Polonya’nın devlet destekli enerji grubu Orlen’in Venezuela’dan petrol satın alma girişimi, ülkenin en büyük kurumsal skandallarından birine dönüştü. Financial Times’ın şirket belgeleri, yazışmalar ve işlem kayıtlarına dayandırdığı araştırmaya göre Orlen’in İsviçre’deki ticaret şirketi Orlen Trading Switzerland (OTS), 2023 sonunda Venezuela petrolüne ulaşabilmek için geleneksel petrol ticaretinin dışında son derece karmaşık bir aracı ve kripto para ağına girdi.
Sonuçta yüz milyonlarca dolar gönderildi ancak beklenen petrolün büyük bölümü hiçbir zaman gelmedi.
Polonya’da ilkokullarda cep telefonu kullanımı yasaklandı
6 MİLYON VARİLLİK PETROL ANLAŞMASI
Hikâye, ABD’nin Ekim 2023’te Venezuela petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak gevşetmesinin ardından başladı.
OTS, Venezuela’dan 6 milyon varil ham petrol satın almak için Dubai merkezli Hannon International Middle East ile anlaşmaya vardı. Anlaşmanın toplam değerinin yaklaşık 345 milyon dolar olduğu belirtildi.
Dubai’deki resmi bir hukuki süreçte yer alan belgeler de taraflar arasında 6 milyon varillik ve üç ayrı sevkiyattan oluşan bir satış sözleşmesi imzalandığını doğruluyor.
Dünya altına yöneldi: Polonya alımda, Türkiye ve Rusya satışta öne çıktı
ORLEN 230 MİLYON DOLARI PEŞİN GÖNDERDİ
Financial Times’ın aktardığına göre OTS, anlaşma kapsamında Hannon’a toplam 230 milyon dolar avans gönderdi.
Ancak işin en sıra dışı kısmı bundan sonra başladı. Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA’ya yapılması planlanan ödemelerde geleneksel bankacılık sistemi yerine başta dolar sabitli Tether (USDT) olmak üzere kripto paraların kullanılması öngörüldü.
Para, Dubai ve Venezuela’daki çeşitli şirketler ile aracılar üzerinden kripto paraya dönüştürülerek PDVSA’ya ulaştırılmaya çalışıldı.
ARACININ ARACISI, ONUN DA ARACISI ÇIKTI
FT’nin araştırması, Orlen ile Venezuela petrolü arasında giderek uzayan bir aracı zinciri oluştuğunu ortaya koydu.
Hannon, petrolü temin etmek için Lexcor Energy adlı şirketle çalışmaya başladı. Bu şirketin arkasındaki isimlerden biri daha önce Londra’da kapanmış bir İtalyan restoranında, film yapım şirketinde ve Rusya vizesi işlemleri yapan bir firmada yöneticilik yapmıştı.
Lexcor, PDVSA’nın yetkili temsilcisi olduğunu öne sürdü ve buna ilişkin belgeler sundu. Ancak anlaşma ilerledikçe petrolün temin edilmesi ve paranın Venezuela’ya ulaştırılması konusunda sorunlar yaşanmaya başladı.
MİLYONLARCA DOLAR USDT’YE ÇEVRİLDİ
Ödeme zincirinde dolarların USDT’ye çevrilmesi gerekiyordu.
FT’ye göre bu işlemlerin bir bölümünde başka aracılar da devreye girdi. Ancak kripto para dönüşümleri ve petrol tedariki beklendiği gibi ilerlemedi.
Bir aşamada petrol sağlayamayan aracılardan yaklaşık 21 milyon USDT’nin geri gönderildiği, ancak paranın çok daha büyük bölümünün geri alınamadığı aktarıldı.
6 MİLYON VARİL BEKLERKEN 500 BİN VARİL GELDİ
OTS’nin başlangıçtaki hedefi 6 milyon varil Venezuela ham petrolü almaktı.
Ancak FT’ye göre süreç sonunda Orlen’in eline yalnızca yaklaşık 500 bin varil düşük değerli fuel oil geçti. Bunun değerinin yaklaşık 28,8 milyon dolar olduğu belirtildi.
Şirketin gönderdiği yüz milyonlarca dolara karşılık beklediği petrolü alamaması, zararın hızla büyümesine yol açtı.
İKİNCİ DUBAİ ŞİRKETİNE 100 MİLYON DOLAR DAHA
Sorun yalnızca Hannon ile sınırlı kalmadı. Reuters’ın daha önce ortaya çıkardığı belgelere göre OTS, Dubai merkezli Hannon’a gönderdiği 230 milyon doların yanı sıra Horizon Global isimli başka bir şirkete de yaklaşık 100 milyon dolar aktardı.
Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA’nın ise bu paralardan hiçbirini doğrudan almadığı bildirilmişti.
Orlen daha sonra Horizon Global ile yaptığı anlaşmayla 100 milyon doları geri almak üzere uzlaşmaya vardı. Ancak diğer kayıpların önemli bölümü için hukuki mücadele devam etti.
TANKERLER PETROL BEKLERKEN FATURA BÜYÜDÜ
Orlen’in zararı yalnızca gönderilen paralarla da sınırlı kalmadı. Petrolü almak üzere kiralanan tankerler Venezuela açıklarında yükleme bekledi. Sevkiyat yapılamayınca gemilerin bekleme maliyetlerinin bir dönem günde yaklaşık 600 bin dolara kadar çıktığı bildirildi.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırımları yeniden sıkılaştırmaya hazırlanırken Orlen Nisan 2024’te anlaşmaları iptal etti.
TOPLAM KAYIP 400 MİLYON DOLARI AŞTI
Financial Times, olayın Orlen açısından toplam maliyetinin 424 milyon doların üzerine çıktığını aktardı. Orlen daha önce İsviçre’deki iştirakin yaptığı petrol ön ödemeleri nedeniyle yaklaşık 400 milyon dolarlık zarar yazmıştı.
Polonya makamları da OTS’deki işlemler hakkında soruşturma başlattı. Eski OTS CEO’su Samer Awad, şirketin yüz milyonlarca dolarlık zararına ilişkin soruşturma kapsamında 2025 başında Birleşik Arap Emirlikleri’nde gözaltına alındı. Polonya makamları iadesi için girişimde bulundu.
PETROL, YAPTIRIMLAR VE KRİPTO PARA AYNI DOSYADA BULUŞTU
Olayı sıra dışı kılan ise klasik bir başarısız petrol ticaretinden çok daha fazlasına dönüşmesi.
Venezuela’nın ABD yaptırımları nedeniyle küresel bankacılık sistemine erişiminin kısıtlı olması, petrol ticaretinde kripto para ve çok katmanlı aracılık sistemlerinin kullanılmasının önünü açtı.
Orlen vakasında ise devlet kontrolündeki büyük bir Avrupa enerji şirketinin yüz milyonlarca dolarlık petrol anlaşmasının, Dubai’deki aracılar ve USDT ödemeleri üzerinden yürütülmesi, şirket içindeki risk yönetimi ve denetim mekanizmalarını da Polonya’daki siyasi tartışmaların merkezine taşıdı.

