gibi kötü yönetimden ötürü küçülmeye başlarsa sorun büyür. Gelir dağılımının hızla bozulması, küçük bir azınlık devlet eliyle zenginliğine zenginlik katarken, yığınların yoksulluğunun ve yoksunluğunun giderek derinleşmesi işi çığırından çıkarır. Venezuella'yı da geçer, 30 sene öncesinin Somali'sine doğru yol alırız.
Yanıtla (1) (0)Mustafa Kemal'in askerleriymiş, Türkiye Cumhuriyeti ve vatandaşlarının askeri oluncaya kadar vallahide billahide size muhabbet beslemeyeceğim. Abdülhamitten de Atatürkten de Erdoğan'dan da bıktık. Bu ülkede insanca yaşamak ne zaman mümkün olacak arkadaş. Bunlar böyle yapar Akp güçlenir. Erdoğan'ın arayıpta bulamadığı şey. Allah akıl fikir versin.
Yanıtla (7) (4)Hülâsa: Kur’ân hem zikirdir, hem fikirdir, hem hikmettir, hem ilimdir, hem hakikattir, hem şeriattır, hem sadırlara şifa, mü’minlere hüdâ ve rahmettir.
Yanıtla (8) (6)Kur'an'ı abartılı bir şekilde övmekle değil, anlamakla daha iyi Müslüman olunur. Kur'an'ın ne olduğunu Allah-ü Taala yine Kur'an'da belirtmiştir. Gerisini isteyen Müslüman benimser, istemeyen benimsemez.
Yanıtla (2) (1)Cumhuriyete reklam arası diyenler, Kızıl elma hayallerinin arkasına saklanarak Cumhuriyet(C) kaldırılıp Türkiye-Osmanlı nizamı kurarak/ Hailfelik isteyenler, Halkın Dindarlığını yeterli görmeyip/Diyanetin kapatılarak Selefi İslam eğitimi verilmeli diyen(Eğiteme de sızan) tarikatlar, keşke yunan kazansaydı diyen tarihçler..Harbiyenin aklına bunlar gelmiş olabilr mi? Cumhuriyet, Kızılelma masallarıyla kurulmadı.
Yanıtla (4) (5)Cumhuriyet halka sorularak da kurulmadı...referandum mu yapıldı hayır...tepeden inme...bu günkü çatışmanın sebebi de güç bende halkda kim oluyor...şapka giy yoksa kelleni alırım.....
Yanıtla (3) (0)Normal karşılanıyordu cümlesi yanlış bence. Eskiden ülkeyi onlar sahiplenmişti şimdide bunlar. Arada sahiplenemeyenler ezilecek. Çok yazık.
Yanıtla (0) (0)Aslında fetöcüler rahatsız kılıç çekenlerin içinden onları ayıklamak gerek...ayrıca Türk ordusunun askeriyiz mustafa kemalin değil...artık kuzey Kore liginden çıkalım.....
Yanıtla (1) (2)Bu suuni gündemler ,AKP ve ortaklarını dört sene sonra iktidardan düşmekten kurtaramaz.Gündem işsizlik, hukuksuzluk, korkunç derecede sayıları artan göçmenler vesaire.Teğmenler şunu yapmış bunu yapmış geçin
Yanıtla (4) (1)Bir arkadaşım vardı,AKP'ye hep iktidara''bizimkiler''geldi,diyordu.Acaba iktidar ''bizimkiler'in olduğu için mi sonucu böyle oldu?
Yanıtla (1) (0)Evet bu teğmenleri suçlayabiliriz. Çünkü ant içmenin yasal bir metni ve prosedürü olur. Diğeri askeri nizam ve disipline aykırı olur. Her hizip ve gruba göre korsan ve yasa dışı ant içme olmaz, olursa sonu TSK içinde bölünmeye, gruplaşmaya ve cuntalaşmaya gider. Yarın keyfi ister durumdan vazife çıkarıp hükümete karşı darbeye teşebbüs eder. Teğmenken bunu yapanlar general olup TSK yönetimine geçtiğinde ne yapar. Demokrasi kurallar ve kurumlar manzumesidir.Askerlik serkeşlik ve keyfilik kaldırmaz
Yanıtla (34) (53)Bu yorumu AKP yalakalığı yapan görevdeki subaylar için de yapabiliyor musunuz?
Yanıtla (28) (5)Ahlat da Hudaparla elele sahneye çıkan komutanlar için, mesela....
Yanıtla (17) (3)Huda par bu ülkenin gerçeği, sadece kendinizi görmeyin bu ülkenin yüzde 90 nı kurana inanıyor, kuran hakim olsun lafına ancak kurana inanmayanlar karşı çıkarlar
Yanıtla (6) (10)Kura'n hakim olamaz. İnsan hakim olur, kurumlar hakim olur, gücünün yettiğine hükmeder. Kur'an Cebrail Aleyhisselamın Peygamberimize, insanlara rehber olsun diye tebliğ ettiği Allah'ın emirleridir.
Yanıtla (5) (1)Türkiyede islamı yaşayan kitle maksimum %10dur. Geri kalanın çoğu laf olsun müslümanlığını yaşar .Bir çoğu da agnostik ve dinsiz.İslam Türkiyede inanç değil alışkanlıktır.
Yanıtla (9) (2)Bu ülke milletler kavimler mozayığı, ve islamdır, güç ve ilhamını burdan alacaktır kesin.
Yanıtla (8) (28)Yani anayasası Kur'an esas alinarak tanzim edilecek yani kuran baş anayasa olacaktır, her kavim ve milletide Allahın bir ayeti görecek, her kavim ve milletin sahip olduğu kimlik ve kullanıp hakları eşit ve ayni olacaktır, herkes türktür saçmalığı son bulacaktir, ha toplumsal uzlaşı ve dokratik konsesuslarlar birlikelik ve düzenlemeler her zaman semokrasinin gereklerindendir, ama şiddet ve hakaret tarttır.
Sen ne dersin darbeler karşıtı mürsel kardeşim
Yanıtla (2) (7)Lahavle; bu ülke mozaik değil macun veya eldokuması halı gibi; Edirne' den bir ip çeksen ucu Hakkari' den çıkar.
Yanıtla (7) (5)Üst kimlik Türk ülke adı Türkiye.
Anayasa; Kur' an' ın esasları, sünnet akıl, tarihimiz ve insanlığın ortak değerleri olmalı.Meşveret ve şuranın tecelli ettiği TBBM, çatışmayan kuvvetler ayrılığı, son tahlilde ehveş şer bir yönetim; İslam' ı sahiplenmeyen saygı bir siyaset, her çeşit otokrasinin ülkeyi boğduğu şuurunda bir vatandaş ve kamu alanı hariç günah işleme özgürlüğü olabilen
Edirneden bir ip çeksen değil Hakkari ,,Bosna'nin en K.bati Bihac'tan başlar,, Kırım, Kafkas,,Kerkuk,Şam.Kudus ,Trablusgarb ve diğer yerler kımıldar..ispati:Bugun Viyananin simgesi olan katedralin tepesinde tonlarca ağırlığında ki çan'in adi Türk çan'i..dileyen araştırsın niye o isimde..!..
Yanıtla (3) (4)Kur'an Anayasa olarak dusunulmemeli,daha cok başvurulacak en temel referans olarak dusunulmeli..Hicbir fani hic bir cagda Kur'an in bildirdiklerini nihai yorumunu yapabildigini iddia edemez..Yapilacak olan guncel meselelere onun isiginda her daim yeni cevaplar aramaktir..Bulunacak cozumler cogu zaman kismi olacaktir ve her asamada Kur'an isiginda yeniden gozden gecirilecektir.Meclisimizin dunya Islam meclisi ve şurasi seklinde tanzimi bu maksat ile gereklilik olarak onumuzde durmaktadir.
Yanıtla (4) (5)Rum 22. Ayet (bir cihette Anadolu suresi demektir, çünkü anadoluya diyari rum denilirdi kuran indirildiĝinde, buda ilginçtirki, anadoluda ırkçılık yapılacak, bazi kavimler yutulacak anlamınada işaret eder)
Yanıtla (4) (11)" O’nun kanıtlarından biri de, gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olmasıdır. Kuşkusuz bunda bilenler için ibretler vardır."
Şimdi bu ayetin ahkamını ortadan kaldırmakla türkü üst kimlik olarak vaz etmeklev yanlız bu nokta bu sıfatla kafirsin, ilahlık dava edersin
Bu iddialar boş,
Yanıtla (2) (5)kendi milletinin ve müslüman milletlerinin inanç ve değerlerine ihanet edip, onun yerine ırkçılığı(sağ kesim) ve laikliği(sol/kemalist kesim) ikame eden hainlerden bir cacık olmaz, israil abd güdüm ve mütefiğinde mankurtlar ancak olur. sende sağ cenahta ırkçılığı din sosu ile ikame etmeye çalışanlardasın, onunla ava çıkıyorsun, mahzeninde zombisin.
tıpkı yahudi zihniyeti gibi Rabbi haşa kendi hizmetinde gören, kendi nefsi arzusuna göre harekete amede gören hastalıklı zihniye
Kuranı bir inanç kitabı değilde, Fizik Kimya Coğrafya, Hayat bilgisi Astronomi, Anayasa vs kitabı gibi değerlendirmek kara cahillik olur. 1400 Yıl öncesinde geldiği topluma temel bilimlerinden ve toplum yaşamından dini örnekler veren Kuran'ı, Günümüz temel bilimlerinin önüne geçirmeye kalkışarak kıyasa tabi tutmak dine hakaret olur. Kuran Dine aittir. Yerini koruyalım.
Yanıtla (2) (1)Sen dinin ne olduğunu bilmiyorsun, bütün varlığı yoktan var eden hiç saydığın fizik kimya matematik biyolojiyi es geçermi, bu ilimler Allahın varlık ve delilinin ve yarattiğı kainatın bize izahı ve şerhidir, teşviktir. Bu ilimleri dinden kurandan allahtan bağı kopuk zan etmek, ahmaklık ve dinsizliktir.
Yanıtla (2) (4)Lahavle; ırk ve millete çeşitli açılardan bakılabilir.Mümin vatansever bir kürdü, dinsiz siyasi milliyetçi bin türke tercih ederim.
Yanıtla (4) (1)Türk' e üst kimlik demem bu düşüncemle çatışmaz çakışabilir. Türk eşitler arasında birinci olmalı. Bir vücudun baş kısmı gibi.Bu her alanda önde ve üstün olması demek değil.Kürtçe siyasi amaç dışında her alanda kullanılmalı türkler de kürtçe konuşabilmeli.Hava gibi değil su gibi kaynaştığımızda kürtçe 2.resmi dil olabilir.Osmanlı ve Usa modeli örnek alınmalı..
Yahu siz neyin kafasını yaşıyorsunuz.. Cidden kaygılanmamak elde değil, eski toprakları hala yadetmek, hala kendi toprağımız saymak .. inanılmaz bir uyduruda yaşamak, bu ülkeye kaybettiriyor bir uyanın komik olmayın...kendi kendinize körler sağırlar birbirini ağırlar...
Yanıtla (1) (0)Milliyetçilikle ırkçılık farklı şeyler.
Yanıtla (2) (1)Liberalizm, özgürlük,entelektüel tartışmalar halkın umurunda değil. İki test noktası var; değerleri ve tenceresi. Hala Ak partiye oy verenler değerlerini önceleyenler. Kalanların da midesi dolarsa onlarda yine oy verecek.
Yanıtla (1) (2)Sadece Ak parti kabuğuna çekilmedi, liberallerde Kemalizme göz kırpmaya başladı. Çölleşme her yerde. Yoksa darbelerin mottosu bir sözü liberallerin aklamak için bu kadar canhıraş çırpınması akla gelir miydi?
Durum tesbitinize tümden katılıyorum. Ülkenin Cumhurbaşkanı benimde başkanım olduğunu kabul etmeyerek kızıl elmadan dem vuruyor. Yerli ve milli diyerek milliyetçiliği göklere çıkarıyor. Milli devletin ( ulus) laik olmadan olamayacağını bilmiyor mu? Dinde kavimcilik var mı? Bu durumda bana göre en masumu bu çocuklar. Ektiğini biçersin.
Yanıtla (2) (1)Temel sorun bilgi sahibi olmadan fikir sahibiyim diye 60 yıldır iktidar olan sağ zihniyet.. Bu değişmedikçe çöküş her alanda kaçınılmazdır. Ve iktidar kadroları bilgi cahilidir. Ziraat mühendisini teknoloji kurumuna başkan yapan, hayvanat bahçesi müdürünü banka yönetimine atayan bir anlayışla bilgi yanyana gelmez.
Yanıtla (3) (1)Kemalist dönemin inkarı her ne kadar Kürtleri devletin sahibi ve ortağı olmak noktasında görünmezleştirmişse de Kürtler Türkiye’de bir azınlık olmamıştır. Sıkça denildiği gibi azınlık bile olamamıştır. Neden? Çünkü bir azınlık değildi, olmamalı ve olmayacak. Çünkü Kürtler Türkiye’de bir azınlık değil bir çoğunluktur. Kürtlerin Türkiye’deki haysiyet mücadelesi bir azınlığın haklar mücadelesi değil, bir çoğunluğun (iki sahipten biri olan bir ortağın) malikiyet davasıdır.
Yanıtla (1) (5)Kürtler belki eğitimsizlikten, yoksulluktan ve ortak hareket kabiliyetinden yoksundular ama göçmen değildiler, vatansız kalmadılar. Bir vatanı sonradan bulup onun için birşeylerden taviz vermek zorunda kalmadılar. Onun için de o boşluğu telafi için faşizan bir Türkçülüğe tenezzül edenlerin durumuna düşmediler. Kaybedilmiş bağlardan gelenler, yerinde duran dağlardakileri kovamaz. Onlara yabancı veya harici muamelesi yapamaz.
Yanıtla (3) (4)Kürtler ise kendilerine Türk demeyi kabul etmediler. Türklük ile bir sorunları olduğu için değil. Böyle bir ihtiyaç hissetmediler. Türk olmak zorunda kalmadılar. Balkan ve Kafkas göçmenlerine benzer bir geçiş yasamak durumunda olmadıkları için. Çünkü Kürtler için Türklük ve Müslümanlık arasında diğer unsurlar için oluşan özdeşlik ve zaruret hiç bir zaman oluşmadı. Kürtler kaybedilmiş topraklardan Kürdistan’a gelmediler. Dolaysiyla kendine kürt diyen herkes kürttür.
Yanıtla (1) (2)saygı değer yıldıray bey son on yılın analizi ancak bu kadar isabetli yapılabilirdi.hatta bence bu bir tezin konusudur.neleri ne ve kimler adınaniye yaptık ve ya neye ve niye karşı çıktıkgünün sonunda nasıl ve hangi nitelikte bir sosyoloji konjonktür ve nesil ortaya çıkardıkhatta bahçeli kadar dahi cunta ve sivilleşme adına bir deklerasyon ortaya koyma cüretini kendimizde göremez hale geldik bilmem başka söze ne hacet.
Yanıtla (1) (2)Genç subaylar bir kanun hükmünde kararnameyle Erdoğanizm etrafında toplanırsa, şimdiki baş komutanları olan Erdoğan adına slogan atarlarsa ortada bir rahatsızlık kalmaz, sorun çözülür Sn. Oğur. Bu kadar basit.
Yanıtla (3) (1)Sayın yazar, acaba bundan sonraki yazılarınızda oldukça çoğalan, zenginleşen, holdingleşen fetö dışındaki cemaatlerin yetiştirdiği, binlerce çocuk genç ilerde ülkeyi nasıl etkiler? Bu konuda yazarsanız bilgilenmiş oluruz.
Yanıtla (5) (0)Genç subaylar meselesi gençlik heyecanı denilip geçilebilirdi ama eski rüyaları özleyenler hiç değişmemiş hemen hizaya geçip sevinç çığlıkları atmaya başladılar. Bazıları ne kadarda özlemiş o günleri. Genç subaylar rahatsız. Asker ayar verdi. Kurmaylardan siyasete ültimatom. Bu ay şurada vs vs ah eski günler ah ne günlerdi. Haftalar öncesinden başlardı tartışmalar. Nerede o eski askerler şimdikiler öylemi ya, libyada, sudanda, somalide, ırakta, suriyede, bırakmışlar ülkeyi ne yapıyorlar ah ah
Yanıtla (21) (33)Gerçek bir acil durumda inşallah askeriye de Kızılayın depremde içşne düştüğü acz ve ahlaki çöküntüyü yaşamaz. Tüm kurumlar gözler önünde çöktü. 1912 Balkan savaşı felaketi çok değil 110 yıl önce yaşanmış, akabinde 1. Dünya savaşı ile Osmanlı tarihten silinmişti.
Yanıtla (18) (1)On numara yazı. Yaşı kırkın üzerinde olanlar gayet iyi anlıyor. Ayrıca yazıda ak parti'nin son on yılını da eleştirmiş ki bu konuda samimi olduğunu da biliyoruz. Soru şu, bir vesayetten kurtulup zamanla kurtarıcımızın otoriterligine maruz kaldıysak çözümü eskisine dönmek mi, özlemle anmak mı, kutsamak mı?
Yanıtla (0) (5)Yazarın arasıra muhalefete yüklenmesinin yorumcular tarafından anlaşılamamasının nedeni bu sorunun cevabında.
Pardon, sizin bu eski günler nerenin eski günleri? Erdoğan´ın yeni Türkiye demesiyle Türkiye yenilenmiyor. Generaller emekli olunca siyaset yapıyor. Zahmetsiz siyasi parti aracılığıyla bakan oluyor. Hasan Bakkal, bakkal hasan olmuş. Gerçek yenilik market zincirleri. Eskiden yoktu.
Yanıtla (8) (1)Galiba anlattığım konu itibariyle yaşınız genç 40 yaşında bir yakınınıza sorun fazlasıyla anlatır. Emekli asker her partide var ve bu da çok doğal
Yanıtla (3) (2)Kişiselleşmek neyi değiştiriyor? Eski söylemlerden bir demet ne anlatmak istiyor? Böyle bir şeyi yakınlarım yazmıyor, siz yazıyorsunuz. Onun için yazana soruyorum. 15 Temmuz´u yapan Asker, 28 Şubat Süreci Asker, daha önceki darbelerde Asker. Rüyasına gerek yok, asker hep hayatımızda. Sivil olunca da öyle. Asker kimliğinden kurtulamıyor. Hangi partiden olursa olsun, kimi, neyi neden eleştirdiğiniz anlaşılmıyor. Cübbeli askerler!! Bakın bu da bir yenilk, söylemeyi unutmuşum.
Yanıtla (1) (0)Teşekkür Sn.Oğur;fevkalade bir analiz ve fikir verici bir yazı olmuş,zihin ve kaleminize sağlık.Teğmenleri suçlayabilirmiyiz,suçlamadan tartışmalıyız.Sn.Bahçeli'yede katılıyorum.Soruşturulmalılar.M.Kemal T.C.kurucu lideri,ve milli mücadelenin tartışılmaz kahramanı,lakin her fikri tartışılmaz degilfir.Ve ölmüştür.Ölününün askeri olmaz.Asker T.C.devleti ve milletinin askeridir.Ne Erdoğan'ın askeri olunur,ne Fatih'in,nede M.Kemal'in.Siz ikinciyi eleştirmişsiniz,birincisi resmi,ki yasal,ikinci korsn
Yanıtla (0) (4)Tesbitlerinize katılıyorum.Fiziki Değişimler yapılsa da içi doldurulamadı.Döndük başa,elde var sıfıra sıfır.
Yanıtla (0) (1)Muhalefet kazanamıyor ama bu iktidar organik olarak bitiyor. Yeni nesilde hiçbir karşılığı yok. Her yere cami yapmak. Binlerce İmam Hatip okulu açmak neticeyi değiştirmiyor. Hatta ters etki yapıyor. Nasıl ki senelerce İnkılap Tarihi okutmak, her yere resmini asmak, heykelini dikmek insanları Atatürkçü yapamadıysa, bu da öyle. Otoriterlik hele ki bu çağda insanların düşünce dünyasına nüfuz edemiyor. Hayat bildiğini okuyor
Yanıtla (1) (0)Biz, Ordumuzu Peygamber ocağı ve Mehmetcik olduğu için seviyoruz.
Yanıtla (1) (0)Teğmenlerin kılıç töreni Cumhur'u darmadağın etti.
Yanıtla (2) (1)-Önce Mhp etkin isimleri teğmenleri savundu. Sonra Bahçeli teğmenleri suçladı.
-Önce Akp etkin isimleri ve Akmerkez trolleri teğmenlere saldırdı, Sonra Ömer Çelik Teğmenleri savundu ve Akmerkezi olayı köpürtmekle suçladı.
2024 Yerel seçimleri bu iki partinin tüm ayarlarını bozdu.
Bu kışkırtıcı yazı ülkeye, demokrasiye,insanlığa zarar verir.Milletin askerlerini örselemek ,en çok Cumhuriyet düşmanı çevreleri sevindirir.Sayın yazar,Ak parti sizin kışkırtıcı yazınızı ciddiye alırsa en çok kendisine zarar verir.
Yanıtla (6) (9)Tebrik ederim sayın yazar. Müthiş tespitler içeren harika bir yazı. Ne mutlu Türküm diyene gibi ırkçı bir sözü soyleyebilen herkes bilsinki Kürtler,Araplar,Çerkezler ve diğer bütün milletler bunu asla benimsemeyecek. Söz konusu milletleri çıkardığımız da geriye kalan bakiye 80 milyon felan değil. Belki 20 milyona duasecektir. İşte o zaman gerçek bölünmeyi görün
Yanıtla (29) (67)1924 Anayasasının 88. maddesine bakarsanız orada Türk'ün ne olduğunu okur, "Ne mutlu Türküm diyene!" cümlesinin ne anlama geldiğini anlarsınız.
Yanıtla (41) (15)karara: ne mutlu türk doğana" sözü ırkçılıkdır. "ne mutlu türküm diyene" sözü ırkçılık değildir. ayrıca burada kimseye illa türk olacaksın diye bir zorlama da yok ki, demeye de bilirsin. bir ifade neden bu kadar dert ediliyor, anlaşılır gibi değil. seni ne mutlu edecekse onu de! veya hiç bir şey deme!. karışan mı var?
Yanıtla (17) (4)Hep aynı terane sürüp gidiyor. Yahu arkadaş İngiliz ingilizdir, İskoç iskoçtur İrlandalı İrlandalıdır. Ötekilere ne mutlu ingilizim deyip durmayın. Bak tepeleri atar. Onlar Brleşik Krallık'ın/ Britanyanın birer parçasıdır. Buralarda da hakeza Kürtler Araplar Lazlar Çerkesler Anadolu coğrafyasının birer parçasıdır. En fazla Türkiye diyelim eyvallah. Ama ne mutlu o bu şuluyum demekle de kimse mutlu olmayacak pek.
Yanıtla (13) (2)Bu ülkenin adı Türkiye. Türkiye Türklerin yurdu demektir. Bu ülkenin her vatandaşı, din veya etnisite ayrımı gözetilmeksizin Türktür. Bu hiç kimsenin kendi dinini veya etnisitesini inkar etmesi anlamına gelmez. Ama dini veya etnisiteyi Türk vatandaşlığının karşısına alternatif olarak koyduğunuz, hele de bunu bir dış destek arayışı ya da siyasi güç devşirme popülizmi haline getirdiğiniz zaman iş değişir.
Yanıtla (4) (6)Allmanlar „alman olunmaz alman doğulur“ der. Ingiliz ırkcığını prens harry´nin kendisinden dinle, kitabını yazdı. Irlandalılara, iskoclara ben ingilizim demenin yasak olduğunu kendi tarihcileri belgesel yaptı. Gandi filmi düzmece değil gercekleri anlatır. Fransa Ulusal Marşı (La Marseillaise) türkcesini okuyun, neyin ne olduğu daha iyi anlarsınız. Ne mutlu Türkiye´de yaşıyorum diyen Afganlara. Tuttum bunu. I like it.
Yanıtla (1) (5)Türk ırkcı olamaz mı? Elbette olur! Ama bunu "ne mutlu türküm diyene" de aramayın?
Yanıtla (4) (0)Buranın adı Van aslanım. Ve binlerce yıldır benim dedelerim buranın sahibiydi. Şimdi benim buranın sahibi. Belediyeyi de ben yönetiyorum mesela. Hem de herkese eşit davranarak. Değil sen dünyanın hiçbir devleti ve ordusu bu topraklarda kürdü ve kurteceyi yok satamaz. Burası Türkiye deyip kürde ve Kürtçeye saygısızlık edemez
Yanıtla (0) (2)Aslında Türkiyeli diye bahsetmiştim, bu ifade farkı az olsa da esnetilmiş altan alınabilir.
Yanıtla (3) (1)Herkes TC vatandaşı olarak resmi muamelelerini görüyor zaten mesela, makul karşılanabilir. Kimse Türküm/Türk vatandaşıyım demek zorunda kalmıyor, yada ne mutlu türküm diyene, eh az çok hukuk anlayışı var burada. Kürt illerinde provakatif art niyetle görülebilen yersiz manasız kamu binalarına dağa taşa yazılan mevzubahis sloganlar bir gönül bağı sağlamayacaktır. Ayrılıkçı bağnaz radikaller dışında
çoğunluk itibariyle kimse ayrı siyasi bir sınırı dert etmiyor. Milliyetçi söylemler de aynı gemide olma bilincini besleyerek ya da ona atıf yaparak resmi organizasyonlarda yoğunlaşılırsa süreç tersine dönebilir. Uluslararası meselelerde kimsenin eline kolay kolay koz da geçmez.
Yanıtla (4) (0)Şunu da belirtmek gerek Fransa üniter bir ülke Türkiye de az çok onu örnek almış( başka örnekler yoktu sanki!). Ama oradaki daha sosyolojik durum farklı zaten çok şeyler aşıldı,
Avrupa Birliği avrupalılık değeri kapsamlı bir çatı milliyetler üstü bir anlayış kazandı. Siyasi ya da psikolojik sınırlar yok aralarında herkesin ortak bir devleti var o da Avrupa Birliği.
Yanıtla (0) (0)Üniter yapı gömleği bu ülkeye dar. Federal yapıya da evham besleniyor. o halde İki tarz arasında esnetilme yoluna gidilmeli. Geminin bayrağı ismi sorun değil.
Eğer bu ülkeye bölünme paranoyası yaşıyorsa aksine inat etmemeli çözüm yolunda..
Uzlaşı atmosferi inşa edilmeli, ne kadar geç de kalınmaya başlansa da. Bu karşı istismarcı parti yada örgütün gücünün aşınması anlamına da gelecektir elbette.
Yanıtla (2) (0)Ayrıca inancımız varsa eğer; Kur'anda da üniter anlayış çıkmaz.
Allah herkesi mutlu etsin, saygılarımla.
Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlet, imparatorluk değil; Türkiye'de tek bir millet var, "Kürtler,Araplar,Çerkezler" diye milletler yok, onlar etnik unsurlar veya etnisiteler...
Yanıtla (18) (4)Okura: Senin kafan Türklüğün ne olduğunu anlayamamış. Geçmişte bu topraklarda yaşayan yahudiler bile Türklüğü benimsemişlerse senin gibilerin yeri ırak, suriye, ya da size kürt devleti kurduma sözü veren israildir.
Yanıtla (9) (8)Kapsamak (bir şeyi içine almak) ile dışlamak aynı şey değildir. Gelişmiş ülkeler toplumdaki bileşenlerin etnik kökenini tek tek saymayı ırkcılık ayrımcılık olarak görüyor. Konu dahilinde bilimsel konuşmalar haricinde gündeme gelmez. Birey kendi etnik kökenini ön plana cıkarırsa ona da bir şey denmez. Dışarıda kalmak isteyen kendi kaybeder düşüncesi hakim.
Yanıtla (1) (0)Aynen dediğiniz gibi birseyi öyle yada böyle yıkarsın da yerine ne koyacağını bilmen gerekir. Topluma suni bir ideoloji dayatirsan sonunda tarihe gömdüğü sandığın kısmen suni ideoloji galip gelir. Kemalizm de böyleydi. Onlarda kurucu değerleri anlamak yerine ideoloji haline getirdiler. Lakin herşey aslına döner.
Yanıtla (0) (1)30 yıl önce Çetin ALTAN yazardı (50 sene önce de aynısını yazmıştır); ''Türkiye camicilerle kışlacılar arasında sıkışıp kalmış bir ülkedir.'' Politikada tüm ideolojilerin ve kutsalların kullanımının yasaklandığı, partilerin, özgürlük, demokrasi, hukuk vaadiyle yarıştığı bir Türkiye hayalim var. (Ütopya) Mesela bayrağın sadece uluslararası temsillerde kullanılabildiği, ideolojilerin kimseye dayatılamadığı.
Yanıtla (1) (0)Ordu geçen 22 yılda önce belli oranda FETÖ leştirildi, darbe girişimi sonrası geçen sekiz yılda sıfırdan başlayarak AKP lileştirilmeye çalışıldı şimdi Kemalist bir reaksiyon varsa iktidarda oturup bu üç aşamayı düşünmeli hala yalnızca Kemalistler falan diyerek çözülecek iş değil.
Yanıtla (2) (0)Ben o camiada tam 37 sene bulundum ; korsan metin aslında resmi metni takviye ediyor , pek siyasi ideolojik bir yanı yok ama yine de doğru değil, bir başıbozukluk yaratıyor.
Yanıtla (10) (2)Bence bir anketle veya açık samimi bir sohbetle bu hareketin gerçek sebebi ortaya çıkarılmalı , ona göre nasihat ve tavsiyeler yapılmalı veya önlem alınmalı ama asla cezai bir işlem yapılmamalıdır, bu daha büyük olaylara yol açar ve ayrıca da haksızlık olur .Zaten dönem birincisi , okul K.na bir açıklama da yapmış
Komutan önce tarikatlardan kimi general subay yapıyorlar onu ortaya çıkar
Yanıtla (5) (1)Behemehal şu olacaktır, bu kesin, ırkçı zihniyet ve islama düşmanlık ve saygısizlik er yada geç kesin son bulacaktır, hiç kimse hiç bir ordu hiç bir firavun nemrut bunun karşısında duramaz. Durmaya çalışanlar diktatör ve faşistlerin sonuna baksınlar..hiç kimse faşizmi diktatörlüğü bize laik demokrasi diye yutturmasınlar kimse dinsizlik ve ırkçılıklarına saf gençleri alet etmesin
Yanıtla (5) (18)Evet ne doğru kardeşim
Yanıtla (3) (5)İslam düşmanlığı yapan varsa oda senin gibilerdir aklı etmeyenler
Yanıtla (5) (4)Hocam mükemmel bir analiz yapmışsınız.Sizi kutluyorum.
Yanıtla (1) (5)Bir kısmı Atatürkçülük, bir kısmı Abdülhamitçilik bir kısmı da Göktürkçülük peşinde. Hepsi şekilcilik... Ülkenin ahlakı, eğitimi, adaleti ve farkında olunmayan tarımcılığı elden gidiyor; özellikle tarımsal anlamda dış ülkelere bağımlılık oluşmuş durumda. Tehlike çanları bunlar ve hiç kimse bunlarla ilgilenmiyor. Herkes laf kalabalığı yapıyor. Eğitim kalitesi yerlerde... Özellikle intelejeniya ile politikacılar (muhalefet veya iktidar) ve askerler hâlâ kendini tatmin peşinde...
Yanıtla (2) (0)Tebrik eder, başarılar dilerim.
Yanıtla (1) (4)Genç teğmenlere gelince, bu işte o kadar da masum değiller.
Nasıl organize oldular?
Bahsettiğiniz kifayetsiz kişilerin TV programlarından değil herhalde.
İnşallah “DİSİPLİN SORUŞTURMASI” kurbanı olmazlar.
Sevgi ve saygılarımla…????
Bu çocuklarla oturup konuşun,hadi adı soruşturma olsun,,,soruşturma adı altında olsun,,kaygılarını beklentilerini düşüncelerini alın,,biz tarikatçilerden değil ayrıyız mesajı verdik diyorsunuz hangi tarikat tarikatlar var kimler gözlemleriniz bilgileriniz nedir diye sorun onlar söyleyecektir,,,,,ama soramazsınız o yüzdende pısıp kaldınız şok oldunuz onlar herşeyi söyleyecek çünkü..Yine aynı şeyler dönüyor yine aynı hesaplar..
Yanıtla (5) (0)Mustafa Kemalin askerleriyiz demek, Sakaryadaki, Dumlupınardaki askerleriz demektir.Teğmenlerin Mustafa Kemalin askerleriyiz demeside, okudukları ikinci yeminde Anayasamıza uygundur. Yemin anayasaya uygun olmasa yıllarca resmi yemin olarak okunmazdı.
Yanıtla (13) (2)seçmen.Bağımlılık yapıyor galiba...
Yanıtla (0) (0)Bu gençler yüksek zekalılardan seçiliyor,hele şimdi yeni nesil bir gençlik varki;her sakallının peşinden dedemdir deyip gidecek olan hepten zekasızı çok var ama herşeyi bilen gören hiçkimsenin ardından körlemesine gitmeyen gitmeyecek olanlarıda çok var,,ülkenin en zeki çocuklarını argo kelimeler,trol ağızlar, zırva yorumlar,sokak ağzı tehditler ile yıldırmak mümkün olmaz,,kafasına koyduklarından şaşmazlar,,,korku bu korku, yeni neslin siyasetin hizasına girmeyen zekilerinden korku var aslında..
Yanıtla (2) (0)Boş işler.
Yanıtla (1) (0)Yılanın başını küçükken ezeceksin. Mustafa Kemalin askerleriyiz deyip Kandile emireri yazılanları çok gördü bu millet. Asker emeklisi olup ypg güzellemesi yapanlar, Apo asılmasın diye yırtınanlar, Beka vadinde gül verenler, kimler kimler.90larda kaç tane kurmay subayın doğuya gitmekten imtina ettiğini Pamukoğlu paşa hatıratında anlatıyor. Demem o ki, kılıçlar sizinse meydanlar bizimdir. Bu sefer tiyatro diyemeyeceksiniz. El mi yaman bey mi yaman göreceğiz.
Yanıtla (4) (16)Turkiye'nin sorunu, vesayet her alanda "kılcal damarlara" kadar sirayet ettiği için demokratikleşme sadece vesayeti güçlendiriyor, tersi ise hükumeti zayıflatıyor. Ak parti bu ikilemden MHP tercihi ile seçimi kazandı ama demokrasiyi kaybetti. Bir de sonradan görme beyaz Müslüman sorunu halkı da kaybetmesine sebep oldu. Askeri 360 derece döndürdüler, aynı noktaya geldi.
Yanıtla (4) (0)Atatürk'ün yaptığını yıkıp yerine başka birşey koymak için başka bir Atatürk lazım!
Yanıtla (6) (4)Kök sebeplere inmeden analiz yapmak yüzeysel kalır. kabul etmek lazım ki, 'katli vaciptir, malı helaldir, eşi, çocuğu cariyedir, köledir' diyen bir kültürden geliyoruz. İnsanların kendilerini korumaya alması çok doğal. onların güvende olmasını sağlayacak bir üst yapı kuramadık henüz. o yüzden ker kesin diğer kesimi tehdit olarak görüyor. kendi hayat alanını genişletirken, başkasının alanını daralttığının farkında değil. bu orta çağ kafasıdır. bu kafa ile biz toplum olamayız.
Yanıtla (10) (2)Çok güzel bir yazı. Teşekkürler
Yanıtla (2) (5)Derin ve millete kılıç çeken yemin:
Yanıtla (7) (6)"Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez.."
27 Mayıs darbelerin anası ile başlayan darbeler millete karşı yapıldı dış güçler cesaretlendi. Ülke dış güçlerin müdahelesine açık tutuldu. 12 mart' tan sonra Erim haşhaşı yasakladı, Evren 12 Eylül' de Yunanistan'ı usalı general racırs' ın ricasıyla Nato askerine kanadına döndürdü, 28 Şubat ülkeyi sıfırın altına düşürdü, 15 Temmuz demokrasiyi rayından çıkardı...
Bir itirafname gibi okudum. 'Elbirliğiyle yıktık ama yenisini yapmayı da beceremedik' yazısı. Yıkıldığını zannettiniz ama küllerinden yeniden doğuyor. Şairin dediği gibi (mealen) "yıkmak için kazma, kürek ve ırgat yeterli, oysa yapmak için bilgi beceri emek gerekiyor." Ayrıca, siyasi ve saldırgan bulduğunuz gayri resmi andın her bir maddesi bu ülkenin halen geçerli anayasasının maddeleri. Buyrun değiştirin...
Yanıtla (27) (6)Yazarın pozisyonu belli! Farklı bir tavır beklenmez!
Yanıtla (20) (1)Benim görüşüm: MSÜ'de farkı siyasi-dini gruplara bağlılığın alenileşmesine ve bunlara bağlı sınıf arkadaşlarının söz ve hareketlerine karşı birikmiş bir tepkinin dışa yansıması idi o ant. Çok üzerinde durmaya değmez. Baskı ve tehdit hiçbir sorunu kalıcı olarak çözmüyor.
Yanıtla (2) (2)Asıl soru: Nasıl oldu da iktidar dinimizin şiddetle yasakladığı milliyetçiliği kendi söyleminin ana unsuru haline getirirken Müslümanlığı kimseye bırakmayan tabanından hiç bir tepki almadı?
Gercekten Ogur'u anlamak mümkün degil. AKP Anayasa Mahkemesi kararlarini tanimaz, her türlü hukuksuzkugu yapar, mülakatla kendisinden olmayani hic kimseye memurluk vermez ve Ogur bunlara asla sesini cikartmaz. Askeri okullaridan mezun olmamis biri general olur ve üniformasiyla tarikat ayinine katilir, Ogur yine bir sey demez. Ama bir grup tegmen M. K.'in askerleriyiz, ne mutlu Türküm deyence, kiyameti koparir ve AKP'ye, biz liberalleri ve Kürtleri dislamasaydiniz, biz bunlari yok ederdik der.
Yanıtla (35) (8)Okunan metin tamamen ideolojiktir. Ayrıca verilen mesaj ise, bu ideolojinin dışına çıkmak istiyenleri kılıçla tehdittir..İktidar camiyi siyasete bulaştırma konusunda mahirdir.Bu kurumlarda başarılı değil. Çünkü " Tebbedülü Esma ile hakaik tebbedül rtmez." Yani isimlerin değişmesi ile gerçekler değişmez. Yapılması gereken bu kurumların müfredatının demokrası dışı idelojiden arındırılmasıdır...Avrupa Birliği'ne girme hususunda samimi olsaydı iktidar bu tehditkâr manzaralar olmayaca
Yanıtla (4) (11)Eee yenisini yapmak zor tabi; bilgi ister, birikim ister, liyakat ister, özveri ister, felsefi düşünce ister, çalışma ister, azim ister, herşeyden öte emek ister. İşin ucunda rant ve para olsaydı üç kanun değişikliği, beş kararname ile hemen yapılırdı.
Yanıtla (15) (2)Ne koyabilirdi. Ankara trenine binersen Ankara ya gidersin. Biz Mekke’ye gitmek istiyorduk diyemezsin.
Yanıtla (1) (0)Yazar bilinci veren müfredat, tarih anlayışı değişmedi demiş. O müfredat nasıl olsun acaba. Mesela eğitimde olduğu gibi tarikatlar ve cemaatlarla işbirliği mi yapılsın? Yeni bir tarih anlayışı derken arşivleri bir kenara bırakıp Kadir Mısıroğlu’nun belgelere dayanmayan dedi kodu ve iftiralarını mı örnek alalım? Yazar biraz açsa da ne ne istediğini anlasak.
Yanıtla (66) (26)Luthere para gönderen fatih Avrupa tarihini değiştirdi gibi belgeli tarih yazan savsanin TTK başına gecmesi lazım .tarihten anlayanlar konuşsun değil mi..konuş savsan konuş..
Yanıtla (8) (9)Münih’e; Şimdi sen bana cevap verdiğini mi sanıyorsun?
Yanıtla (19) (5)Yok, hayır müfredata yeniden Atatürk'ün pusulasız bir gemiyle ve Vahdettin'den habersiz gizli gizli Samsun'a çıktığı yazılsın...
Yanıtla (2) (9)Milliyetçi, ırkçı olmasın, objektif bir tarih anlatısı olsun, galiplerin yazdığı tarih olmasın demek istemiş. (Tek parti dönemimini bugünle kıyaslayabilirsiniz. TRT dizileri vs. ile objektif olmayan tarih anlatımı ile)
Yanıtla (0) (1)Son derece dogru bir yorum, sayin Etem.
Yanıtla (28) (7)Ogur gibi yazarlara göre, Türkiye'deki bütün sorunlarin kaynagi Kemalism. 22 yildir AKP trilyonlarca dolari yönetti. Bu parayi kimseye hesap vermeden, istedigi gibi kullandi. Atatürk'ün mirasina ortadan kaldirabilmek icin elinden gelen her seyi yapti ama bunu basaramadi. Ogur simdi, Kürtleri ve liberalleri de araniza alsaydiniz, bunu hep birlikte basarirdik, diye dert yaniyor. Su anda bu ülkede en kötü sey Türk olmak. Kendi vataninda Türk parya oldu.
Bu kadar yazım hatası, iktidarın eğitim politikalarının başarısızlığından olabilir mi :)
Yanıtla (3) (5)Sizce genç subaylarin bu hareketi komutanlarından habersiz olabilir mi? Gidin Kara Kuvvetleri Komutanlığıní görün. Çokta farklı bir durumla karşılaşmazsınız diye düşünüyorum.
Yanıtla (2) (5)Yazida AKP'nin yaptigi hukukusuzluklar hakkinda tek bir elestiri yok. Tek elestiri, AKP'nin sol-liberal ve Kürtcü takimi dislamasi ve meydaki Laik-Seküler elite birakmasi. Yani, AKP istedigi hukuksuzlugu, yolsuzlugu yapabilir, ülkeye 14-15 milyon Arap-Afgan sokabilir, bunlar sorun degil. Tek sorun, ülkede laik-seküler kesimin güclenmesi. Ogur, AKP'yi hukuksuz bir sekilde bu grubu tasfiye etmedigi icin elestiriyor ve Atatürkcülügün yükselmesinden korkuyor. Ama 14-15 milyon kacaktan hic korkmuyor
Yanıtla (18) (3)Her düşünen beyin akıl..Gören göz duyan kulak bunları görüyor yaşıyor ve birçoğu da çaresizlikten, ülkesini terk ediyor.. ülke Göz göre göre Karanlığa sürükleniyor.. Yüzlerce kez yasalar değiştiriliyor ülken soyuluyor halk fakirleşiyor körleştiriliyor. Bunları söyleyenler hain ilan ediliyor hapislere atılıyor.. Asker darbeci vesayetçi ilan ediliyor, Kıyamet kopuyor... İsmet İnönü'nün dediği gibi. ülkede namuslular da namussuzlar kadar cesur olmak zorundalar. Sokaklara çıkacak yüzleri kalmadı..
Yanıtla (13) (4)Doğru tespit , Necip Fazıl ' ın hala ideolog olduğu yerde yeni bir kültür ve ideoloji inşa edilemez.
Yanıtla (10) (2)her şey aslına rücu eder.hala anlamadınız mı 1400 yıldır anlamayanlar gibi
Yanıtla (1) (1)Asker, Erdoğan ın askeri olmadığı gibi Mustafa Kemal in de askeri olamaz. Milletin askeri olduğunu unutup ne bir dini gruba nede kemalizm ve benzeri ideolojik yapıya kendini yaslayamaz. Ordu içinde grup oluşturamaz. Birileri bir grup adına bunu yapmaya kendinde hak görürse diğerleri de başka gruplar oluşturur ki bu da zâfiyet oluşturur.
Yanıtla (8) (3)12 mart evvelinde de genç subaylar rahatsızdı. Bir kısmı 9 martçı sol cuntacı, bir kısmı 12 martçı sağ cuntacı idi. Her iki cuntada Atatürkçü idi. Ordunun yetiştirdiği en üst rütbeli Atatürkçü subay ise Kenan Evren idi.
Yanıtla (3) (5)teğmen ezikleri cumhurbaşkanının yanında resmi marşı söyle sonra git köprüaltına laik demokratik diye bir marşı söyleyerek videoya çek.beğenmiyorsan istifa et babanın evinde istediğin marşı söyle.kılıçlarını namlusunu halka çevirmiş subay türk askeri olamaz olsa olsa emperyalizmin askeri olur
Yanıtla (5) (21)Ne milliyetçiliği, ulusalcıları hersey çıkar,menfaat,torpil okadar heryerde satılan yerler varken hiç Türk milletinden ses varmi?
Yanıtla (1) (0)Şimdi 1990'lara dönelim ve bir grup Teğmen'in biz "İslam'ın, Hz. Muhammed'in askerleriyiz" diye yemin ettiklerini varsayalım. Onlara o zaman ne yapılacak idiyse, bu teğmenlere de aynısı yapılmalı. Ordudan atılmak için illa ki bir cemaat ve tarikat üyesi olmak gerekmiyor! Bu ülkede "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demenin ne manaya geldiğini bilmeyen yoktur herhalde. Kimse takiye yapmasın!
Yanıtla (1) (8)içerik olarak güzel bir değerlendirme; ancak yazının anlaşılmasını zor kılacak kadar yazım hatası var. Yeniden gözden geçirilip, düzeltilmeli.
Yanıtla (23) (6)"Geçirilip"ten sonra virgül kullanılmaz.
Yanıtla (1) (0)Genç teğmenlerin bu davranışı hiç de masum değil. Onları bu şekilde organize eden güç bulunmalı. Bu bir provakasyondan öte....
Yanıtla (3) (10)Camiye siyaset girdi cemaat bölündü. Kışlaya siyaset girdi ordu bölündü. Erdoğan ve Bahçeli ektiğini biçiyor.
Yanıtla (10) (1)Bir şey yıkmaya gerek yoktu zaten Milletin iradesine ve değerlerine saygı gösterilmesinin sağlanması yeterliydi
Yanıtla (0) (0)Yazarın tespitleri doğru..bu iiktidarin yarını yok..günü yaşıyor ülkeye dair bir hayali yok...ülkeyi batırmak pahasına koltuğa yapismislar.. Elbirliğiyle ülkeyi batiriyorlar sonra tegmenlere suç buluyorlar.ulkeyi bağırırken 85 milyon kuzu kuzu batirmanizi mi bekleyecek ..elbette itirazlar olacak eylemler olacak.zaten olmaması saçma..sindirilmiş bir toplum yapmaya çalıştılar ülkeyi ama bıçak kemiğe dayandı..insanlar barinamiyor ekonomik kriz 94 yılını bile geçti..
Yanıtla (5) (1)AKP kendi ekdiğini biçiyor. Bu kadar hukuki baskı vede dini baskı toplumu hizaya getirmek adına yapılan Fetö gibi diğer tarikatlar vs ile işbirliğini lgörüyoruz ve her üniversitelide görüyordur, buna askeri öğrencilerde dahildir. Suçsuz yere 15 yaşlarında askeri öğrencilerin kafasını kesenleri kimse unutmaz.Burada demokrasi dersi verenler sarıklı generale ne diyorlar acaba?
Yanıtla (6) (3)İç düşman arayan değil dış düşmanla uğraşan ordu ve askerler kalitelidir.Siyasetçi askerlerle mutlu olmuş hiçbir ülke yoktur.Kötü yönetici seçimle değiştirilir.
Yanıtla (22) (3)Fransa’da general De gauelle vardı.
Yanıtla (0) (1)Son zamanlarda TSK deki subay astsubayların "Menzilci", "Süleymancı" gibi söylemler dolaşıyor, "Mustafa Kemalin Askerleriyiz" sloganının buna bir tepki olduğunu düşünüyorum...
Yanıtla (8) (2)"esas kim milliyetçi kavgası yapılıyor."... ideolojik argümanlar kavgası ile günümüz de "şahıs kültü" meşru olması ve doktrin resmiyeti amacı var gibi.. Gazze protestolar da, 2 Filistinli genç için hukukî müdahale örnek sanırım. Yazı için teşekkür ederiz.
Yanıtla (0) (0)"esas kim milliyetçi kavgası yapılıyor."... ideolojik argümanlar kavgası ile günümüz de "şahıs kültü" meşru olması ve doktrin resmiyeti amacı var gibi.. Gazze protestolar da, 2 Filistinli genç için hukukî müdahale örnek sanırım. Yazı için teşekkür ederiz.
Yanıtla (0) (0)Yüksek ve yeşil dağlarımızdaki bol ve kaliteli oksijen keşke beynimizin gelişmesi için yeterli olsaydı.
Yanıtla (1) (0)“..liberal, sol entelektüeller televizyonlarda ve kamu alanında yasaklı, lanetli hale getirildi…”. Attila İlhan’ın dizelerindendir “ ne kadınlar sevdim zaten yoktular”. Benzer şekilde hiç olmamış entellektüel bir zeminden bahsediyoruz. Mevcut sosyal zeminden, dinamiklerden ve gerçeklerden uzak, hayal dünyasının kalemşörlerinden “hormonsuz” “entel”lektüel çıkmaz. Entellektüel hacmi ve kalitesi doğrudan sosyal zemin ile ilgilidir. Gerçek entellektüel yok ama kendini öyle sanan “entel” çoktur bizde
Yanıtla (3) (1)“Günün sonunda gençler arasında Türkçülük yükselmeye, Atatürkçülük yeniden güçlenmeye başladı.” Öyle mi? Asıl komik olan bu zihniyetten medet ummuş olup, yolunu açmaktı! İbrahim Kıras’ın geçen günki yazısında da belirttiği gibi 2010 referandumunun sonuçları yeni idrak ediliyor galiba.
Yanıtla (0) (0)Sayın yazar Koruma kanunu kalkmadan yeni bir müfredat koymak hayal...Türkiyenin kuzey Kore liginden çıkması buna bağlı...bu konuya da değinseniz.....
Yanıtla (1) (9)Tespitler çok yerinde. Yıktılar ama yapamadılar. Ülkeye ne vizyon, ne hedef, ne birlik beraberlik, ne de dirlik getirmediler. Eldeki bulgurdan da olduk. Şimdi en iyi hedef yurt dışına kaçmak. Gençliğin en büyük hayali ve hedefi. Bu rezillikten nesillerce kurtulmak da zor artık. Gençliği bitirdiler çünkü.
Yanıtla (6) (1)“ Yıktı ama yerine bir şey koyamadı, koymayı denedi ama olmadı, başarısızlıkla sonuçlandı” diyorsunuz, buyurun siz koyun ne yapması gerekiyordu ?. Bir iktidar devletin yönetim şeklini değiştirmek için mi iktidara geliyor, yoksa halka hizmet için mi iktidar geliyor?. Osmanlı’yı yıktınız yetmedi yetmiş yıldır bu ulus devleti yıkmaya çalışıyorsunuz, ama umutlar tükendi bir başka bahara kaldı!. Bu teğmenleri kutluyorum helal süt emmişler, bu vatana sahip çıkmak bu vatanın ekmeğini yiyene farzdır!.
Yanıtla (34) (9)Galiba yerine ne konacağını kimse bilmiyor, bilse de istemiyor. Herkes kendine göre bir ordu istiyor. Ortak değerleri temsil eden, siyasete ve dine mesafeli bir ordu olmadığı sürece de kavga bitmeyecek gibi.
Yanıtla (3) (1)10 numara tespitler. Yıkmak kolaydır yapmak zordur. Yıkmak için kaba kuvvet yeter ancak yapmak için akıl, vizyon ve entellektüel birikim gerekir. Bunlar da ne iktidarda ne de çevresine çöreklenmiş yiyici takımda mevcut. Demem o ki 22 yıl bir jenerasyon yetiştirmek için çok uzun bir süreydi. (Bkz. 1923-1938) Ama ortada lümpenlik, vasatlık ve ilkesiz bir kalabalıktan başka çok bir şey göremiyorum. Hatta az çok var olan İslamcı entelijansiya da iktidara eklemlenerek kendini yok etti kanaatimce.
Yanıtla (8) (2)"Çerkez Etem" cilerin bile artık Atatürkçü geçindiği ülke varken; İranlılar, bize takiyyeci demeyin diyebilir.Yurtdışında ders veren Prof.Dr.Şükrü Hanioğlu gibi isimleri bile fes takıyor sanan, zihninde sanrılar ve takıntılarla boğuşan sorunluların aynı etiket altında olması da ilginç.
Yanıtla (0) (3)Genc subaylar rahatsiz olmuslarsa vardir bir bildikleri.
Yanıtla (18) (21)“AKP´nin tarihi sivilleştirme adımları.“ Bazı sivil toplum kuruluşları depremlerde bile akla ziyan eziyete, iftiraya maruz kalıyor. Devlet (hükümet) tarafından siyasi örgüt muamelesi görüyor. Haklarını savunma şeklini devlet belirliyor. Yaşadığı yerin çevresini korumaya kalkışsa hayatına mal olabiliyor. Sivilleşme adı altında hangi sivillerin önünün açıldığı medeniliğinin bir ölçüsüdür. Her toplum darbecisini kendisi yaratır.
Yanıtla (17) (4)Hakim siyasetin azcık okumuş yazmış insana vaad ettiği hiçbir şey yok. Her söylenen sonunda boş vaatlere dönüşüyor.
Yanıtla (17) (2)Hani ayın damat beyin dediği "ay a 3 şeritli yol yaptık desek" misali propaganda marketlerde ve pazarlada file doldurmadığı için fakir insanımız da durumun farkına vardı.
Üniversite okumuş insanlari istemeyen veya sevmeyen bir siyasetin akım oluşturabilmesi sizce mümkün mü?
Yaşasın George Orwell 1984. Yeminle fark yok sanki.
Bana göre muhalefetin kuşkularını gidermek için tasarlanmış bir gösteri. Tarikat, cemaat eliyle harp okullarına yerleşen subay adayları olmadıklarını kanıtlama gösterisi. Planlı bir organizasyon olma ihtimalini yüksek görüyorum.
Yanıtla (15) (6)O tarihçide hakkını veriyor hani. her hafta El-Sabah gazetesinde haftanın konusu ile ilgili tarihten örnek yazılar yazarak hükümete destek çıkmayı bir görev olarak görüyor.
Yanıtla (17) (0)Düşüncelerimizin tercümanına binlerce teşekkür.İyi ki varsın,iyi ki Kararda yazıyorsun.
Yanıtla (3) (18)Hayır..çünkü bu, orduyu geleceksel cumhuriyetin ordusu yapısını sistemli bir şekilde değiştirme gayretlerine verilen şuurlu bir tepki, “ Bizi rahat bırakın biz Cumhuriyetin askeriyiz”
Yanıtla (32) (7)Şimdi de moruk siviller rahatsız.
Yanıtla (18) (7)Unutulmamalıdır ki bugün ne yapsan yarın onu görürsün. Faşist Askeri vesayet defalarca ülkenin üzerinden geçti. Bundan sonra asla!!!
Yanıtla (7) (29)Boşluk varmış, eski hayalet (!) milliyetçilik hortlamış. Vah vah... Milliyetçiliğin bu milletin en önemli özelliği olduğunu, yok olmayacağını ne zaman anlayacaksınız acaba?
Yanıtla (18) (19)