Koalisyonlar geride kaldıysa bu ne!
Cumhurbaşkanı, TRT yayınında parlamenter demokrasiye niye dönmememiz gerektiğini şöyle anlattı:
“Parlamenter demokrasi artık bizim için mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan koalisyonlarla iç içe sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz. Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor, netice de alamıyor. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor.”
“Çok partili sistem” diyor ama “çok partili hükümet”i kastettiği anlaşılıyor.
Yoksa ‘tek parti rejimi’ne özlem duyduğu sonucu çıkar ki, ‘CeHaPe zihniyeti’ diye kötülediği şey bu.
Demokratik gelişme sürecimiz, mutlakiyetçi padişahlık idaresinden onu anayasa ve meclisle sınırlandıran meşrutiyet rejimine, oradan da tek parti dönemi ve çok partili sisteme doğru ilerledi. Binbir mücadeleyle...
Çok partili sisteme geçişe CHP bile direnemedi. Önünü, ‘tek adam’ İnönü açtı.
Erdoğan, milletimizin tek parti rejimine geri gitmek, demokratikleşme tarihimizi tek adamcılığa doğru terse cevirmek istediğini söylemiş olamaz.
Darbe yönetimleri bile bunu başaramadı. Sandığı ve çok partili seçimleri milletin önüne geri koymak zorunda kaldılar.
Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın kastı, çok partili demokrasiden tek partili rejime geri dönmek ve bununla övünmek değildir.
Yalnız, muhalefetin parlamenter sisteme dönüş çağrısını, tek başlılık sisteminden çok başlılığa geri dönmek gibi gördüğü açık. Ve bunu niye tehlikeli bulduğunu ifade ediyor.
“Devlet idaresine istikrarı getirdik” cümlesi de bunu vurgulamıyor mu?
Fakat şu anda iktidarda tek parti yönetimimi var?
Koalisyon dönemleri geride kaldıysa AK Parti, MHP ile niye seçim ittifakı kuruyor?
Perinçek’in Vatan Partisi, iktidara dışarıdan destek veren ortak rolü oynarken kendi kendine mi gelin güvey oluyor?
Ayrıca İYİ Parti ile Saadet’i Cumhur İttifakına katma ihtiyacı nereden doğdu?
Çalkantılı, bunalımlı ve istikrarsız 90’lı yıllarda bile en fazla üç partili koalisyonlar görüldü.
Onlar çok başlıydı, millete huzur vermiyordu da beş partili ittifak mı tek başlı oluyor, millete huzur ve devlete istikrar sağlıyor?
Cumhurbaşkanlığı sistemi, koalisyonları bitirme vaadini yerine getiremedi. Yetkileri tek elde toplarken tek partinin iktidara gelme ihtimalini de bitirdi.
Sistem, cumburbaşkanını tek yetkili yaptı ama bu tekelini çok ortakla paylaşmaya da muhtaç ve mahkum etti.
Kaldı ki emniyet müdürünün İçişleri Bakanı’na meydan okuması, Bakan’ın İstanbul emniyetine söz geçirememekten yakınması, Adalat Bakanı’yla İçişleri Bakanı’nın örtük suçlamalarla atışması, bakan ve bürokratların birbirleriyle ters düşüp sürtüşmesi ancak koalisyonlarda mümkün olurdu.
İttifak partileri arasındaki görüş ayrılıklarını bırakın, bu tür çatışma ve gerginliklere artık AK Parti içinde rastlanıyor. Ayyuka çıktı, bütün cihan biliyor.
Bilmezden gelerek nereye kadar!
Nankörlük ve intihar
Cumhurbaşkanı, yine TRT yayınında, salgın dönemi çiftçiye, esnafa, işsize, fakir fukara ve garip gurebadan 7 milyon haneye yaptıkları devlet yardımından bahsetti. Bunları yetersiz bulanlara da “Nankörlüğün boyutu yok” diye tepki gösterdi.
Yazıya oturduğum sırada ise bir haber düştü önüme.
Mersin Akdeniz’de yaşanan kahredici bir intihar vakası, belediye meclisine taşınmış.
Muhalefet, dara düşenlerin çıkmazına ve yoksullaşmanın acı boyutlarına dikkat çekmiş.
Habere göre, AK Partili Başkan Mustafa Gültak’ın itirazı ise şöyle olmuş:
“Türkiye’de ilk kez intihar olmuyor. Kesinlikle fakirlikten intihar olmaz. O zaman memleketin yarısının, dünyanın hepsinin intihar etmesi gerekir. Hindistan’ın yüzde 80’i fakir, Pakistan, Afganistan, Afrika’ya gidin hepsi fakir. İsveç, Norveç, Danimarka dünyada en çok intihar eden ülkeler. Neden intihar ediyorlar, parasızlıktan mı?...”
Bir yanda, ekonomik sıkıntıdan şikayet edenlere nankörlük tepkisi...
Bir yanda da “Parasızlıktan intihar edilse memleketin yarısı etmişti” anlamına gelen bir iktidar savunması...
Ve her ikisinde kendini ele veren iç tutarsızlıklar...
Üstüne söylenecek söz yok. Fotoğraf, durumu fazlasıyla anlatıyor.















İktidar şuan seçim olsa aslında kaybedeceğini biliyor.
Yanıtla (10) (0)Muhalefet 'de erken seçim istiyoruz ama (karar alma, çoğunluk)
imkansız muhabbeti yapıyor.
Oysa milleti düşünerek sine-i millet ile seçime gitmektemi imkansız ?
Muhalefetin kendine,
Milletin de muhalefete
güven problemi var,
Bunu bilen iktidarın her yanlışı aleni yapması bundandır. Milletimiz önceliğimiz diyenler, bu sözde değil özde ise muhalefet ispat için sine-i millet demeli.
hadi görelim....!
sine-i millet iktidarın ekmeğine yağ sürmektir.
Yanıtla (0) (0)Belediye Başkanı çok anlamsız ve tutarsız bir açıklama yapmış. Daha mantıklı bir açıklama bulamazmıydı? Demek ki siyasi partiler aday belirlerken, esaslı bir inceleme ve araştırma yapmaları gerekir. Bu açıklama ile kendi partisine de zarar vermiş oluyor.
Yanıtla (2) (0)valla esaslı bir inceleme yapsalar,akepe başkan yapacak adam bulamazdı, bunu ben değil birileri söylemişti.
Yanıtla (0) (0)Parlamenter düzeninde tek parti kazansa bile yürütmede
Yanıtla (1) (13)CB ve başbakan olur ki bu iki başlı demektir.Koalisyon olursa daha çok başlılık vardır.
Buna karşı başkanlık düzeninde seçimlerde 1.turda %50 üzerine çıkan aday olmazsa en çok rey alan 2 aday 2.tura girer
böylelikle aday sayısı 2 ye düşer ve %50 üzerine kim çıkarsa o tek başına iktidar olur.
İşte başkanlık sisteminin parlamenter sisteminden üstün olan
tarafı budur.
Başkanlık sisteminde sıkıntı yok, bizim sistemimiz eksik.
Yanıtla (7) (0)Kuvvetler ayrılığı yok. Bağimsiz yargi yok.
BUnları gerektiği gibi oluşturmak kaydı ile başkanlık sistemi Türkiye için güzel bir sistem olur.
Yargının bağımsız olması yetmez, TARAFSIZ da olması gerekir. Ayrıca bağımsız olmayan sadece yargı değil, yasama da bağımlı.
Yanıtla (3) (0)Hem yasamanın hem de yargının bağımsız olması için dar bölge ve ön seçim şart. Bunlar olmadan bağımsız yasama, ve dolayısı ile bağımsız yargı kurulamaz.
Ayrıca merkezi devletler devri geçti. Kararlar olabildiğince yerinden alınmalı. Yerinden yönetim, hem denge ve denetim, hem de verimlilik açısından şart.
Kürt fobisinin hayat kalitesini düşürmesine izin vermeyeli
Herkes yetkisini bilir ve ona razı olursa başbakan ile cumhurbaşkanı arasında çok başlılık filan olmaz. Ama yetkisiz olmak üzere seçilen cumhurbaşkanı beni de halk seçti diye başbakana babalanır ve onu vesayeti altına almaya kalkarsa işte orada huzur olmaz. Şimdi burada suç kimin? kendi yetkilerini beğenmeyip kavga çıkaranın mı, yoksa parlamenter sistemin mi?
Yanıtla (1) (0)mantık mantık değilki,tam bir trol mantığı.at babam at,salla babam salla.
Yanıtla (0) (0)Putin kendini ömür boyu başkan ilan etti.Aynisi Türkiye'de olsa kim engelleyebilir.
Yanıtla (0) (0)halk engelleyebilir.yada yeliz.
Yanıtla (0) (0)Akif Bey, sn.C.Başkanından (bildiğim kadarıyla) maksadım çok partililik değil,çok başlılıktı diye bir düzeltme gelmedi. İnşaallah kastı çok başlılıktır,eğer ağzından döküldüğü gibi çok partililikse vay benim köse sakalım. !!!!
Yanıtla (0) (0)En azından koalisyonlarda ortada halka açıklanan ve tarafların kendilerini bağladıkları şeffaf bir protokol var idi. Kim ne aldı, kim ne verdi bilinirdi. Şu anda AKP ile MHP arasındaki ittifakın koşullarını bilen var mı? Memleket yönetimi resmen ve fiilen 2 partini işbirliği halinde gerçekleşiyor, fakat bu işbirliğinin çerçevesini, kapsamını bilen yok Erdoğan ve Bahçeli dışında. 85 milyonluk ülkenin kaderi 2 kişinin keyfine bağlı. Geleceği öngörmek için fal açmak dışında başka hiç bir yol yok.
Yanıtla (1) (0)Bizde hedefleri ve amaçları gördüğümüz için bunlar daha iyi günler diyoruz..
Yanıtla (7) (0)Harala bu ülkede bundan sonra secim olacağını düşünenler var.seçim olsa bile iktidarın gideceğini düşünenler var.
Ne diyelim okumak anlamak içindir derler.
Kesinlikle seçim olacak, kesinlikle seçimle gidecekler.
Yanıtla (5) (0)Bu biraz da halkın hassasiyetine ve uluslarası camianın ilgisine bağlı.
Yanıtla (1) (0)Şu da var: MHP'nin dümen suyuna girmiş koalisyon, meşruiyetini seçimden almayacak ise nereden alacak? Silahtan mı? Mümkün değil. O yüzden seçimler olacak.
Medya koalisyonun kontrolünde olduğu, bütün muhalefetin üzerinde bir yargı kılıcı sallandığı için adil bir seçim olmayacak.
Ama şeffaf olması için uğraşır ve mücadele edersek bu sağlanabilir.
%50 isimsiz koalisyon değil mi?
Yanıtla (3) (0)Bahçeli onaylamadan oluyor mu?
İttifak değil, koalisyon olması HALK açısından daha faydalı.
Yanıtla (30) (0)Çünkü bu siyasilerin birbirlerini kontrol etmesi, dengelemesi
çok önemli.Yoksa ülke ittifak halinde soyuluyor.Kimse de ses
çıkarmıyor..Çünkü beraber soyuyorlar..
Hırsızlar çalarken değil paylaşırken ihtilafa düşerlermiş.
Sadece İstanbul belediyesinde olan imar yolsuzlukları bile akla ziyan
Yanıtla (12) (0)Yolsuzluğun bu raddeye geldiğine insanlar inanamıyor veya inanmak istemiyor, bu nedenle oy vermeye devam ediyorlardı. Krizden intiharlar tavan yapıp, ifşaatlar bacayı sarınca bardak taştı, takke düştü, dönüş yok artık.
Yanıtla (8) (0)Kim kimin parasını,kime dağıtıyor.Mill
Yanıtla (6) (1)etin parası millet içindir.
İntiharı önemsememek,nankörlükle
suçlamak ne kadar acıdır.Yandaşlara
trilyonlar aktarılırken nankörler deniy
yormu? Kafir dediğimiz batı,sistemini
kurmuş biz hala sistem derdindeyiz.
sayın beki sarayın ve dalkavuklarının bütün konuşmaları havuz medyasına malzeme çarpıtma ve yalanlardan ibarettir.dikkat edin saray ve şürekası vaadlerinin tam tersini icra ediyor. yoksullukla yolsuzlukla yasaklarla mücadele edeceğiz diye saraylarda keyif çatanlar milleti bir dilim ekmeğe muhtaç hale getirdiler yolsuzluk hırsızlık vurgun ve talanın içinde yüzüyorlar hesap soranları terörislikle suçluyorlar tam üç maymunu oynuyorlar. milletimiz bunların defterini dürmek için sabırsızlanıyor
Yanıtla (6) (0)Degişen bir şey olmadı. yagmurdan kaçarken doluya tutulma buna denir. memleket İttifaklara mahkum oldu. esas mesele paylaşım sorunu 'beşli çete' bütün kamu ihalelerini alıyor. neden kooalisyon yapıp ortak çıkarsınlar.
Yanıtla (3) (0)Sen tut (kısa bir süre hariç) eski sistemde hep tek başına iktidar ol!
Yanıtla (6) (0)Sonra millete dön ve koalisyonlardan bıktık! diyerek süper yetkili tek kişilik sistemi ittire kaktıra geçir. Sonra ülke koalisyona mahkum olsun!!
Var bunda bir iş! İleride daha net anlaşılacaktır.
Herkes maaş alıyor, komisyonlar, kurumlar, kurullar çalışıyor, imza atanlar, parmak kaldıranlar çalışıyor. Ekonomi işliyor. Çarşı, pazar kalabalık ama neden bir türlü doğru enerji üretemiyoruz. Zor mu. Sorumluluk, yaptırım şart.
Yanıtla (2) (0)MHPnin başına yeni bir lider gelip Millet İttifakına geçiyoruz dediği anda, AKP koşa koşa HDP ye gider. Hayatları yalan bunların.
Yanıtla (41) (2)Süper tespit.
Yanıtla (7) (1)Koalisyonlar tu kaka idiyse, $imdi cok mu mutluyuz? mhp`nin koalisyonunu saymayalim.
Yanıtla (5) (0)TUIK ve SGK nin verilerine ve 2020 yilindaki hesaplara göre ortalama ücret, asgari ücret düzeyine dü$mü$. "Milletimiz" bir lokma bir hirka ile ya$ar yine de mutlu olur diyor zahir. 25 milyon aclik ve en aza indirgenmi$ ya$am sürmekte. Aclik önce ahlaki yer! $imdiki formül, " ne kadar sosyal yardim o kadar cok milletimiz, havada bulut, cok partiyi unut" Ben tekim diyor.
Fakirler (!) intihar ederek iktidarı zor duruma düşürmeye çalışıyorlar .Mutlaka intihar edenlerin fetopkkdhkpcişidiraciafbim bağlantıları ortaya çıkartılmalıdır.
Yanıtla (10) (0)AKP"li Başkanın intaharla ilgili güzellemeleri,
Yanıtla (12) (1)Milleti ilğilendirmiyor. Milleti ilgilendiren
Çocugum ,Bu gün aç yataga gitti.
Yarın,Nasıl tok yatağa ,Götürecegim kaygısı.
Kendinin cocugu, Hiç yatağa aç gitmişmi. Sormak lazım.
Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş.
Bildikleri, Aile boyu gazel okumak.
Milletin karnı, Gazel okumakla doysaydı, Bu günTürkiye Alman"ya gibi olurdu.
Hadi be ordan !
Sosyal medyada görmüştüm, adamın biri kendisine uzatılan mikrofona bağırıyordu; ne diyek sana, (haşa) Allah mı diyek. İçerisinde bulunduğumuz durumun en veciz ifadesi bu. Çünkü ne versek yetmiyor.
Yanıtla (10) (0)Zavalli durumdalar. Eskiden muhalefete kizardim ancak son iki yilda harika is yapiyorlar. Buna ragmen akp hala %35 ise sorunu biraz da halkta aramak gerekir diye dusunuyorum
Yanıtla (21) (0)Erdoğan AKP öncesini öyle bir anlatıyor ki, sanki yontma taş devrindeydi Türkiye. Daha önce de "Eskiden Hastalar Köpeklerin Çektiği Ambulans ile Götürülürdü" demişti. Patates soğan izdihamı çabuk unutuldu. Devletin arpalık haline geldiği, hırsızların kim daha fazla çalacak diye yarıştıkları bir ortam, yeni rejimin memleketi ne hale getirdiğinin en kisa ozetidir.
Yanıtla (19) (0)Şaşırdık kaldık bu işin sonu nereye varacak
Yanıtla (5) (0)Hiç bir zaman hükümet olma şansı bulunmayan güçsüz ve zayıf partiler tarafından manipüle edebilecek olan ve aynı zamanda perde arkasındaki çevrelerin arzusunu gidermek zorunda kaldığı tek adam rejiminde mi huzur bulmuş Türkiye? Dumur olmak neymiş şimdi anladım.
Yanıtla (14) (1)Koaliasyon.lar Geride Kaldi.
Yanıtla (11) (0)Unutalim.
Adam. Dostu Putin Gibi Yönetmek Istiyor.