Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Münih Güvenlik Konferansı'na katılımının ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.
Brüksel'deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı sonrası Almanya'ya geçtiğini ifade eden Akar, Münih Güvenlik Konferansı'nın küresel ve bölgesel güvenlik sorunlarının tartışıldığı dünya çapında bir organizasyon olduğunu belirtti.
'MÜTTEFİKLERİMİZDEN NE BEKLEDİĞİMİZİ ANLATTIK'
Burada hem Türkiye'nin görüşlerini ifade etme imkanı bulduklarını hem de ikili görüşmeler yaptıklarını bildiren Akar, "Terör örgütleri PKK/YPG'nin yanı sıra DEAŞ, FETÖ ile yaptığımız mücadelenin ne anlama geldiğini, dost ve müttefiklerimizden neler beklediğimizi de Güvenlik Konferansı sırasında dile getirme fırsatı bulduk." diye konuştu.
Konferansın bu kapsamda çok yararlı geçtiğini aktaran Akar, konferans sırasında Savunma Politikaları ve İnovasyon Forumu'nda da bir konuşma yaptığını hatırlattı.
'TERÖR KORİDORUNU PARÇALADIK'
Bakan Akar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Cumhuriyet tarihinin en yoğun döneminden geçtiğini, hem ülke içinde hem sınır ötesindeki faaliyetlerle Türk milletinin hak ve menfaatlerini korurken, dost ve kardeş ülkelerin haklı davalarında yanlarında olmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki terörist varlığına dikkati çeken Akar, "Özellikle Suriye'nin kuzeyinde geçtiğimiz yıllarda teröristler tarafından bir terör koridoru oluşturulmak istendi. Gerekli mücadeleyi yaparak, Mehmetçiğin kahramanlık ve fedakarlığıyla terör koridorunu parçaladık." dedi.
'BUNDAN SONRASI ÇETİN, FARKINDAYIZ'
Mehmetçiğin, kendisine verilen görevleri en iyi şekilde yerine getirebilmesi için en üst teknoloji silah, araç-gereç ve mühimmatla donatılmasının önemine değinen Akar, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, teşviki ve desteğiyle savunma sanayisinde çok önemli adımlar atıldı, gurur verici bir atılım gerçekleşti. Savunma sanayisinde yerlilik ve millik oranı yüzde 80'lere yaklaştı. Bundan sonra da yapılacak çalışmaların çetin geçeceğinin farkında, bilincindeyiz. Kamu, özel sektör, üniversiteler, vakıflar el ele vermek suretiyle tek yumruk, tek yürek halinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah bunun sonunda da çok daha önemli ve başarılı sonuçlar elde edeceğiz."
'YAPICI BİR GÖRÜŞME OLDU'
Bir gazetecinin Almanya Savunma Bakanlığı görevine getirilen Christine Lambrecht ile görüşmesine ilişkin sorusu üzerine Akar, "Son derece olumlu, yapıcı bir görüşme oldu." yanıtını verdi.
Samimi geçen görüşmede ortak değerlerin, geçmiş tecrübelerin ele alındığını aktaran Akar, "Görüşmemizin hem ülkelerimize hem NATO ittifakına önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyorum." görüşünü paylaştı.
Akar'a, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ve IKBY Başbakanı Mesrur Barzani ile yaptığı görüşmeler hatırlatılarak, "Bu görüşmelerin terörle mücadeleye yönelik yansımalarını sahada görecek miyiz?" sorusu yöneltildi.
'OPERASYON YAPMAMIZ KOMŞULARIMIZA SAYGISIZLIK DEĞİL'
Türkiye'nin, tüm komşularının sınırlarına, bağımsızlığına, egemenliğine saygılı olduğunu vurgulayan Akar, bunun, TSK'nın tüm faaliyetlerinde eksiksiz olarak yerine getirildiğini belirtti.
Milli Savunma Bakanı Akar, şöyle devam etti:
"Bununla birlikte sınırlarımızın, halkımızın, ülkemizin güvenliğini sağlamak için en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bizim herhangi bir şekilde orada operasyon yapmamız komşularımıza saygısızlık değil. Biz bilakis oraya yardımcı olmak istiyoruz. Bir an önce oralarda nizamı, intizamı, sükuneti, barışı bozan bu terör unsurlarının ayıklanmasına gayret gösteriyoruz. Bu manada hem Dışişleri Bakanı Hüseyin, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani hem de IKBY Başbakanı Mesrur Barzani ile yaptığımız görüşmelerde de bu konuda hepimiz mutabıkız.
Teröre karşı mücadele ve bundan bir an önce kurtulma konusunda hepimiz mutabıkız. Ben kendilerine çok açık ve net bir şekilde şunu ifade ettim: '40 yıldan beri mücadele ediyoruz. Artık bundan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Bunun için de terörist neredeyse hedefimiz orası' ilkemizi kendilerine hatırlattık.
Ayrıca yaptığımız bütün operasyonlarda masum halka, tarihi, dini, kültürel yapılara, çevreye zarar verilmemesi için elimizden gelen her türlü gayreti hem planlama hem icra safhasında gösterdiğimizi de bir kez daha paylaşma fırsatı bulduk."
'RUSYA-UKRAYNA GERGİNLİĞİ'
Rusya-Ukrayna gerilimine yönelik soru üzerine de Akar, şu açıklamalarda bulundu:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın iki hafta önce bir heyetle Ukrayna ziyareti vardı. Cumhurbaşkanımız, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile bizler de muhataplarımızla çok samimi görüşmeler yaptık. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Orada bir askeri hareketlilik söz konusu. Bu askeri hareketliliğin bazı etkileri var. Bu konuda basında çıkan bazı haberler var. Bunların çok ihtiyatla değerlendirilmesi gerekir. Çünkü bazı dezenformasyon, yalan haberlerden bahsediliyor. Bunlardan dolayı istenmeyen birtakım durumların doğmasını engellemek gerekir."
Türkiye'nin, NATO içindeki bütün sorumluluklarını başarıyla yerine getirdiğini anımsatan Akar, "Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin orada rahat, güven ve refah içinde yaşaması bizim en samimi dileğimiz. Bu manada da Montrö Sözleşmesi'nin önemli olduğunu, buna gerekli desteğin sağlanması gerektiğini, Montrö Sözleşmesi'nin sağladığı düzenin bütün taraflar için yararlı olduğunu burada da ifade etme fırsatı bulduk." sözlerini sarf etti.