ÖZEL HABER / HİLAL ÖZTÜRK
İsrail ile Türkiye arasındaki normalleşme anlaşması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayından sonra Resmi Gazete’te yayımlanarak yürürlüğe girdi. Mavi Marmara gemisinde şehit olan 10 Türk vatandaşının aileleri başta olmak üzere, 54 yaralı aktivist ve olaydan zarar gören onlarca kişiye ödenecek tazminatlar, İsrail’in vereceği 20 milyon dolarlık “bağış”tan karşılanacak. Ancak şehit aileleri ve mağdurlar cephesinde durum bu kadar net değil.
Karar’a konuşan mağdur avukatlarından Dr. Ramazan Arıtürk “Ortak bir kararda buluşulmuş değil. Bazı şehit aileleri ve tazminatla Gazze’de hastane vb. hayır işleri yapılmasını isterken, bazıları da tazminatı asla kabul etmiyor” dedi.
KOMİSYON KURULACAK
Anlaşmadaki “Söz konusu meblağın dağıtımı, benimsenebilecek dağıtım yöntemlerine uygun şekilde münhasıran Türkiye’nin yetkisinde olacak ve bu konuda İsrail Hükümeti için herhangi bir sorumluluk doğmayacak” maddesini hatırlatan Avukat Arıtürk “Önümüzdeki günlerde Adalet Bakanlığı’nda bir komisyon kurulmasını ve bizi davet etmelerini bekliyoruz. Bu toplantıdan sonra şehit aileleri ve mağdurlar ortak bir karara varabilir” dedi.
20 MİLYON DOLAR AZ
Tazminat tutarının dünyadaki benzer olaylarda ödenen tutarın çok altında kaldığını vurgulayan Arıtürk “Biz daha önce bir dosyayla ödenmesi gereken tazminatı önermiştik. Ancak dikkate alınmadı. İsrail’in Türkiye’ye ödeyeceği tazminat sadece mağdurlara ödenmeyecek. Bu vahim olayın verdiği birçok zarar da 20 milyon dolar içinden karşılanacak. Dolayısıyla yaşanan olayın vehametine göre verilen tazminat oldukça düşük” dedi.
DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİ “ÖZEL AF” ANLAMINA GELİR
Avukat Arıtürk, anlaşma gereği Meclis’ten geçen uluslararası bir anlaşma olduğu için iç hukukta kanun etkisinde olacağını ancak “Kişisel olarak Mavi Marmara ana davasının düşeceğini düşünmüyorum. Anlaşmada; ‘İsrail’in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından Mavi Marmara hadisesiyle ilgili kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’de yapılmış veya yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacak’ maddesi varsa da, açılan bir ceza davasını uluslararası anlaşmalarla ve kanun yoluyla düşürmek ceza hukuku mevzuatında mümkün görünmüyor” dedi. Avukat Arıtürk; “Ancak mağdurların açtığı tazminat davalarının bu kanun kapsamında düşeceğini” ifade etti.